2. bölüm · Akasya Ağacı

1. Bölüm

Deniz Tüten

Bıkkın bir hayatım, buruk bir sevgim, yazılmış bir geçmişim, belirsiz bir geleceğim, karanlık, sıkıcı bir hayatım vardı aydınlatılmayı bekleyen…

Beklemekten hiç sıkılmayanlara...

♪ Can Dostum - Emir Can İğrek ♪

10 Ekim 2025...
Yine yeni bir güne, yeni bir sabaha uyanmıştım. Saat ona beş vardı. Baş ucumda duran takvime baktım. 10 Ekim 2025. Yatağımda oyalanıyordum. Dışarıdan kamyon sesleri geliyordu. Ben ise sadece boşluğa bakıyordum. Tam o sırada kapı çaldı. Soğuk bir sesle “Gir.” dedim. İçeriye annem girdi.
“Günaydın Gökçe’m.”
“Günaydın annecim.”
Annem bana soğuk bir ifadeyle baktı. Sonra hafifçe gülümsedi ve elimi tutup beni yataktan kaldırdı. “Bugün uyumak yok güzel kız, çünkü sana bir sürprizim var!” dedi kollarını kavuşturarak.
“Anne gerçekten hiç havamda değilim.”
“Şimdilik.” Annem gülümsedi.
Cidden sürprizi merak etmeye başlamıştım. “Peki, gidelim hadi.” diye yanıt verdim soğuk bir sesle. Annem heyecanla elimi tutup beni salondaki camın önüne götürdü. Eliyle nakliye kamyonunu işaret ettiğinde duraksadım. Annem saçımı okşayarak “Buraya kim taşınıyor biliyor musun?” diye sordu.
“Girayların yeni evi falan mı?” dedim dalga geçerek.
“Gökçe, Hayal ve Güney döndüler.”
Nasıl yani? Neredeyse ortaokul zamanlarındayken, babalarının ölümü yüzünden başka bir şehire taşınan en yakın arkadaşlarımdan biri olan Hayal ve ikizi çocukluk aşkım Güney geri mi dönmüşlerdi. Eğer öyleyse gerçekten şuan mutluluktan ağlayabilirdim. İkisinide o kadar özlemiştim ki… Hayal ilk arkadaşım, ilk dostum, ilk kardeşimdi. Güney ise çocukluk aşkımdı ama adı üstünde çocukluk aşkı diyoruz. Yani geçmişte kalan birşey.
Yüzümde hafif bir tebessüm belirdi. Hiçbir şey söyleyemeden koşarak sokak kapısına yöneldim. Annemin arkamdan gülüşünü duyabiliyordum. Tam kapıdan çıktığım sırada, merdivenlere yönelecekken Giray ile çarpıştım.
“Önüne baksana be!” diye çıkıştım hemen.
“Sana da günaydın kuzen. Ne bu heyecan, teyzem kırk yılda bir arkadaşlarınla buluşmana mı izin verdi?” diye yanıt verdi Giray.
“Ne olduğunu söyleyince sende sevinçten çıldıracaksın kuzen, hiç dalga geçme.”
“Neymiş bakalım!”
“Hayal ve Güney geri dönmüşler.”
“Senin adına sevindim kuzen.” dedi heyecanlı bir ses tonuyla.
Fakat onun da elleri titriyordu. Giray hiçbir zaman heyecanını gizleyemezdi. Bunu söylemek benim için zor ve güven kırıcı ama, Hayal’e aşık olduğu malumdu. Bu konuyu açmak istemiyorum. Giray’ı iterek merdivenlere yöneldim ve apartmandan çıktım.
Nakliye kamyonunun yanında duran Hayal’i görünce çığlık atarak yanına koştum. “HAYAL!” Sesimi duyar duymaz arkasını döndü. Gözlerini kocaman açarak koşmaya başladı. “GÖKÇE.” Birbirimize kavuştuğumuzda içimi sevecen bir his kapladı. Uzun bir süre ortam sessizleşti. Bu sessizliği bozan ikimiz de değildik. Arkadan önce bir nefes verme, sonrada sakin bir ses duyuldu.
“Özlem gidermeniz bittiyse acaba anneme yardım mı etsek Hayal?” Ses hiç tanıdık değildi. Hayal ile birbirimizden ayrıldık ve bu sesin sahibine baktım. İşte o yüz… Ben bu yüzü nerde görsem tanırım. O kapkara gözlerini, açık kahve saçlarını… Kendimi toparlayıp yüzüne sıkıcı bir ifadetle baktım.
“Sana da merhaba Güney Aksoy.”
“Tanıştırayım, Gökçe Öztürk canım kardeşim, belki tanıyamamışsındır.” dedi omzumu tutarak Hayal.
“Ayıp ediyorsun kardeşim, ben bu yüzü heryerde tanırım.” diyerek elini uzattı bana. Titreyen ellerimi uzatarak tokalaştım.
“Döndüğünüze gerçekten inanamıyorum, dur bir sürü sorum var. Üniversite ve bölümleri alıyım.” Hayal bu heyecanıma hafifçe kıkırdadı.
“Sakin ol şampiyon bu ne hız.” Güney’in bu cevabına göz devirdim. Hayal ise bu atışmamıza sadece güldü ve konuşmaya başladı.
“Şimdi, seninle aynı üniversitedeyiz. Güney Polis Memurluğu, bende Psikoloji okuyorum.”
Tam yine konuşmaya başlayacakken arkamdan Giray’ın sesi duyuldu. Arkamı döndüğümde bize doğru geliyordu. Yüzü durgundu ama gözleri gülüyordu. Heyecanı belliydi. “Selamınaleyküm sayın arkadaşlarım, hepiniz hoşgeldiniz!” diyerek yanımıza geldi. Hayal gülerek “Sanada merhaba sözde soğuk insan.” diye karşılık verdi. Giray Güney’e tokalaşmak için eliniz uzattı. Küçüklükten beri en iyi arkadaşlardı. Güney elini tutarak ona karşılık verdi. “Kızların selamlaşmasından sonra biraz soğuk oldu sanki. Annemlerde dahil.” diyerek yan tarafımıza baktığımızda annemin, teyzemin ve Esin Teyzenin birbirlerine sarılmalarını gördük ve birbirimize bakarak kahkaha attık.
****
Ertesi sabah kalktığımda mutfaktan sesler geldiğini duydum. Hayal o gece bizde kalmıştı. “Belli ki benden önce kalkmış.” dedim içimden. Hemen üstümü giyinip aşağıya indiğimde, annem ve Hayal’in kahvaltı ettiğini gördüm. “Günaydın” diyerek masaya oturdum. Annem ve Hayal’de karşılık verdi. Kahvaltımızı ettikten sonra, Giray ve Güney’ide alarak üniversitenin yolunu tuttuk.
Kendi bölümüme gidip sınıfıma girdiğimde yerime oturdum. Yalnız yine bir sorun vardı. Selim, yine beni izliyordu. Artık bu çocuk bana sapık derecede takıntılıydı. O sırada Duru yanıma oturdu. Duru en iyi arkadaşlarımdan biriydi. “Günaydın Gökçe.” dedi Duru gülümseyek. Bende ona gülümsemeyerek “Günaydın Duru” dedim bıkkın bir ses tonuyla. Duru Selim’e baktığımı görünce duraksayarak.
“Gökçe artık yetti ama annene söylemelisin.”
“Yapamam Duru asla, annem beni öldürür.”
“Peki, o zaman ben Derya Teyzeyi arıyorum.”
“Hayır Duru sakın.”
“Üzgünüm Gökçe yetti artık bu çocuk.”
“Duru, O benim sevgilim.”
“Ne!”
Hayır.. Ben… Ne yaptım ben. Bi anlık kendimi kurtarmak için yalan mı söyledim. Galiba evet. Duru yerinden kalkarak farklı bir sıraya geçti. İşte ben tam şu anda ayvayı yedim. Daha da kötüsü, Duru bunu anneme söyleyebilir. Bugün Hayallerle gezmeye gideceğimiz için beni annem alacak. Duru o sırada herşeyi söylerse… Daha da kötüsü Güney de orada olacak…

*Yıl:2011*
*Yer:Akasya Bahçesi*
“Beni yakalayamazsın Güney.”
“Bal gibide yakalarım Gökçe.”
“Dursana bi.”
“Noldu?”
“Hadi bi söz verelim, ileride hiçbir zaman sevgilimiz olmayacak.”
“Hiç mi?”
“Hayır. Biz sevgili olana kadar.”
“Düşüneyim biraz.”
“Hadi ama Güney.”
“Peki ,öyle olsun.”
“O zaman, yeminimize…”
“Yeminimize…”