6. bölüm / 15
Akasya Ağacı5. Bölüm
Bölümler 15Şu an: 5. Bölüm
- 1 1. Bölüm825 kelime
- 2 2. Bölüm955 kelime
- 3 3. Bölüm970 kelime
- 4 4. Bölüm1.238 kelime
- 5 5. Bölüm1.106 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6. Bölüm818 kelime
- 7 7. Bölüm1.041 kelime
- 8 8. Bölüm1.121 kelime
- 9 9. Bölüm (Kurban Bayramı Özel Bölüm)1.227 kelime
- 10 10. Bölüm (Kurban Bayramı Özel Bölümü)1.380 kelime
- 11 11. Bölüm1.055 kelime
- 12 12. Bölüm1.512 kelime
- 13 13. Bölüm1.564 kelime
- 14 14. Bölüm1.423 kelime
- 15 15. Bölüm (FİNAL)1.264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1 AY SONRA
♪ Mey - Model / Her Şey Bitmedi Bitemez - Gökçe ♪
Havaalanına girdiğimizde sevinçten uçmak üzereydim. Bir an önce ikisinede kavuşmak istiyordum. Pistin çıkış kapısında beklerken Hayal’in elini tuttum. Birbirimize baktığımızda gülümsedik. Hayal o olaydan sonra ikisinide affetti. Zaten böyle olacağını da biliyordum. Hayal biriyle asla küs kalamazdı. Özelliklede kardeşiyle. Kapı açıldığında nefesimizi tuttuk. İnsanlar ellerinde bavullarla içeri girmeye başladı. Giray’ı teyzemden önce kapabilmek için hazırlandım. O sırada içeri girme sırası bizim ikiliye geldi. Ellerinde valizlerle içeri girdiklerinde o kadar komiklerdi ki kendimi gülmemek için zor tuttum. Gözleri bizi bulduğunda valizleri bıraktılar. Hiçbir şey söyleyemeden
Giray’a doğru koştuğumda kollarını açtı ve bana sıkıca sarıldı. “Seni çok özledim.” dedim sessizce. “Bende. “diye yanıt verdi.Beni kaldırıp döndürünce ona sinirle baktım. Küçüklüğümden beri en nefret ettiğim şey buydu.
Ayrıldığımızda Güney’e sıkıca sarılan Hayal’i gördüm ve hafifçe kıkırdadım. Güney ve Giray aileleriyle selamlaştıktan sonra Hayal Giray’a yaklaştı. Bana ve Güney’e “yapabilir miyim?” dercesine baktığında gülümsedim. Aynı onun, Güney ve benim olmamı istemediği gibi, bende Giray ve onun olmasına pek yakın bakmıyordum. O da bunu çok iyi biliyordu. İkimizde başımızla onaylayınca Giray’a döndü ve ona sıkıca sarıldı.
“Savcım.” diyen sesini duyduğumda Güney’e döndüm. “Memur Bey.” dedim gülümseyerek. Bu sefer ilk adımı ben atarak ona sıkıca sarıldım. Vanilyalı parfüm kokuyordu. Cidden Güney ve Giray’ın kullandığı parfümler arasıdan benim şahsi favorim buydu. Ayrıldığımızda ikisine dönerek “Rica ediyorum bir daha gitmeden önce haber verin ki bazı krizler yaşanmasın.” dedim.
Hayal bana sinirlice baktığında kıkırdadım. “Hadi artık gidelim.” dedi annem gülümseyerek. Giray’ların arabasına binerek evin yolunu tuttuk.
***
Esin Teyze bizi evlerine davet edince onlara gittik. Eve girdiğim anda Hayal’in odasına koşup bir toka aldım ve saçlarımı sıkıca bağladım. Gökçe Öztürk tamamen güvenmediği insanların yanında saçlarını asla açmazdı. Zaman zaman annesinin, zaman zaman Hayal’in yanında açardı. Ama yanındayken saçlarını asla toplamadığı bir insan vardı. Güney Aksoy. Gökçe, Güney ile yalnızken hiçbir zaman saçlarını toplamadı. Saçlarımı iki yana çekiştirerek iyice sıktım ve odadan çıktım.
Aşağıya indiğimde herkesin oturmuş olduğunu gördüm. Hayal’in yanına kıvrılırak sohbete katıldım. Kuzenim denen o şahıs, yine yaşadıkları şeyleri anlatıyordu. Giray’danda bu beklenirdi zaten. Masum masum oturarak dinliyormuş gibi yapmaya çalıştım. O sırada kapı çaldı. “Birini mi bekliyordunuz?” diye sordu teyzem. “Hayır, bu saatte kimi bekleyelim.” diye yanıt verdi Esin Teyze ayağa kalkarak. Kapıyı açtığında donup kaldı. “Gökçe burada mı?” diyen Selim’in sesini duyduğumda koşarak kapıya doğru yöneldim.
“Sevgilim.” dedi sırıtarak. Rol yapmam gerektiğini anladım. O sırada omzuma bir el dokundu.
“Hayırdır, sen niye evimize geliyorsun bu saatte?” diye sordu Güney. Olay iyi yerlere gitmiyordu.
“Sevgilimi görmeye geldim. Hem bundan sana-“
“Tamam, tamam sakin. Gel biz dışarıda konuşalım.” dedim ortamı sakinleştirmek için.
Ayakkabılarımı almak için dolaba gittiğim sırada Giray’ın memnuniyetsiz yüzünü gördüm. Yani bıraksak Selim’e net dalardı şuan. Dolaptan ayakkabılarımı alıp dışarı çıktım ve kapıyı kapattım. Fısıldayarak “Ne işi var burada?” diye sordum. “Seni görmek istedim, evde bulamayınca da buraya geldim.” diye yanıtladı.
“Ne demek seni görmeye geldim? Selim biz gerçek sevgili bile değiliz.” dedim fısıltıyla. Bana bakarak sırıttığında artık sabrımı taşırmıştı. “Hep Duru yüzünden, Allah’ım neler açtınız başıma.” diye söylendiğimde Selim daha çok sinirlendi. “YETER BE!” diye bağırıp bana vurmak için yeltendiği zaman bir anda kapı açıldı ve eli havada kaldı. Güney, Selim’in bileğini sıkıca kavramıştı. Diğer eliyle sessizce kapıyı kapattı.
“Sakın.” dedi gözlerinin içine baktı. “Onun saçının teline dokunursan, seni öldürürüm. Anladın mı beni!” dedi Selim’in bileğini bükerek. Acıyla inledi ve çaresizce başını salladı Selim. Güney, Selim’in elini bıraktı. “Göreceksiniz, bizi asla ayıramayacaksınız.” dedi Selim.
Koşarak gittiği zaman Güney bana döndü ve elimi tutarak “İyi misin? Birşey yaptı mı?” diye sordu. Olumsuz anlamda başımı sallayarak “Eve gidicem, yorgunum.” dedim. Başıyla onayladığında merdivenlerden koşarak inmeye başladım. Arkama başıp el salladığımda gülümsedi.
Eve girer girmez koşarak çantamı koltuğa fırlattım. Odama girip telefonumu sessize aldığım gibi kendimi yatağa attım. Saçlarımı açıp kendimi tamamen saldım. Sessizce ağlamaya başladığımda, Hayat çok acımasız, dedim kendi kendime. Aslında bu düşüncemde hem haklı, hem haksızdım. Kendi kazdığım kuyuya kendim düşmüştüm. Belki de en başında Selim’i birine anlatsam olay çözülürdü. Bunları düşünürken uyuya kaldığımı fark etmemiştim bile…
***
Ambulans sesleriyle uyandığım gibi yataktan fırladım. Uykulu halimle cama doğru gittiğimde ambulansın bizim sokakta olduğunu görünce şaşırdım. Aşağıdaki kişileri tam seçemediğim için kim olduğunu anlamayıp umursamadım. Bir süre sonra ambulans sesleri kesildi. Bu sırada içeri Giray daldı. “Gökçe hazırlan.” dedi telaşlı bir şekilde. “Noluyo Giray.” diye sorduğumda gözlerime baktı.
“Gel otur, anlatıcam.” dedi. Yatağa oturduğumda yanıma oturdu ve ellerimi tuttu. Giray benim ellerimi sadece kötü durumlarda tutardı. “Yapma şunu.” diyerek ellerimi çektim. “Şimdi anlat.” dedim ardından.
“Direk konuya giriyorum o zaman. Güney’e araba çarp-“
“NE!” diyerek ayağa fırladım. “Gökçe sakin ol.” dedi o da ayağa kalkarak. “Çık odamdan hazırlanıp geliyorum.” diyerek onu odadan kovdum.
Kapıyı kapattığı gibi yatağa oturdum. Ne demek Güney’e araba çarpmış? Neden? Nasıl? Ne zaman?
Aklımda tonlarca soru vardı. Hemen giyinip telefonumu kaptım. Gözlerim yaşlıydı. Hayır, ağlamamalıydım. Ağlayamazdım! Birinin yanında Güney için ağlayamazdım! Gözyaşlarımı silip evden çıktım ve arabaya bindim.
Giray arabayı sürmeye başladığında camı açıp derin bir nefes aldım. Zaman akmıyor gibiydi. Sakin olmam gerekiyordu ama olamıyordum. “Annemler gitti mi?” diye sorduğumda olumlu anlamda başını salladı Giray. Güney’e birşey olmasından deli gibi korkuyordum.
Ama olmayacaktı. Eğer olursa bunu yapanı yaşatmazdım. Hastaneye geldiğimizde Giray’ın arabayı park etmesini beklemeden arabadan indim. Koşarak hastaneye girdiğimde hemen resepsiyona bulundukları katı sordum. İkinci kata çıkınca daha etrafa bakınmadan Hayal’in ağlamasını duydum. O tarafa gittiğimde doğru duyduğumu anladım. Hayal bana bakarak “G-Gökçe” dedi ağlamaktan kızarmış gözleriyle. “Hayal” diyerek ona doğru koştum. Birbirimize koşarak sarıldığımızda omzumda tekrardan ağlamaya başladı.
Ağlıcak gibi oldum ama tuttum kendimi. Ağlayamazdım. Ağlayamazdın Gökçe.
Hayal’den ayrılıp bir sandalyeye oturdum ve beklemeye başladım. Doktor dışarı çıktığında hepimiz ayaklandık. “Güney Aksoy’un yakınları siz misiniz?” diye sordu doktor. Başımızla onayladık. Doktor iç çekerek konuşmaya başladı. “Hasta çok kan kaybetmiş, acilen 0 Rh- kana ihtiyacımız var, sizinki aynı mı?” diye sordu Esin teyze ve Hayal’e dönerek. Fakat olumlu yanıt alamadı. Güney kan geubunu babasından almıştı. Kan grubu çok nadir olduğundan bulunması zordu. Hayal ve Esin teyze çaresizce oturdular.
Bu sırada annem bana dönerek “Gökçe, sen..” dedi. O sırada beynimde şimşekler çaktı. Evet, benim kan grubum aynıydı! Bunu nasıl unutmuş olabilirdim ki! Herkes bana döndü. İç çekerek konuştum. “B-benimki u-uyumlu…”
*Yıl:2012*
*Yer:Hastane*
(GÖKÇE’NİN ANLATIMINDAN)
Konuşulanları yarım yarım duyuyordum. Annem ağlayarak doktorla konuşuyordu. Galiba en son bir şekilde bir yerime bıçak girmişti. Nasıl olduğunu hatırlamıyordum. Peki kasıtlı mıydı? İşte orası muamma.
“Doktor bey, kızımın kan grubu benimle aynı değil yapabileceğiniz başka birşey yok mu?” diye sordu annem doktora.
“Hayır Derya hanım tek seçeneğimiz bu. Acilen uygun bir kan grubu bulsanız iyi olur.” dedi doktor.
O sırada ayak sesleri duydum.
“Güney’in kan grubu uyuyor.” diye bağırdı Esin teyze.
Annemin yüzünden güller açtığına eminim.
Yaklaşık 10 dakika sonra beni başka bir odaya aldılar. Uykulu olduğum için kalanını hatırlamıyorum.
Ama cidden mutluydum beni kurtaranın Güney olmasından…
Bölüm etkileşimi
