14. bölüm / 19
AETHER-PUNKZAMANIN VE UZAYIN YIRTILMASI
Bölümler 19Şu an: ZAMANIN VE UZAYIN YIRTILMASI
- 1 MAVİ VE MENEKŞE ARASINDAKİ YIRTILMA817 kelime
- 2 DÜŞÜŞ VE İLK TEMAS624 kelime
- 3 YERALTI BOŞLUĞU VE BİRLEŞEN GÜÇLER609 kelime
- 4 SİLİNEN KAN VE HANEDANIN SIRRI696 kelime
- 5 SIZINTI VE DİRENİŞİN GÖLGESİ508 kelime
- 6 LOŞ ATÖLYE VE KAN KOKAN ŞÜPHE524 kelime
- 7 GECE BASKINI VE KIRILAN ŞİFRELER714 kelime
- 8 KESİLEN SİNYAL VE YANAN KAN520 kelime
- 9 SANAL DUVAR VE KORUYUCU’NUN GÖLGESİ692 kelime
- 10 YÜKSELEN ŞAFT VE YARININ KÜLLERİ528 kelime
- 11 ZİRVEYE ÇIKIŞ VE GÖLGE LEJYON537 kelime
- 12 MAVİ VE KAN: BAŞKOMUTAN NOLAN537 kelime
- 13 BİYO-ÇEKİRDEK’İN KALBİ VE SON TEKLİF471 kelime
- 14 ZAMANIN VE UZAYIN YIRTILMASI447 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 DÜŞÜŞTEN SONRAKİ KÜLLER VE İKİNCİ DOĞUŞ340 kelime
- 16 HARABELERİN ARASINDAKİ SESSİZLİK361 kelime
- 17 ÖLÜ ŞEHRİN KÜLLERİNDE YÜRÜYÜŞ418 kelime
- 18 TİTANYUM KAPILAR VE ÖZGÜRLÜĞÜN EŞİĞİ449 kelime
- 19 EPİLOG — SON VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ321 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Biyo-Çekirdek’in kalbindeki o devasa şeffaf büst, Vane ve Syra’nın üzerine amansız bir öfkeyle haykırdı. Salonun tavanından dökülen beton ve titanyum bloklar, mor ışığın yarattığı devasa kütleçekim anaforunda birer toz bulutuna dönüşüyordu.
Vane, Syra’nın parmaklarıyla kenetlediği elini bir milim bile gevşetmedi. Biyo-zırhının nöro-mühürleri artık buz mavisi değil, Syra’nın kadim kanıyla sentezlenmiş yakıcı bir menekşe aleviyle yanıyordu. Sol gözünün yerindeki yeni, insanımsı mor hare, Biyo-Çekirdek’in ana nöral ağının tam ortasındaki o mikro seviyedeki "Kök Hücre"yi kilit altına aldı.
"Syra!" dedi Vane. Sesi, etraflarındaki o kıyamet gürültüsünü yaran tek sarsılmaz şeydi. "Aether bıçağını zırhımın kütleçekim kanalıyla birleştir! Tek bir atışımız var!"
Syra, vücudundaki tüm büyü damarlarının dağlandığını hissediyordu. Şakaklarından akan kan mor renkte parıldıyor, kızın koyu safir saçları yerçekimsiz ortamda bir bayrak gibi dalgalanıyordu. "Eğer bu gücü birleştirirsek Vane..." diye bağırdı Syra, nefes nefese. "...bunun patlaması ikimizi de gerçekliğin dışına savurabilir!"
"Seninle karanlığa gömülmeye de razıyım demiştin," dedi Vane, kıza doğru dönüp dudaklarının kenarıyla hafifçe gülümseyerek. "Sözünü tut Sürgün."
Syra’nın gözlerinde bir an için beliren o insani korku yerini sonsuz bir aşk ve cesarete bıraktı. Aether bıçağını Vane’in biyo-zırhının tam göğüs ortasındaki ana kütleçekim yuvasına sapladı.
Mor Aether büyüsü ile Vane’in biyo-mekanik kütleçekim enerjisi tam merkezde çarptı.
Salonda ses bir anlığına tamamen kesildi. Biyo-Çekirdek’in yapay zekâ bilinci ilk kez panik içinde bir çığlık attı; şeffaf insan nöronlarından oluşan devasa büst cızırdayarak erimeye başladı.
"DURUN! SİZLERİ SİSTEMİN efendileri yapacaktım!"
"Biz efendi istemiyoruz!" diye haykırdı ikisi birden.
Vane, belindeki kütleçekim tabancasını doğrudan Aether bıçağının kabzasına dayadı ve tetiğe sonuna kadar bastı.
Zaman ve uzay yırtıldı.
Zırhtan ve bıçaktan çıkan mor-mavi şok dalgası, Biyo-Çekirdek’in tam kalbini delip geçti. Devasa mor küre içten dışa doğru devasa bir patlamayla yarıldı. Biyo-Çekirdek’in emdiği binlerce insanın ruhu ve enerjisi, serbest kalan parlak birer ışık hüzmesi gibi 400. katın tavanını delerek gökyüzüne doğru fırladı.
Patlamanın yarattığı muazzam şok dalgası, 400. katın kurşun geçirmez tüm devasa camlarını, titanyum kolonlarını ve Biyo-Çekirdek Odası’nı bir kâğıt gibi parçaladı.
Nadir Şehri’nin tüm katlarında — en tepedeki gökdelenlerden, en alttaki Sub-Nadir’in rutubetli tünellerine kadar — bütün neon ışıkları, yapay zekâ ağları ve lejyon devreleri aynı saliseler içinde karararak söndü. Yüzyıllardır süren sahte ışık çağı sona ermişti. Şehir mutlak bir karanlığa ve özgürlüğün soğuk rüzgârına büründü.
Patlamanın şiddetiyle, Biyo-Çekirdek’in çöken platformundan aşağıya, 400 kat altlarındaki karanlığa doğru savrulan iki beden vardı.
Vane, serbest düşüşün ortasında bilinci kapanmak üzere olan Syra’yı göğsüne doğru çekti. Biyo-zırhının parçalanmış sırt plakalarındaki son kütleçekim gazlarını ateşleyerek ikisini birleştirdi. Syra başını Vane’in çıplak, yaralı göğsüne yasladı.
"Başardık Vane..." diye fısıldadı Syra. Parmakları Vane’in zırhına zayıfça tutundu. "Şehir... söndü."
"Gökyüzünü açtık Syra," dedi Vane.
Aşağıya, Sub-Nadir’in yıkıntılarına doğru hızla düşerlerken, yukarıda — parçalanan 400. katın ardından — Nadir Şehri'nin tarihinde ilk kez gerçek yıldızların parıldadığı o karanlık, özgür gece gökyüzü belirdi.
Bölüm etkileşimi
