3. bölüm / 19
AETHER-PUNKYERALTI BOŞLUĞU VE BİRLEŞEN GÜÇLER
Bölümler 19Şu an: YERALTI BOŞLUĞU VE BİRLEŞEN GÜÇLER
- 1 MAVİ VE MENEKŞE ARASINDAKİ YIRTILMA817 kelime
- 2 DÜŞÜŞ VE İLK TEMAS624 kelime
- 3 YERALTI BOŞLUĞU VE BİRLEŞEN GÜÇLER609 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 SİLİNEN KAN VE HANEDANIN SIRRI696 kelime
- 5 SIZINTI VE DİRENİŞİN GÖLGESİ508 kelime
- 6 LOŞ ATÖLYE VE KAN KOKAN ŞÜPHE524 kelime
- 7 GECE BASKINI VE KIRILAN ŞİFRELER714 kelime
- 8 KESİLEN SİNYAL VE YANAN KAN520 kelime
- 9 SANAL DUVAR VE KORUYUCU’NUN GÖLGESİ692 kelime
- 10 YÜKSELEN ŞAFT VE YARININ KÜLLERİ528 kelime
- 11 ZİRVEYE ÇIKIŞ VE GÖLGE LEJYON537 kelime
- 12 MAVİ VE KAN: BAŞKOMUTAN NOLAN537 kelime
- 13 BİYO-ÇEKİRDEK’İN KALBİ VE SON TEKLİF471 kelime
- 14 ZAMANIN VE UZAYIN YIRTILMASI447 kelime
- 15 DÜŞÜŞTEN SONRAKİ KÜLLER VE İKİNCİ DOĞUŞ340 kelime
- 16 HARABELERİN ARASINDAKİ SESSİZLİK361 kelime
- 17 ÖLÜ ŞEHRİN KÜLLERİNDE YÜRÜYÜŞ418 kelime
- 18 TİTANYUM KAPILAR VE ÖZGÜRLÜĞÜN EŞİĞİ449 kelime
- 19 EPİLOG — SON VE YENİ BİR BAŞLANGIÇ321 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Asit kokusu, Sub-Nadir’in karanlık ve rutubetli koridorlarında fırtına öncesi bir sessizlikle yayıldı. Çökmüş tavan plakalarının, paslı boruların ve biyo-atık birikintilerinin arasından süzülen sarı, hırslı gözler ikilinin etrafını bir çember gibi sarmıştı. Bunlar, şehir katmanlarından sızan atık radyasyon ve bozulmuş Aether enerjisiyle mutasyona uğramış "Gölge Biyo-Sürü" yaratıklarıydı. Ciltleri yarı saydam, dişleri ise çelik boruları delecek kadar sertti.
Vane, biyo-zırhının kilitlerini tamamen açtı. Sol gözündeki mekanik kristal mercek, zayıf ışığına rağmen sekiz farklı yaratığın anatomik zayıf noktalarını saniyeler içinde ekrana getirdi: Boyun omurları, göğüs altı nöral düğümleri.
Syra ise Aether bıçağını avucunda döndürerek dizlerini hafifçe büktü. Parmak ucundaki mor rünler, kızın öfkesiyle yeniden alevlendi.
"Yaratıkların kabukları biyo-mekanik kaplamalı," dedi Vane, sesi rüzgârın cızırtısına karışarak. "Standart mermiler kırılıyor. Büyünle dış kabukları parçalayabilir misin?"
"Benim büyümün parçalayamayacağı hiçbir şey yok Komutan," dedi Syra alaycı bir fısıltıyla. "Sen sadece o ağır zırhınla bana zaman kazandır ve hedef olmamı engelle."
İlk yaratık, beton blokların üzerinden havaya sıçrayarak doğrudan Syra’nın boğazına doğru atıldı.
Vane saliseler içinde araya girdi. Biyo-zırhının sağ kolundaki kütleçekim baskılayıcısını aktif ederek hava moleküllerini sıkıştırdı. Yaratık tam Syra’ya ulaşacakken havada çakılı kaldı. Vane tabancasını doğrultup kütleçekim dalgasını serbest bıraktı; yaratık geriye doğru fırlayarak beton duvara çarptı ve un ufak oldu.
"Sol tarafın!" diye bağırdı Syra.
Syra hamle yapıp parmaklarını havada şaklattı. Vane’in sol arkasından yaklaşan iki yaratığın altındaki gerçeklik dokusu bir anda mor bir ışıkla çatladı. Yaratıklar, yerin altındaki o mini boyut yırtığının içine çekilerek çığlıklar arasında yok oldular.
İki amansız düşman, Sub-Nadir’in o karanlık ve çamurlu zemininde adeta birbiriyle senkronize bir ölüm dansına başladı. Vane’in soğuk, analitik ve milimetrik kütleçekim hamleleri, Syra’nın vahşi, asi ve yıkıcı Aether büyüsüyle birleştiğinde ortaya durdurulamaz bir güç çıkıyordu. Biyo-zırhın mavi neon ışıkları ile Aether’ın menekşe rengi rün parıltıları, karanlık kanalları muazzam bir görsel şölene dönüştürüyordu.
Son devasa yaratık, gruptan sıyrılarak Syra’nın zayıf anını yakaladı. Pençesiyle kızın omzundaki deri zırhı parçalayıp onu yere savurdu. Syra’nın Aether bıçağı elinden kayıp çamura saplandı.
Yaratık, asit damlayan çenesini açarak Syra’nın üzerine atılacağı sırada Vane bir an bile tereddüt etmedi. Biyo-zırhının sırtındaki tüm mikro-iticileri son kapasite çalıştırıp kendini öne fırlattı. Yaratıkla Syra’nın arasına girdi.
Yaratığın keskin pençesi, Vane’in biyo-zırhının göğüs plakasına sertçe saplandı. Zırhtan mavi kıvılcımlar ve hidrolik sıvıları fışkırdı. Vane acıyla dişlerini sıktı ama gerilemedi. Yaratığın çenesini iki eliyle yakalayıp kütleçekim kalkanını yaratığın ağzının içinde patlattı. Yaratık içten dışa doğru patlayarak devrildi.
Sessizlik yeniden Sub-Nadir’e çöktü. Sadece Vane’in ağır, mekanik nefes alışverişleri ve zırhından gelen arıza uyarısı sesleri duyuluyordu.
Syra, çamurun içinden doğruldu. Omzundan akan kanı umursamadan, şaşkınlık ve karmaşık duygularla Vane’e baktı. Vane, göğsündeki hasarlı plakadan dumanlar tüterek dizlerinin üzerine çökmüştü. Sol gözündeki kristal mercek tamamen kararmıştı; artık Vane sadece kendi doğal, gri gözleriyle dış dünyaya bakıyordu.
"Sen..." dedi Syra, sesi ilk kez alaycılığını kaybetmişti. "Neden araya girdin? Beni korumak senin sistemindeki emirlerden biri değildi."
Vane başını kaldırdı. Biyo-zırhın kask kapağı geriye doğru çekildi. Yüzü terli, saçları dağılmıştı. O soğuk, hissiz komutan imajının altında ilk kez gerçek bir insanın, kırılabilir bir adamın yüzü duruyordu.
"Seni korumadım Sürgün," dedi Vane, nefes nefese. "Seni ben öldüreceğim dedim. Bu yaratıkların senin kanını dökmesine izin veremezdim."
Syra hafifçe gülümsedi ama bu kez yüzünde hırsızca bir alaycılık yoktu. Aether bıçağını saplandığı yerden çıkarıp kınına soktu. Vane’e doğru yaklaştı, diz çöktü ve zırhın hasarlı göğüs plakasına elini koydu. Parmak uçlarındaki ılık, mor rün ışığı, Vane’in zırhındaki kıvılcımları yatıştırmaya ve zırhın yaralarını kadim bir büyüyle dağlamaya başladı.
Vane, kızın dokunuşuyla hafifçe irkildi. Biyo-zırhı bu büyüyü bir "virüs" olarak algılayıp uyarı veriyordu ama Vane ilk kez sistem uyarısını manuel olarak kapattı.
"Ne yapıyorsun?" diye sordu Vane, kızın yüzüne bakarak.
"Seni tamir ediyorum canlı hapishane," dedi Syra, gözlerini Vane’in gri gözlerinden ayırmadan. "Sekiz dakikamız doldu. Ve ikimiz de biliyoruz ki, yukarı çıkıp o sistemi beraber yıkmadan birbirimizi öldürmeyeceğiz."
Bölüm etkileşimi
