22. bölüm · ADALET VE YANGIN ⚖️🔥

3.BÖLÜM:ARYA SELİS KURALLARI

Ayşe Gündüz

Hazar Vural ve Efsun Hanım’ın acil bir iş seyahati için yurt dışına çıkacağı haberi malikaneye bomba gibi düşmüştü. Akşam yemeğinde masada tek bir gündem vardı: Onlar yokken bu devasa düzeni, korumaları ve Vural imparatorluğunun bu kalesini kim çekip çevirecekti?

Ben, tabağımdaki yemeğimle ilgilenirken konunun ucu bucağı umurumda bile değildi. Hala tam iyileşmemiş yaramın sızısıyla baş başaydım ve tek istediğim sessiz bir gece geçirmekti. Masadaki o gergin bekleyişi, Kaan’ın kendine güvenen sesi böldü.

“Baba, hiç düşünmene gerek yok,” dedi Kaan, omuzlarını dikleştirerek. “Ben buradayım. Evi de, işleri de gözün arkada kalmadan bana bırakabilirsin. Artık çocuk değilim.”

Efsun Hanım, oğluna gururla gülümsedi ama Hazar Bey’in yüzünde o her zamanki okunmaz ifade vardı. Melis ise heyecanla atıldı: “Aşk olsun Kaan! Ben de buradayım, evi çekip çevirmek sadece sertlik değil, zarafet de ister.”

Ateş, yanımda oturmuş sessizce şarabını yudumluyordu. Onun da bu güç yarışına gireceğinden emindim; sonuçta o, bu ailenin veliahtıydı. Göz ucuyla ona baktığımda, onun da babasının ne diyeceğini beklediğini gördüm.

Hazar Bey peçetesini yavaşça masaya bıraktı. Bakışlarını önce Kaan’da, sonra Ateş’te gezdirdi. En sonunda gözleri benim üzerimde durdu.

“Evi ve bu düzeni...” dedi Hazar Bey, sesi otoriteyle yankılandı. “Arya’ya bırakıyorum.”

Masada derin bir sessizlik oldu. Kaan’ın elindeki çatal tabağına düştü, Efsun Hanım’ın kaşları şaşkınlıkla havalandı. Ben ise başımı yavaşça kaldırıp Hazar Bey’e baktım. "Ben mi?" diye mırıldandım. "Benim böyle bir niyetim yok Hazar Bey."

Hazar Bey hafifçe gülümsedi. "Niyetin olup olmaması önemli değil Arya. Bu evde stratejik düşünebilen, yasaları bilen ve en önemlisi; ölümü bile dize getirecek kadar inatçı olan tek kişi sensin. Buradaki düzeni senden başkası koruyamaz."

Efsun Hanım araya girmeye çalıştı: “Ama Hazar, Arya daha yeni iyileşiyor, hem o henüz—”

“O artık bir Vural,” dedi Ateş, araya girerek. Sesi o kadar kendinden emin ve gururluydu ki, tüylerim diken diken oldu. Ateş bardağını masaya bıraktı ve elini masanın altından dizimin üzerine koydu. “Babam haklı. Bu evin anahtarlarını teslim edebileceğim tek kişi karım. Kimin karısı olduğunu unutuyorsunuz; o hem bir savcı hem de Ateş Vural’ın eşi. Bu evi ondan daha iyi kimse yönetemez.”

Kaan hayal kırıklığıyla arkasına yaslanırken, Melis bana göz kırptı. Ateş bana doğru eğilip kulağıma fısıldadı: "Hazır ol Savcı Hanım... Bu hafta bu krallığın kraliçesi sensin. Ve emin ol, senin emirlerini yerine getirmek benim için en büyük zevk olacak."

Ona soğuk bir bakış fırlattım ama içten içe bu yeni sorumluluğun getirdiği o tuhaf güç hissi hoşuma gitmişti. Mavi lenslerimin arkasından Hazar Bey’e baktım ve başımla onayladım.

“Peki,” dedim buz gibi bir sesle. “Ama benim kurallarım geçerli olacaksa kabul ediyorum. Bu evde artık sadece Vural yasaları değil, adalet de konuşacak.”

Ateş’in gözlerindeki o hayranlık dolu parıltı daha da büyüdü. Krallık artık benimdi ve oyunun kurallarını yazma sırası bana gelmişti.