4. bölüm · Abimin Arkadaşı
BÖLÜM 3 — Akşam Planı
Akşam olduğunda Defne, salondaki koltuğa oturmuş telefonuyla uğraşıyordu.
Arda televizyonun karşısında kumandayı elinde tutuyor, Emir masanın üzerinde duran atıştırmalıkları düzenliyordu.
Mert mutfaktan seslendi.
“Defne, bardakları getir.”
Defne başını kaldırmadan:
“Arda getirsin.”
Arda hemen itiraz etti.
“Ben niye?”
“Çünkü kumanda sende.”
“Bu nasıl bir mantık?”
“Benim mantığım.”
Emir gülerek araya girdi.
“Ben getiririm.”
Defne ayağa kalktı.
“Yok, ben getiririm.”
Tam mutfağa gidecekken Kaan'ın sesi geldi.
“Boş ver. Ben alırım.”
Defne durdu.
“Sen otur.”
Kaan kaşlarını kaldırdı.
“Niye?”
“Çünkü ben alacağım.”
“Az önce almak istemiyordun.”
“Fikrimi değiştirdim.”
Kaan birkaç saniye ona baktı.
“İnatçısın.”
Defne:
“Sen de sinir bozucusun.”
“Bunu zaten söylemiştin.”
“Çünkü değişen bir şey yok.”
Arda koltuktan bağırdı.
“Ben artık bunların tartışmasını dinlemeyeceğim.”
Emir:
“Sen beş dakika dayanamazsın.”
Arda:
“Doğru.”
Defne mutfağa girdi.
Bardakları tepsiye koyarken Mert de içeri girdi.
“Kaan'la niye sürekli tartışıyorsunuz?”
Defne hemen döndü.
“Çünkü o başlıyor.”
Mert güldü.
“Kaan mı?”
“Evet.”
“Seninle uğraşmak için özellikle bir şey yapmasına gerek yok.”
Defne kaşlarını çattı.
“Abi!”
Mert gülerek tepsinin bir tarafını tuttu.
“Tamam, tamam.”
Salona döndüklerinde herkes yerleşmeye başlamıştı.
Film seçme işi ise beklenenden daha büyük bir probleme dönüştü.
Arda:
“Aksiyon izleyelim.”
Emir:
“Geçen sefer aksiyon izledik.”
“E ne olmuş?”
Defne:
“Ben romantik film istiyorum.”
Arda hemen güldü.
“Sen mi?”
Defne ona baktı.
“Ne var?”
“Hiç. Sen romantik film izleyince sıkılırsın.”
“Sen nereden biliyorsun?”
“Biliyorum işte.”
Defne kumandayı Arda'nın elinden aldı.
“Ver şunu.”
“Hayır.”
“Ver.”
“Hayır.”
Defne uzandı.
Arda kumandayı yukarı kaldırdı.
“Alabiliyorsan al.”
Defne ayağa kalktı.
“Arda!”
Tam o sırada Mert:
“İkiniz de bırakın.”
Ama ikisi de dinlemedi.
Defne kumandaya uzanırken Arda geriye doğru çekildi.
Defne dengesini kaybedip koltuğun kenarına oturdu.
“Tamam!”
Arda kahkaha atmaya başladı.
“Kaybettin.”
Defne sinirlenip yastığı ona fırlattı.
Yastık Arda'ya değil, Kaan'a çarptı.
Odadaki herkes sustu.
Defne'nin gözleri büyüdü.
“Pardon.”
Kaan elindeki yastığa baktı.
Sonra Defne'ye.
“Senin özür dilemen şaşırttı.”
Defne'nin yüzü değişti.
“İstersen geri alayım.”
Kaan yastığı yanına bıraktı.
“Gerek yok.”
“İyi.”
“İyi.”
Arda ikisine bakıp sırıttı.
“Bence siz—”
Mert hemen sözünü kesti.
“Arda.”
“Tamam sustum.”
Film sonunda seçildi.
Defne istediğini izlettirmeyi başarmıştı.
Yaklaşık yirmi dakika sonra Arda uyuyakaldı.
Emir telefonda bir şeylerle uğraşıyordu.
Mert mutfağa gitmişti.
Defne ise filmin yarısını bile anlamadan ekrana bakıyordu.
Yanındaki koltukta Kaan oturuyordu.
Aralarında birkaç karış mesafe vardı.
İkisi de konuşmuyordu.
Defne sessizliği bozdu.
“Film güzel mi?”
Kaan gözlerini ekrandan ayırmadı.
“Fena değil.”
“Ben hiçbir şey anlamadım.”
“Belli.”
Defne ona döndü.
“Ne demek belli?”
“Yirmi dakikadır aynı yeri soruyorsun.”
“Çünkü anlamıyorum.”
“Dinlemiyorsun.”
“Dinliyorum.”
Kaan sonunda ona baktı.
“O zaman neden hiçbir şeyi bilmiyorsun?”
Defne dudaklarını büzdü.
“Sen gerçekten insanın sinirini bozuyorsun.”
Kaan tekrar ekrana döndü.
“Bunu da daha önce söylemiştin.”
Defne cevap vermedi.
Bir süre sonra film devam etti.
İkisi de tekrar sustu.
Aralarında ne bir yakınlık vardı ne de başka bir şey.
Sadece yıllardır birbirini tanıyan iki insanın bitmek bilmeyen atışmaları vardı.
Şimdilik.
Ve ikisi de bu durumun bir gün değişebileceğini düşünmüyordu.
