7. bölüm · 4 YILLIK GİZLİLİĞİN GÖLGESİ
Zamanın Sessizliği
Bir ay.
Tam otuz gün.
---
Hyunjin için…
Otuz gece uykusuzluk.
Otuz sabah aynı kabusla uyanmak.
Ve otuz gün boyunca…
Hiçbir iz bulamamak.
---
O artık eskisi gibi değildi.
Gözlerinin altı çökmüştü.
Sesi daha az çıkıyordu.
Ama içindeki şey…
Daha çok bağırıyordu.
---
“Bir şey olmalı,” dedi yine.
Masadakiler sustu.
Çünkü bu cümleyi…
Her gün söylüyordu.
---
“Bir insan… bu kadar kaybolamaz.”
Ama gerçek şuydu:
Kaybolmuştu.
---
Hiçbir kamera.
Hiçbir tanık.
Hiçbir ipucu.
Sanki…
Hiç var olmamış gibi.
---
Hyunjin masadan kalktı.
Ellerini saçlarının arasına geçirdi.
Nefes almak bile zor geliyordu artık.
---
“Ya geç kaldıysam…”
Bu düşünce…
Onu her gün biraz daha öldürüyordu.
---
…
---
Karanlık oda.
Aynı duvarlar.
Aynı sessizlik.
---
Ama Yeji…
Aynı değildi artık.
---
Günleri saymayı bırakmıştı.
Çünkü saymak…
Onu delirtmeye başlamıştı.
---
Ama bedeni…
Unutmuyordu.
---
Elleri yavaşça karnına gitti.
Çok küçük bir değişim.
Gözle görülmez belki.
Ama o hissediyordu.
---
Orada biri vardı.
---
Bir ay.
---
Gözleri doldu.
Ama bu sefer ağlamadı.
Sadece fısıldadı:
“Biz hâlâ buradayız…”
---
Bu cümle…
Hem bir umut…
Hem de bir acıydı.
---
Çünkü o “biz”…
Artık iki kişiydi.
Ama yalnızlardı.
---
Kapı açıldı.
Işık yine içeri doldu.
---
Yeji başını kaldırmadı bile.
Artık refleksleri bile yorulmuştu.
---
“Zayıflamışsın.”
Aynı ses.
Aynı soğukluk.
---
Cevap vermedi.
---
“Konuşmuyorsun artık.”
---
Sessizlik.
---
Adam birkaç adım yaklaştı.
Ama Yeji hâlâ bakmadı.
---
“Onu beklemeyi bıraktın mı?”
---
Bu soru…
Bir zamanlar onu parçalayabilirdi.
Ama şimdi…
Sadece içinden geçti.
---
“Hayır,” dedi sonunda.
Sesi zayıftı.
Ama nettir.
---
Adam durdu.
---
“Gelmeyecek.”
---
Yeji gözlerini kapattı.
Derin bir nefes aldı.
---
“Biliyorum.”
---
Bu cevap…
Beklenmiyordu.
---
“Yine de bekliyorum.”
---
İşte bu…
Kırılmayan tek şeydi.
---
…
---
Hyunjin arabada oturuyordu.
Geceydi.
Yağmur yağıyordu.
---
Direksiyona yaslandı.
Gözlerini kapattı.
---
“Yeji…”
---
Sesi neredeyse yok gibiydi.
---
“Eğer duyabiliyorsan…”
---
Bir damla yaş düştü.
---
“Dayan.”
---
…
---
Yeji başını duvara yasladı.
Gözleri kapalıydı.
---
Sanki…
Bir şey hissetmiş gibi.
---
Ellerini tekrar karnına koydu.
---
“Duydun mu?”
diye fısıldadı.
---
“Bizi arıyor…”
---
Karanlık odada…
İlk kez çok hafif bir şey vardı.
---
Umut değil.
Henüz değil.
---
Ama…
Tamamen karanlık da değildi artık.
---
Çünkü bazı bağlar…
Mesafe ile kopmaz.
---
Ve bazı insanlar…
Kaybolsalar bile…
Kalpten silinmez.
