19. bölüm · 4 YILLIK GİZLİLİĞİN GÖLGESİ
Fark Etmeden
Sabah…
Her zamanki gibiydi.
---
Ama bazı sabahlar…
İnsanın hayatını değiştirir.
Ve o bunu fark etmez.
---
Yeji erken kalktı.
---
Mutfakta sessizce dolaştı.
---
Kahve yaptı.
---
Bardağı eline aldı.
---
Bir yudum aldı.
---
Ve bir an…
Durdu.
---
Kaşları hafifçe çatıldı.
---
Tadı…
Garip gelmişti.
---
Ama kötü değil.
---
Sadece…
Farklı.
---
“Yeni mi aldım bunu?”
diye mırıldandı.
---
Ama aslında…
Değişen kahve değildi.
---
Kendisiydi.
---
…
---
Hyunjin uyandığında…
Yeji cam kenarındaydı.
---
Güneşe bakıyordu.
---
“Günaydın,” dedi.
---
Yeji döndü.
Gülümsedi.
---
“Günaydın.”
---
Bu gülüş…
Artık daha doğal geliyordu.
---
Ama içinde…
Anlam veremediği bir şey vardı.
---
Hyunjin yaklaştı.
---
“Bugün planın var mı?”
---
Yeji başını salladı.
---
“Yok.”
---
Kısa bir duraksama.
---
“Senin?”
---
Hyunjin omuz silkti.
---
“Sen ne yaparsan.”
---
Bu cümle…
Basitti.
---
Ama Yeji’nin kalbinde…
Bir yere dokundu.
---
…
---
Dışarı çıktılar.
---
Hava sıcaktı.
---
Yeji yürürken bir an durdu.
---
Hyunjin hemen fark etti.
---
“Ne oldu?”
---
Yeji başını salladı.
---
“Hiç… sadece…”
---
Cümleyi tamamlayamadı.
---
Çünkü gerçekten…
Ne olduğunu bilmiyordu.
---
Sanki bir anlığına…
Denge kaymıştı.
---
Ama sonra…
Geçti.
---
“İyiyim,” dedi.
---
Ve yürümeye devam etti.
---
Hyunjin gözlerini ondan ayırmadı.
---
Ama bir şey demedi.
---
Çünkü o da…
Bunun ne olduğunu bilmiyordu.
---
…
---
Öğleden sonra.
---
Bir kitapçıya girdiler.
---
Sessiz.
---
Sakin.
---
Yeji rafların arasında dolaşıyordu.
---
Parmakları kitapların üzerinde gezindi.
---
Sonra bir kitabın önünde durdu.
---
Elini uzattı.
---
Ama bir an…
Yine duraksadı.
---
Nefesi hafifçe değişti.
---
Kalbi…
Sebepsiz hızlandı.
---
“Yeji?”
---
Hyunjin’in sesi uzaktan geliyormuş gibiydi.
---
Yeji gözlerini kırptı.
---
“İyiyim.”
---
Ama bu sefer…
Kendisi bile emin değildi.
---
…
---
Akşam.
---
Eve döndüler.
---
Yeji yorgun değildi.
---
Ama yatağa uzandı.
---
Tavana baktı.
---
Bir şeyler…
Farklıydı.
---
Ama kötü değildi.
---
Sadece…
Yeni.
---
Elini tekrar karnına koydu.
---
Bu sefer…
Daha bilinçli.
---
Ve içinden bir düşünce geçti.
---
Kısa.
Ani.
---
“Acaba…”
---
Ama hemen başını salladı.
---
“Saçmalık.”
---
Çünkü hiçbir belirti yoktu.
---
Hiçbir şey.
---
Her şey normaldi.
---
Ve bu yüzden…
Şüphe etmek için sebep yoktu.
---
…
---
Hyunjin kapıdan onu izliyordu.
---
Yavaşça yaklaştı.
---
Yanına oturdu.
---
“Bugün birkaç kez durdun,” dedi.
---
Yeji ona baktı.
---
“Fark ettin mi?”
---
“Evet.”
---
Kısa bir sessizlik.
---
“Bir şey mi var?”
---
Yeji düşündü.
---
Gerçekten düşündü.
---
Sonra başını salladı.
---
“Bilmiyorum.”
---
Bu cevap…
İlk kez onu korkutmadı.
---
Çünkü bu sefer…
Bilinmeyen şey…
Acıtmıyordu.
---
…
---
Gece.
---
Yeji uyuyakaldı.
---
Derin.
Sessiz.
---
Hyunjin yanında yatıyordu.
---
Ama uyumadı.
---
Onu izledi.
---
Nefesini.
---
Hareketlerini.
---
Ve o an…
Fark etmediği bir şey oldu.
---
Yeji uykusunda çok hafif kıpırdadı.
---
Eli yine karnına gitti.
---
Refleks gibi.
---
Ama bu sefer…
Daha yumuşak.
---
Daha koruyucu.
---
Hyunjin bunu gördü.
---
Ama anlam veremedi.
---
Sadece fısıldadı:
---
“Alışkanlık…”
---
Ama bu sefer…
Yanılan oydu.
---
Çünkü bazı bağlar…
İnsan fark etmeden kurulur.
---
Ve bazı hayatlar…
Sessizce büyür.
---
Kimse bilmeden.
---
Henüz… hiç kimse.
