22. bölüm · Zoraki itaat

Bölüm:21

Elif 🩵

Sınıfın içindeki hava, Karan’ın ayağa kalkmasıyla bir anda vakumlanmış gibi ağırlaştı. Tarık Hoca’nın yüzündeki o kibirli ifade, Karan’ın gözlerindeki karaltıyı gördüğünde yerini sinsi bir çekinceye bıraktı. Karan, Elif’in masanın altındaki titreyen elini fark ettiğinde, sabrının son kırıntısı da yok olup gitti.Karan, bakışlarını hocadan ayırmadan, sesi sınıfın duvarlarında yankılanan o tek kelimeyi bıraktı:

Karan: "Ekip."

Bu bir çağrı değil, bir infaz emri gibiydi. Sınıfın farklı köşelerine dağılmış olan Demir, Boran, Sarp, Gökhan, Volkan ve diğer üyeler, aynı anda sandalyelerini geriye iterek ayağa kalktılar. On kişinin aynı anda ayağa kalkmasıyla çıkan gürültü, hocanın betini benzini attırmaya yetti.

Tarık Hoca: "N-ne yapıyorsunuz? Oturun yerinize! Burası bir eğitim kurumu!"

Demir: (Hocanın masasına doğru yürüyüp ellerini masaya dayayarak) "Hocam, eğitim bitti. Şimdi biraz saygı dersi işleyeceğiz."

Boran: (Sınıfın kapısını içeriden kilitleyip önüne geçti) "Kimse girmesin, kimse çıkmasın. Reis konuşuyor."

Karan, yavaş adımlarla hocanın tam karşısına dikildi. Elif, korkuyla Karan’ın koluna asıldı; "Karan nolur, başın belaya girecek!" diye fısıldadı ama Karan onu duymuyordu bile.

Karan: "Bak hocam... Ben bu okulu satın alabilirim, içindeki herkesi de. Ama Duru'nun tek bir damla gözyaşını dünyadaki hiçbir parayla geri getiremem. Sen az önce onun 'canını yakmakla' tehdit ettin, sargısını açmaya çalıştın..."

Tarık Hoca: "Ben sadece kuralları uyguluyorum Karan! Disiplin kurulu-"

Karan: (Hocanın kravatını yavaşça tutup kendine doğru çekti, sesi şimdi ölümcül bir fısıltıydı) "Senin disiplin kurulun benim. Kurallar bittiyse, cezalar başlar. Şimdi o kürsüye oturuyorsun ve ders bitene kadar ağzını açmıyorsun. Eğer Duru’ya bir kez daha o gözle bakarsan, o çok güvendiğin sicilini bizzat ellerimle yakarım."

Sarp: "Reis, müdürün odasından sesler geliyor. Sanırım birileri haber uçurmuş."

Karan: (Elif’in elini tutup onu ayağa kaldırırken) "Gelsinler. Bu okulda artık ders işlenmeyecek. Duru, eşyalarını topla. Burası senin için fazla gürültülü olmaya başladı."

Elif, çantasını alırken sınıftaki diğer öğrencilerin hayranlık ve korku dolu bakışları üzerindeydi. Karan, Elif’i yanına alıp kapıya yöneldiğinde ekip önlerinde bir koridor açtı.

Karan: (Kapıdan çıkmadan önce hocaya son bir kez döndü) "Yarın bu sınıfa geldiğimde, masanda istifa dilekçeni görmek istiyorum Tarık Bey. Yoksa sonuçlarına katlanırsın."

Çete, okulun koridorlarında bir gölge ordusu gibi ilerlerken; Elif, Karan’ın elini her zamankinden daha sıkı tutuyordu. Artık sadece bir sevgili değil, bir kralın yanındaki kraliçe gibi yürüyordu.