2. bölüm / 13
Zamanın çocuğu iskender2.Bölüm : Farklı Bir Zaman
Bölümler 13Şu an: 2.Bölüm : Farklı Bir Zaman
- 1 1.BÖLÜM:YOLCULUK1.089 kelime
- 2 2.Bölüm : Farklı Bir Zaman1.217 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.BÖLÜM:FARKLI BİR HAYATA İLK ADIM542 kelime
- 4 4.BÖLÜM: TAYFUN1.245 kelime
- 5 5.BÖLÜM: DEĞİŞEN DENGELER945 kelime
- 6 6.BÖLÜM: BEDEL1.252 kelime
- 7 7.BÖLÜM: DÜŞÜŞ1.734 kelime
- 8 8.BÖLÜM:BEKLENMEDİK BİR YETENEK1.028 kelime
- 9 9.BÖLÜM: SAKİN BİR GÜN1.443 kelime
- 10 10.BÖLÜM: FELAKET ATIŞ1.420 kelime
- 11 11.BÖLÜM: BEKLENMEDİK BİR YARDIM1.460 kelime
- 12 12.BÖLÜM:BİR İYİLİĞİN KARŞILIĞI1.845 kelime
- 13 13.BÖLÜM: ANLAŞMANIN İLK ADIMI1.335 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir süre etrafa baktım. Burada ki hiçbir şeyin ne olduğu hakkında bir fikrim yoktu. Gerçi henüz nerede olduğumu bile bilmiyordum. Bir anda gözlerim Fikri ağayla Salih ağaya kaydı.
İskender:
“Beni nereye getirdiniz, benden ne istiyorsunuz?”
Salih ağa benim yanıma birkaç adım yaklaştı. Lakin onlarla tanıştıktan sonra hiç bilmediğim bir yere gelmiştim. İçimde ufak bir korku doğmuştu. Ancak bunu belli etmemem gerekiyordu. İçimdeki endişe bir an beni kontrol altına aldı. Ve birkaç adım geriye attım.
Salih ağa bir süre benim yüzüme baktı.
Salih ağa:
“İskender senden hiçbir şey istemiyoruz.”
İskender:
“O zaman neden beni buraya getirdiniz?”
Fikri ağa birden söze karıştı.
Fikri ağa:
“Biz seni bir yere getirmedik. Zaman makinesi yere düşünce bir şey oldu.Ben şimdi onu çözerim. Sen zamanına geri dönersin.”
Fikri ağa yerde ki zaman makinesini aldı. Birkaç tuşa bastı lakin hiçbir şey olmadı.
Fikri ağa:
“Makine arıza yapmış. Bunu çözmem uzun zaman alabilir.”
İskender:
“Tam olarak ne kadar sürer?”
Fikri ağa:
“Bunun hakkında maalesef ki bir şey diyemem. Elimden geldiği kadar hızlı bir şekilde bitirmeye çalışacağım.”
İskender:
“Tamam siz makineyi tamir edin. Ben burada beklerim. Yalnız çok uzun sürmesin.”
Fikri ağa uzun bir süre makineyle uğraştı. Ama makineyi değil tamir etmek daha da çok bozmuştu.
Salih ağa,Fikri ağa'nın yanına gitti. Ve kısık bir sesle,fısıldayarak konuştu.
Salih ağa:
“Bir gelişme var mı Fikri?”
Fikri ağa:
“Yok Salih,hiçbir gelişme yok.”
İskender uzaktan Fikri ağa'nın sözlerini duydu. Ve yanına yaklaştı.
İskender:
“Nasıl hiçbir gelişme yok? Beni bilmediğim bir yere getiriyorsunuz, sonra bir alet bozuluyor. Tamir edip götüreceğiz seni diyorsunuz. Lakin hiçbir gelişme olmadığınıda söylüyorsunuz. Beni en son nerede bıraktıysanız oraya geri götüreceksiniz.”
Salih ağa:
“İskender gel biz eve geçelim. Fikri makineyi tamir edince gelelim.”
Salih ağa,İskender’in yanına yaklaştı. Daha sonra İskender ile beraber bir kapıdan çıktı. Birkaç adım ilerlediler. Daha sonra üç, dört tane merdivenden çıktılar. Bir kapının önüne gelince Salih ağa cebindeki anahtarı çıkarıp kapıyı açtı.
Salih ağa girdikten sonra arkasından İskender’de eve girdi.
Evin içi karanlıktı. Salih ağa bir yere bastı ve bir anda ışıklar yandı. Ben bir anda yanan ışıklara baktım. Salih ağa benim o anki şaşkınlığımı fark etmiş olmalı.
Salih ağa:
“İskender artık kendi bulunduğun zamanda değilsin. Ve bu zamanda her şey çok farklı.”
Bir tuşa basınca bütün evin bir anda aydınlanması beni daha da çok şaşırtmıştı.
Salih ağa beni salona götürdü ve oradaki bir koltuğa oturdum. Uzun bir süre beklemeye başladım. Fikri ağa belli ki makineyi tamir edememişti.
Bilmediğim bir yerde uzun bir süre kalma korkusu beni fazlasıyla korkutmaya başlıyordu.
Bir süre sonra bir kapı açıldı. Gelen kişi Fikri ağaydı. İskender’in salonda olduğunu görünce yanına gitti.
Fikri ağa:
“İskender sana söylemem gereken bir şey var.”
Fikri ağa'nın sesinden makineyi tamir edemediği belliydi.
İskender:
“Makineyi tamir edemediniz değil mi?”
Fikri ağa başını iki yana salladı.
Fikri ağa:
“Maalesef hayır. Üstelik bunu yapmam uzun zaman alacak gibi duruyor.”
İskender:
“Ne kadar zaman alır?”
Fikri ağa:
“Bunu bende bilemiyorum.Fakat makineyi tamir edene kadar burada kalman gerekiyor.”
Salih ağa,İskender'in yanına gitti.
Salih ağa:
“Gel ben sana kalacağın odayı göstereyim.”
İskender ayağa kalktı ve Salih ağa’nın yanında yürümeye başladı.
Salih ağa bir kapının önüne geldi. Kapıyı açtı.
Salih ağa:
“Fikri makineyi tamir edene kadar burada kalabilirsin.”
İskender hiçbir şey demedi.
Salih ağa:
“Hadi sen biraz dinlen.”
Salih ağa,İskender'in odasının kapısını kapattı.
O gün çok fazla şey yaşamıştım.Başkası gelip bir sabah çarşıda kır sakallı birine çarpacaksın. Daha sonra hiç Menzil ve Kemankeşlik Müsabakasına girmeden Büyük Kemankeşler Ocağına alınacaksın. Ve normal bir kemankeşin uzun zaman uğraşıp Tozkoparanlar talimini geçerek Tozkoparan namını alırken benim yaptığım tek bir atışla Tozkoparan namını alacağımı daha sonra hiç bilmediğim bir yere geleceğimi söyleseler buna asla inanmazdım. Lakin yaşayınca inanmamak gibi bir seçeneğim kalmamıştı.
Odada ki yatağa yattım. O gün yaşadıklarımın ağırlığını yeni yeni hissetmeye başlamıştım.
Çok uzun sürmeden uyumuşum.
Sabah olduğunda evde kimse yoktu. Odamdan çıktım ve evde Salih ağa’yı aramaya başladım. Fakat ev bomboştu.Evden çıktım ve Fikri ağa'nın makine ile uğraştığı odaya gittim.
Fikri ağa tahmin ettiğim gibi erkenden kalkıp makine ile uğraşmaya başlamıştı.
Fikri ağa’nın yanına yaklaştım.
İskender:
“Günaydın,ağam.”
Fikri ağa önünde ki makineden kafasını kaldırıp İskender'e baktı.
Fikri ağa:
“Günaydın İskender. Nasıl rahat uyudun mu?”
İskender:
“Evet, ağam rahat uyudum. Lakin Salih ağamı evde göremedim. Nerede olduğunu biliyor musunuz?”
Fikri ağa:
“Hani akşam seninle konuşmuştuk. Makinenin tamiri uzun sürecek demiştim ya. Salih’te sana bu zamana uygun kıyafet almaya gitti. Gelir birazdan.
İskender:
“Tamam,ağam”
Bir süre sonra Salih ağa geldi.
Fikri ağa, Salih ağa’nın geldiğini anlayınca makineyi bir kenara koydu.
Fikri ağa:
“Salih geldi İskender. Hadi gel eve çıkalım.
Fikri ağa ve İskender eve çıktı.
Salih ağa, İskender için aldığı kıyafetleri gösterdikten sonra kahvaltıyı hazırlamaya başladı.
Salih ağa ile Fikri ağa kahvaltıyı hazırlarken İskender Salih ağa'nın aldığı yeni kıyafetleri giydi.Ve mutfağa gitti.
Fikri ağa,İskender'i yeni kıyafetlerini giymiş bir şekilde gördü.
Fikri ağa:
“Vayy, İskender çok yakışmış.”
İskender:
“Sağ olun,ağam.”
Bir süre sonra kahvaltı hazırlandı. Ve herkes kahvaltıyı yaptıktı.
Daha sonra Fikri ağa tekrar makineyi tamir etmeye gitti.
Salih ağa ise bambaşka bir iş ile uğraşıyordu.
İskender bir süre salonda yalnız oturduktan sonra canı sıkılmaya başladı. Evde de yapabileceği bir şey yoktu.
Farklı bir yerde de olduğu için dışarının nasıl olduğunu merak ediyordu.
Salonda ki koltuktan kalktı. Ve Salih ağa'nın yanına gitti.
İskender:
“Ağam, biraz dışarı çıkabilir miyim?”
Salih ağa:
“Olmaz İskender. Şuan farklı bir zamandasın bu zamanda olun hiçbir şey senin zamanında yoktu.Ben şimdi Fikri'ye yardım etmeye gidiyorum. Canın sıkılırsa bizim yanımıza gel dışarı çıkma. “
İskender:
“Tamam,ağam.”
Salih ağa evden çıktı. İskender’de tekrar salondaki koltuğa oturdu.
Bir süre bekledi lakin canının sıkıntısı her geçen dakika daha fazla artıyordu. Birkaç dakika sonra dışarı çıkma kararını aldı. Hem en fazla ne değişmiş olabilirdi ki? Kimseye bir şey demeden çıksa ve yokluğu fark edilmeden geri dönse hiçkimse hiç bir şey anlamazdı.
İskender sessiz bir şekilde evden dışarı çıktı.
Bir süre ilerledikten sonra etrafına yavaşça baktı. Gördüğü her şey yenildi. Neyin ne olduğunu bilmiyordu. Lakin geri dönmekte istemiyordu. Bu garip zamanı biraz tanımak istiyordu.
Etrafına bakarken aynı zamanda da yavaş bir şekilde ilerliyordu.
Bir anda ne olduğunu bile anlamadan biriyle çarpıştı.
Çarptığı kişinin elinde kutu gibi bir şey kulağında ise daha önce hiç görmediği bir cisim vardı.
Çarptığı kişi bir anda kulağında ki cismi çıkarıp boynunda tuttu.
Çarptığı kişi:
“Önüne baksana.”
İskender bir an ne diyeceğini bilemedi. Gördüğü şeylerin şaşkınlığı yetmiyormuş gibi şimdi tanımadığı birine bir şey demek zorundaydı.
İskender:
“Af buyurun fark etmedim sizi.”
Çarptığı kişi:
“Ne buyurayım,ne?”
İskender bir anda derin bir nefes aldı. Farklı bir zamanda olduğu için burada ki her şeyin farklı olduğunu anladı.
İskender:
“Boşver.”
İskender bir süre çarptığı kişinin elinde ki kutu benzeri alete baktı. Daha sonra parmağıyla onu gösterdi.
İskender:
“Bu nedir?”
Çarptığı kişi:
“Daha önce hiç görmedin mi?”
İskender hayır anlamında başını salladı.
Çarptığı kişi:
“Daha önce seni hiç görmedim.
İskender:
“Normal çünkü daha önce bende sizi hiç görmemiştim.Elindeki aletin ne olduğunu hala söylemedin.”
Çarptığı kişi bir an derin bir nefes aldı.
Çarptığı kişi:
“Gerçekten daha önce hiç görmedin mi?”
İskender:
“Hayır.”
Çarptığı kişi bir an dayanamaz.
Çarptığı kişi:
“Uzay mekiği bu. Burdan uzaya füze atıyorum.“
İskender bir an duyduklarına şaşırdı.
İskender:
“Ne yapıyorsun ne?”
Çarptığı kişi:
“Ya yürü git kardeşim. Başkasıyla uğraş.”
İskender’in çarptığı kişi bunları söyledikten sonra yoluna devam etti.
İskender o an zamanın ne kadar çok değiştiğini fark etti. Ve eve geri döndü. Neyse ki onun yokluğunu hiç kimse fark etmemişti.
O gün akşam yemeğinden sonra aklım çarptığım kişide kaldı. Onunla yollarımızın daha çok kesişeceğinden haberim yoktu.
Bir süre sonra bana gösterdikleri odaya yatmaya gittim.
Bölüm etkileşimi
