1. bölüm / 13
Zamanın çocuğu iskender1.BÖLÜM:YOLCULUK
Bölümler 13Şu an: 1.BÖLÜM:YOLCULUK
- 1 1.BÖLÜM:YOLCULUK1.089 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.Bölüm : Farklı Bir Zaman1.217 kelime
- 3 3.BÖLÜM:FARKLI BİR HAYATA İLK ADIM542 kelime
- 4 4.BÖLÜM: TAYFUN1.245 kelime
- 5 5.BÖLÜM: DEĞİŞEN DENGELER945 kelime
- 6 6.BÖLÜM: BEDEL1.252 kelime
- 7 7.BÖLÜM: DÜŞÜŞ1.734 kelime
- 8 8.BÖLÜM:BEKLENMEDİK BİR YETENEK1.028 kelime
- 9 9.BÖLÜM: SAKİN BİR GÜN1.443 kelime
- 10 10.BÖLÜM: FELAKET ATIŞ1.420 kelime
- 11 11.BÖLÜM: BEKLENMEDİK BİR YARDIM1.460 kelime
- 12 12.BÖLÜM:BİR İYİLİĞİN KARŞILIĞI1.845 kelime
- 13 13.BÖLÜM: ANLAŞMANIN İLK ADIMI1.335 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
O sabahın, hayatımdaki her şeyi değiştireceğini bilseydim her şeye ve herkese daha dikkatli bakardım.
Ama bilmiyordum. Kim hayatının değişeceği günü önceden tahmin edebilirdi ki?..
O sabah her zamanki gibi erkenden kalktım. Hiçbir değişiklik yoktu. Fakat içimden bir ses, bugün her şeyin değişeceğini, hiçbir şeyin aynı kalmayacağını söylüyordu.
Ve içimdeki bu sesin söylediği gibi, her şey değişti. Hatta ben bile değiştim...
Bu arada, kendimden bahsedip duruyorum ama daha size adımı bile söylemedim.
Ben İskender…
O gün kahvaltıdan sonra çarşıya gittim.
O gün çarşı baya bi kalabalıktı. Tabi ki bu normal. Çünkü Menzil ve Kemankeşlik Müsabakaları yaklaşıyordu.
Bu müsabakaya katılan kişiler en iyi atışlarını yapıyor. Kazananlar Büyük Kemankeşler Ocağında okçuluk dersi alıyordu. Büyük Kemankeşler Ocağı özellikle solak kemankeşlere ders veriyordu.
Bende solak bir kemankeşim. Bu müsabakaya neden katılmadığımı hiç sormayın. Çünkü benim yaşımdaki birinin bu müsabakalara katılması yasaktı.
Büyük Kemankeşler Ocağının verdiği derslerin sonunda büyük bir talim oluyordu. Bu talimin adı ise Tozkoparanlar talimi. Bu talimi geçen kişi Tozkoparan namını alıyordu.
Çarşıda ki birkaç kişi Menzil ve Kemankeşlik Müsabakalarının yaklaştığını konuşuyordu.
Bir anda ne olduğunu bile anlamadan kır sakallı yaşlı birine çarptım. Yanında ondan biraz daha genç biri vardı.
Bu iki kişinin bütün hayatımı değiştireceğini bilseydim belki her şey daha farklı olurdu.
Çarptıktan hemen sonra kendini toparladım.
İskender:
“Af buyurun ağam. Fark edemedim sizi.”
Çarptığım kişi bir süre bana baktı.
Kır sakallı adam:
“Estağfurullah evlat iyisin ya?”
İskender:
“İyiyim ağam. Merak buyurmayın.“
Yanında ki adam bir süre beni inceledi. Sanki beni tanıyormuş gibi dikkatle yüzüme baktı.
Çarptığım kişinin yanında ki adam:
“Evlat senin adın ne?”
İskender:
“Adım İskender’dir,ağam.“
Çarptığım kişinin yanında ki adam:
“Güzel isimmiş İskender.Bende Fikri.”
Daha sonra oradan uzaklaştım ve.
az ileride ki dükkana girdim. Annemin benden istediği şeyleri aldıktan sonra orada ki yaylar dikkatimi çekti.
Oraya yaklaştım. Yayların birini elime aldım. Ve her zamanki alışkanlığımı yaptım. Yayı parmaklarımın arasında dönderdim.
O an beni uzaktan izleyen iki çift göz fark ettim. Bu kişilere daha dikkatli bakınca az önce çarptığım kişi ve onun yanında ki adam olduğunu fark ettim.
Beni neden takip ettikleri hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Elimde ki yayı yavaşça aldığım yere bıraktım. Dükkandan çıkarken onların konuşmasına istemsizce kulak misafiri oldum.
Fikri Hoca:
“Salih gördün mü yayı sağ eliyle tuttu ve bir kemankeş gibi yayı parmaklarının arasında dönderdi.“
Salih Hoca:
“Gördüm Fikri. Acaba aradığımız çocuk o olabilir mi?”
Fikri Hoca:
“Bir süre takip edelim.”
İskender yoluna devam ederken bir süre çarptığı kişiyi düşündü. Adının Salih olduğunu istemsiz bir şekilde bu konuşmada öğrenmişti. Lakin öğrendiği tek şey bu değildi. Salih ağa ile Fikri ağa'nın birini aradığını da öğrenmişti. Ve bir süre kendisini takip edeceklerini de duymuştu.
Aldıklarımı eve götürdükten bir süre sonra evden yayımı,oklarımı ve zihgirimi alarak evden çıktım.Daha sonra her zamanki gibi atış yaptığım mekana gittim.
Hala Salih ağa ile Fikri ağa beni uzaktan takip ediyordu. Ben birkaç atış yaptıktan sonra yanıma geldiler.
Salih ağa:
“Kemankeşliğin iyiymiş. “
Elimde ki gergin yayı bıraktım. Ve Salih ağanın yüzüne baktım.
İskender:
“Sağ olun,ağam.”
Salih ağa,İskender'in yayı sağ eliyle tuttuğunu fark etti.
Fikri ağa da kısa bir süre sonra İskender'in yanına gitti.
Fikri ağa:
“Yayın güzelmiş İskender.Nereden aldın?”
İskender:
“Babamındı.”
Fikri Ağa:
“Baban nerede şimdi?”
İskender, Fikri ağa'nın bu sorusuna karşılık biraz soğuk bir cevap verdi.
İskender:
“Neden benim hakkımda bu kadar çok sual edersiniz,ağam?
Fikri ağa,İskender’den bu soruyu hiç beklemiyordu. Biraz şaşkın bir şekilde cevap verecekken Salih ağa araya girdi.
Salih ağa:
“Kızmayasın evlat. Fikri ağan seni tanımak istedi. Suale cevap vermek istemezsen,belirtmen kâfidir.
İskender'in bakışları bir an Fikri ağa'ya yöneldi.
İİskender:
-Babam cenktedir.
Fikri ağa:
“Anladım evlat. Allah babana hiç versin.”
İskender:
“Sağ olun,ağam.”
Salih ağa:
“İskender, kemankeşliği baban mı talim ettirdi?”
İskender:
“Evet,ağam”
Fikri Hoca:
“İskender sen Menzil ve kemankeşlik Müsabakalarına katılıyor musun?”
İskender:
“Hayır,ağam. Henüz o müsabakaya girecek yaşta değilim.”
Fikri ağa:
“Kemankeşler Ocağında talim alan kemankeşlerden daha iyisin.
İskender:
“Sağ olun, ağam.”
Salih ağa:
“Kemankeşler Ocağına gidip bu şekilde atış yaptığını bence bir göster. Çünkü yeteneğini fark edip seni küçük yaşta alabilirler.”
Fikri ağa:
“Hatta eğer istersen birlikte de gidebiliriz.”
İskender Kemankeşler Ocağına katılmayı çok istiyordu. Bu yüzden Fikri ağa'nın teklifini kabul etti. Daha sonra hep beraber Kemankeşler Ocağına gittiler.
Ocağın sahibi İskender’i görünce yanına gitti.
Ocağın sahibi:
“Hayrola evlat. Daha Menzil ve kemankeşlik Müsabakaları başlamadı. Ne ararsın burada?
İskender tam cevap verecekken Salih ağa atıldı.
Salih ağa:
“Ağam İskender'in yaşı küçüktür amma kemankeşliği çok iyidir. Bir görmenizi istedim.Belki onu da alırsınız.
Ocağın sahibi:
“Olmaz bu çocuğun yaşı daha küçüktür. Hiç kemankeşliğini görmemize gerek yoktur.
İskender’in gözleri kendinden yaşça büyük kemankeşlerin talimine kaydı.
İskender:
“Bende bunlar kadar ok atarım.”
Sözünü bitirince hemen takım yapan kemankeşlerin yanına gitti. Ve orada ki bir yayı ve oku aldıktan sonra yayını gerdi. Lakin ocağın sahibi onun yanına yaklaştı ve onu biraz uzaklaştırdı.Fakat bütün engellere rağmen İskender okunu attı. Ve ok hedef tahtasının tam ortasını vurdu.
Hedef tahtası ile arasında yaklaşık bir metre vardı. O ocakta eğitim alan bir kemankeş hemen bir metre uzaklıktan o kadar iyi bir atış yapması neredeyse imkansızdı.
Ocağın sahibi bir İskender’e bakıyordu bir de İskender’in attığı oka. Bir süre sonra şaşkınlığını yatıştırdı.
Ocağın sahibi:
“Burada eğitim alan bir kemankeş uzun bir süre eğitim almadan bu mesafede bu kadar iyi bir atış yapamaz. Lakin sen hiç bizden takım almadın. Ona rağmen çok iyi bir atış yaptın. Aramıza hoşgeldin İskender. Bundan sonra namın Tozkoparan adın İskender olsun.”
İskender bile bu kadar iyi bir atış yapacağını bilmiyordu. Hem ocağa katıldığı için hem de bir kemankeşin uzun yıllar talim yaparak Tozkoparan namını alıyorken kendisinin bir anda almış olması onu bir yandan şaşırtırken diğer yandan da mutlu etmişti
İskender o günkü talimini yaparken Fikri ağa ve Sâlih ağa onu izliyordu.
Talimlerden sonra beraber yürüyorlardı. Fikri ağa'nın elinde bir alet vardı. İskender’in gözleri bir an alete takıldı.
İskender:
“Fikri ağam, elinize ki bu alet ne işe yarıyor?”
Fikri ağa bir an durdu ve Salih ağa’nın gözlerine baktı.
Salih ağa:
“Artık aramızda sır olmadığına göre bence anlatabiliriz.”
Fikri ağa:
“İskender anlatacaklarım sana saçma gelecek. Ama bunlar doğru. Biz aslında farklı bir zamandan geliyoruz. Bu elimde ki alette zaman makinesi.”
İskender duydukları karşısında çok şaşırdı. Gözlerini zaman makinesinden alamıyordu.
Fikri ağa:
“İstersen eline alıp bakabilirsin.”
İskender yavaş bir şekilde zaman makinesini eline aldı. Hiçbir tuşa basmadan tam verecekti ki yanlışlıkla zaman makinesini elinden düşürdü.
Ve kısa bir süre sonra bir portal açıldı. İskender'i, Fikri ağa’yı ve Salih ağa'yı bütün gücü ile içine çekti.
Neyse ki bütün bunları hiç kimse görmemişti.
Portal onları karanlık bir evin bodrum katına bıraktı.
İskender etrafına baktı. Şaşkın bir ifade vardı yüzünde.
İskender:
“Fikri ağam, neredeyiz?
Fikri ağa bir süre etrafa baktı. Burası onların geçmişe gittiği yerdi.
Fikri ağa yaşananlara inanamıyordu.
Şaşkın bir şekilde İskender'in sorusuna cevap verdi.
Fikri ağa:
“Gelecekteyiz…”
Bölüm etkileşimi
