19. bölüm / 19
YOLCULUKXIX.BÖLÜM-Final(Küllerimden Doğdum Gün)
Bölümler 19Şu an: XIX.BÖLÜM-Final(Küllerimden Doğdum Gün)
- 1 I.BÖLÜM-Doğum ve Ölüm177 kelime
- 2 II.BÖLÜM-Kaybolmanın Kıyısında261 kelime
- 3 III.BÖLÜM-Derinleşen İzler306 kelime
- 4 IV.BÖLÜM-Sessizlikte Büyüyen Merak293 kelime
- 5 V.BÖLÜM-Kayıp Topraklar ve Sessiz Duvarlar218 kelime
- 6 VI.BÖLÜM-Tesadüf mü,Kader mi?303 kelime
- 7 VII.BÖLÜM-Beklediğim Kişi145 kelime
- 8 VIII.BÖLÜM-Karmakarışık ve İç Hesaplaşma275 kelime
- 9 IX.BÖLÜM-Umut311 kelime
- 10 X.BÖLÜM-Kabus232 kelime
- 11 XI.BÖLÜM-Sessizlikte Büyüyenler321 kelime
- 12 XII.BÖLÜM-Soğuk Sabah239 kelime
- 13 XIII.BÖLÜM-Umut'un Geçmiş Karanlığı291 kelime
- 14 XIV.BÖLÜM-Anlayış361 kelime
- 15 XV.BÖLÜM-Bekleyiş309 kelime
- 16 XVI.BÖLÜM-Bedenimde Bir Sır231 kelime
- 17 XVII.BÖLÜM-Süpriz Yolculuk234 kelime
- 18 XVIII.BÖLÜM-Kanayan Güven176 kelime
- 19 XIX.BÖLÜM-Final(Küllerimden Doğdum Gün)406 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Asansör kapısı kapanırken içimde tuhaf bir his yükseldi.
Sanki bir şeyler ters gidecekti.
Elimi karnıma koydum. İçimde, bana ait ama bir o kadar da kırılgan bir can yaşıyordu.
Kapı açıldı. Odaya doğru ilerledim.
Otele ilk vardığımda, resepsiyonist bana anahtar kartını vermişti.
Ona ulaşamıyordum.
Telefonu yine açmamıştı.
Kapıyı açtım.
Ve hayatım bir kez daha yıkıldı.
O, başka bir kadınla birlikteydi.
Üzerinde sadece utanç olmalıydı ama yüzüne bile bakmadı.
Bağırmaya başladım.
"Şerefsiz!.. Pislik!.. Adı piç!"
Tüm küfürleri saydım.
Kalbim paramparça, midem bulanıyordu.
Karnıma bir sancı saplandı, nefesim kesildi.
Elimi karnıma götürdüm.
Ve kan…
Parmaklarımda koyu kırmızı bir iz.
Titreyerek geri çekildim.
“Hayır… Lütfen…” dedim.
Orada, o otel odasında, hem aşkı hem güveni hem de bir kadının yeniden kendine inanma ihtimalini kaybettiğim sandım.
Ama o gece…
Kızım gitmedi.
Ela, içimde tutundu.
---
Aylar geçti…
Doğuma yalnız girdim.
Bir başıma.
Yanımda kimse yoktu ama içimde bir ordu vardı sanki.
Kızım için savaşan, geçmişe küsen, kendine söz veren bir ben.
Ela'yı kucağıma aldığımda ağlamadım.
Güldüm.
Öylesine saf bir huzurla güldüm ki, yıllardır ilk kez kalbim atıyordu sanki.
Minicik elleri parmağımı tuttuğunda içimden geçen tek cümle:
“Artık yalnız değilim.”
---
Yeni Hayatım
Umut’u bir daha hiç aramadım.
Ne olduğunu da öğrenmeye çalışmadım.
Çünkü kim olduğumu hatırladım.
Ben, sadece onun sevgilisi değildim.
Ben, bir anneydim.
Bir kadın.
Bir birey.
Ve bir mucizenin taşıyıcısıydım.
Küçük bir sahil kasabasına taşındım.
Gürültüden, yalandan, yorgun kalabalıklardan uzağa.
Evimizin bahçesinde sardunyalar var.
Ela her sabah onlara gülümseyerek “Günaydın çiçekler,” diyor.
Ben de her sabah ona sarılıp “Günaydın hayatım,” diyorum.
Evden yazılar yazıyorum.
“Yolculuk” adında bir kitap bitirdim.
Kadınlara umut olsun diye.
Hayatlarını birilerine adayıp sonra terk edilenlere…
Kendi kıymetini geç fark edenlere…
Artık düşlerim var.
Gerçek, küçük ama güçlü düşler.
Ela’yla birlikte büyüyen bir dünya kurdum.
Bir gün yanıma geldi, gözlerini yüzüme dikti:
— “Anne, en çok neyi sevdin bu hayatta?”
Gülümsedim.
— “Seni,” dedim.
— “Sonra?”
— “Kendimi bulduğum günü,” dedim.
— “Ne zaman buldun ki kendini?”
Ela'nın ellerini tuttum, alnına bir öpücük kondurdum.
— “Küllerimden doğduğum günü. O otel odasında seni kaybettiğimi sandığım ama senin bana tutunduğun günü.”
---
Epilog: Yolculuk
Ben artık “o” değilim.
Kaybolan, silinen, küçülen değilim.
Yolun kıyısında duran da değilim.
Yolun kendisiyim.
Ela büyüyor.
Ve her adımıyla bana yeniden nefes veriyor.
Geçmişi değil, geleceği seçtim.
Onunla birlikte…
Artık hiçbir şey eskisi gibi değil.
Ve bu… çok güzel.
---
💠 SON 💠
Not: Bu hikâye bir kadının kayboluşunu değil, küllerinden doğuşunu anlatır.
İhaneti değil, yeniden var oluşu.
Ve en çok da…
Kendine inanmayı.
Bölüm etkileşimi
