3. bölüm · YOLCULUK
III.BÖLÜM-Derinleşen İzler
Deniz uzun süre sahildeki denize bakmaya devam etti. O yabancı gittikten sonra bir süre daha oturdu; ıslak saçlarından omuzlarına damlayan yağmur damlaları artık umrunda değildi. O gece hayatındaki boşluk daha da büyümüş gibiydi. Bir yanıyla hâlâ neden yaşadığını, bir yanıyla da neden yaşamak zorunda olduğunu sorguluyordu.
Ertesi gün…
Yorgun ve hâlsizdi ama sabah uyandığında annesinin sesi gibi bir düşünce çınladı zihninde:
İç Ses> “Ne olursa olsun okuluna devam et kızım. Okumak seni güçlü yapar.”
Bu sesi duyumsamak Deniz’in kararını değiştirdi. Ne kadar acı çekse de, içindeki kırık parçaları sürükleyerek okuluna gitmeye karar verdi. İstanbul’da, Gelişim Üniversitesi’nde çocuk gelişimi okuyordu. Her adımı ağır, gözleri uykusuzluktan kırmızıydı ama kendisini sürükleyerek derse girdi. Dersi zar zor dinliyordu… Kelimeler uğultu gibi geçiyordu kulaklarından.
Ama o gün…
Okul çıkışında, kalabalığın arasında siyah kapüşonlu birini gördü. Kalbi birden hızlı atmaya başladı. Elinde olmadan o yöne doğru yürüdü. Gözleri onun adımlarında, içi bir heyecanla doluydu.
İç Ses> “O muydu?.. Sahildeki çocuk?”
Onu takip etmek istedi. Fakat bir an, çocuk durdu. Deniz bir anda duraksadı, yürüyormuş gibi yaparak yönünü değiştirmeye çalıştı. Ama çok geçti… Çocuk, ansızın kolundan tutarak onu kendine çevirdi. Kalbi göğsünden çıkacak gibi atarken, bir anda göz göze geldiler.
Yüzü hâlâ solgundu. Gözleri yorgun ama derindi. Deniz ne diyeceğini bilemedi. Dili tutulmuş gibiydi. Gözlerini kaçırarak başını eğdi. Kalbinde titrek bir his vardı. Ona yaklaşmak istiyor ama aynı zamanda kendini geri çekiyordu.
İç Ses> “Ne yapmaya çalışıyorsun sen?” dedi çocuk, yavaş ve soğukkanlı bir sesle.
Deniz gözlerini yere indirdi. Onu tanımak istediğini söylemekten çekindi. Sadece başını iki yana sallayıp “Hiç…” diyebildi. Hızla arkasını dönüp yürümeye başladı.
Birkaç adım attıktan sonra geriye dönüp baktı ama çocuk hâlâ oradaydı…
Onun adını öğrenmek istiyordu. Ama bir adım daha atacak cesareti kendinde bulamıyordu.
O gece defalarca düşündü:
İç Ses> “Neden kaçtım?.. Neden bir şey söyleyemedim?..”
Ama bildiği tek şey vardı:
O çocuğu yeniden görmeliydi. Onun adını öğrenmeliydi.
