10. bölüm · YOLCULUK

X.BÖLÜM-Kabus

Sadece Biri

Merhaba, ben Umut.
Bilmiyorum kaç yaşındaydım, galiba üç… Belki dört. Ama o günü, o gecenin sesini hiç unutmuyorum.
Annemle babam kavga ediyordu. Ama bu bir tartışma değildi, bu bir savaştı. Ev sanki üstüme çöküyordu. Gürültü o kadar fazlaydı ki kalbim o sese ayak uyduramayacak sandım. Saklanacak yer ararken kendimi odanın kapısına yapışmış halde buldum. Sessizce bakıyordum. Ama keşke bakmasaydım.

Babamın elinde bir bıçak vardı. Ucunda kan… Gözlerim dondu. O an büyüdüm mü yoksa kırıldım mı, bilmiyorum. Ama orada çocukluğumu kaybettim. O sahne zihnime kazındı ve ben, bir daha asla o eski ben olamadım.

İşte o anları hatırladıkça deli gibi hissediyorum. Babamın bir katil oluşunu, annemin gözümün önünde öldürülmesini... Belki de o gün çocukluğumun sonuydu. Bunu her hatırlayışımda içimdeki çocuk bir kez daha susuyor, bir daha hiç konuşmamak üzere köşesine çekiliyordu.

Aradan yirmi yıl geçti ama hâlâ aynı karanlıktayım. Aynı sessizlik, aynı korku. Annemi çok seviyordum… O, benim için bir sığınaktı. Babama hiçbir zaman sevgi besleyemedim ama ne yazık ki o da benim bir parçam, bunu inkâr edemem.

Küçükken hiç “hâlâ umut var” diyebileceğim biri olmadı hayatımda. O zaman karar vermiştim: Bir sahil kenarına gidip oradan kendimi bırakacaktım. Bedenimi değil belki ama ruhumu o dalgalara gömmek istiyordum. Yok olmak en büyük dileğimdi.

Ta ki onu görene kadar.
Sanki içimdeki fırtınaları yansıtan birini bulmuştum.
Adını bile bilmediğim bu kız, yanındayken bana kendimi çok yakın hissettiriyordu.
O, benim karmaşık dünyamda bir huzur, bir sığınak gibiydi.