9. bölüm / 19
YOLCULUKIX.BÖLÜM-Umut
Bölümler 19Şu an: IX.BÖLÜM-Umut
- 1 I.BÖLÜM-Doğum ve Ölüm177 kelime
- 2 II.BÖLÜM-Kaybolmanın Kıyısında261 kelime
- 3 III.BÖLÜM-Derinleşen İzler306 kelime
- 4 IV.BÖLÜM-Sessizlikte Büyüyen Merak293 kelime
- 5 V.BÖLÜM-Kayıp Topraklar ve Sessiz Duvarlar218 kelime
- 6 VI.BÖLÜM-Tesadüf mü,Kader mi?303 kelime
- 7 VII.BÖLÜM-Beklediğim Kişi145 kelime
- 8 VIII.BÖLÜM-Karmakarışık ve İç Hesaplaşma275 kelime
- 9 IX.BÖLÜM-Umut311 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 X.BÖLÜM-Kabus232 kelime
- 11 XI.BÖLÜM-Sessizlikte Büyüyenler321 kelime
- 12 XII.BÖLÜM-Soğuk Sabah239 kelime
- 13 XIII.BÖLÜM-Umut'un Geçmiş Karanlığı291 kelime
- 14 XIV.BÖLÜM-Anlayış361 kelime
- 15 XV.BÖLÜM-Bekleyiş309 kelime
- 16 XVI.BÖLÜM-Bedenimde Bir Sır231 kelime
- 17 XVII.BÖLÜM-Süpriz Yolculuk234 kelime
- 18 XVIII.BÖLÜM-Kanayan Güven176 kelime
- 19 XIX.BÖLÜM-Final(Küllerimden Doğdum Gün)406 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Darmadağın hissediyordum. Ne yapacağımı bilmiyordum. İçimde bir ağırlık vardı, taş gibi… Sanki içimdeki her şey üstüme çöküyordu. Kendime iyi gelmek için şarkı açıp yürümeye karar verdim. Belki biraz hava almak, belki de hiçbir şey düşünmemek ister gibi… Ama karnım ağrıyordu, başım da öyle. Midem bulanıyordu. Ne olduğunu anlayamıyordum.
Yine de ayaklarım beni sahile götürdü. Belki onu görecektim… Belki de sadece kendime gelmek için oraya gidiyordum. Hâlâ emin değilim. Belki ikisi de.
Sahil kenarına vardığımda etrafa baktım ama onu göremedim. Gözlerim bulanıktı, yorgundum. Bir anda başım döndü… Gözlerim karardı ve bedenim istemsizce yere yığıldı. Her şey bir anda sessizleşti.
Gözlerimi açtığımda bembeyaz bir tavan vardı karşımda. Hastanedeydim. Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Beni kim getirmişti buraya?
Doktor bir şeyler soruyordu. Başım döndüğünü, midemin bulandığını söyledim. Yorgunluktan… uykusuzluktan… belki de hepsinden… O da bana psikolojik bir yorgunluk yaşadığımı söyledi. Psikiyatristle görüşmemi önerdi.
İstemediğimi söyledim. Direkt karşı çıktım. Ama daha cümlemi bitirmeden… odanın kapısı aralandı. Tanıdık bir yüz… O.
Şaşkınlıkla ona baktım.
"Sen… neden buradasın?" dedim.
Ve sonra içimde biriken o düğüm koptu.
"Neden beni kurtardın? Neden peşimi bırakmıyorsun?"
Sözler ağzımdan dökülüyordu, kendime engel olamıyordum.
"Bilmiyorum," dedim ardından. "Gerçekten bilmiyorum… Ama böyle söyledim işte."
Ona daha çok şey söylemem gerekiyordu, biliyordum. Onu merak ediyordum. Kimdi bu çocuk? Neden hep karşıma çıkıyordu?
Ama içimdeki ses fısıldıyordu: “Sana kimse böyle ilgi gösterdi mi?”
Hayır… Göstermedi.
Kafam karışıktı. Ne yapmam gerekiyordu bilmiyordum. Beni neden bırakmıyordu? Bağırdım, kızdım, üzerine gittim ama hâlâ gitmiyordu.
İçimde bir taraf onunla kalmak isterken, diğer taraf duvarlarını daha da yükseltiyordu.
Ve o an dedim ki:
"Senin adın ne? Ben seni tanımıyorum ki… Niye peşime takıldın?"
Bir an durdu. Sonra, "Haklısın," dedi.
"O zaman ben gideyim."
İçimde bir sızı… Gitmesini istemiyor gibiydim.
Tam kapıdan çıkacakken seslendim:
"Hey! Senin adın ne? Hani o kadar yardım ettin, beni hastaneye getirdin, ama adını bile bilmiyorum… En azından onu bilmem gerek."
Döndü. Gözleriyle gözlerim buluştu. Ve sonunda söyledi:
"Umut."
Bölüm etkileşimi
