2. bölüm · YOLCULUK
II.BÖLÜM-Kaybolmanın Kıyısında
Deniz, ailesini kaybettikten sonra bir hafta boyunca ne okula gitti ne de evden dışarı çıktı. Günler boyunca gözyaşlarıyla uyudu, geceleri ise sadece tavana bakarak sabahladı. Kendisini tamamen yalnız hissediyordu; suçluluk, özlem, öfke ve kırgınlık birbirine karışmıştı. Ailesine karşı hissettiği karmaşık duygular, artık susturulamaz bir gürültüye dönüşmüştü içinde.
Bir gece saat üçü gösterdiğinde, gökyüzü fırtınayla yankılanırken Deniz aniden ayağa kalktı. Üstüne hiçbir şey almadan dışarı çıktı. Kiralık evinin yakınındaki sahile yürüdü. Yağmur şiddetliydi, ama umursamadı. Islanmak istiyordu. Üşümek, hissetmek, kendini kaybetmek istiyordu.
Deniz, denize uzun uzun baktı. Uçsuz bucaksız görünüyordu; sis ve karanlık, ufku tamamen silmişti. Tıpkı iç dünyası gibi belirsizdi her şey. Tam denize doğru yürümeye niyetlenmişti ki, yakınlarda birinin varlığını hissetti. Sahilin kenarında biri daha vardı; genç bir adam. Sırtı ona dönüktü ve o da denizi izliyordu. Elinde bir sigara vardı ama dumanı kadar sönüktü bakışları.
Deniz istemeden yanına yaklaştı. Dudakları titreyerek sordu:
“Sen de mi buraya geldin?..”
Adam cevap vermedi, gözlerini denizden ayırmadı. Deniz ise hafif bir tebessümle devam etti:
“İlk önce ben geldim... Sıra sende mi?”
Adam yine sessiz kaldı. Sonra sahil duvarına doğru çıktı. Deniz’in içini bir korku sardı. Hemen ardından cesaretini toplayarak adım attı, adam tam hareket edecek gibi olduğunda elinden tuttu.
“Dur! Lütfen…” dedi. Gözyaşları yanaklarına karışıyordu. “Ben bile vazgeçmişken, sen neden gidiyorsun?”
Adam bu kez başını eğdi. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu ama yüzünü gizledi. Bir süre hiçbir şey demeden sadece yağmurun sesi duyuldu. Sonra elini Deniz’in elinden yavaşça çekip uzaklaştı. Deniz sadece arkasından bakabildi. Gitmek istedi ama adımlarını atamadı.
Sahilde yalnız kalmıştı yine. Ama bu kez o yalnızlıkta biri daha vardı, kalbinde iz bırakan biri…
