2. bölüm / 8
YASAK AŞK2.Bölüm: Yalnızlık...
Bölümler 8Şu an: 2.Bölüm: Yalnızlık...
- 1 1.Bölüm: Karşılaşma..347 kelime
- 2 2.Bölüm: Yalnızlık...322 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.Bölüm: İsimler..339 kelime
- 4 4.Bölüm: Otoparkta Yardım..339 kelime
- 5 5.Bölüm: Gerçeklik..248 kelime
- 6 6.Bölüm: Mesafenin İçindeki Yakınlık322 kelime
- 7 7.Bölüm: Beklenmeyen Karşılaşma512 kelime
- 8 8.Bölüm: Alışkanlığa Dönen Anlar..392 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elif, mutfak tezgâhındaki son bulaşıkları kurularken parmak uçlarının sızladığını hissetti. Günün yorgunluğu sadece bedeninde değil, ruhunda da bir ağırlık yapıyordu. Kısa bir nefes alma ihtiyacıyla balkon kapısını hafifçe araladı. Mart ayının keskin serinliği yüzüne çarptığında gözlerini kapattı.
Gözlerini açtığında, evin önündeki parkta lambanın altında bir hareket fark etti.
Alp’ti.
Asansördeki o dik, mesafeli ve özgüvenli duruşundan eser yoktu. Bankta öne doğru eğilmiş, dirseklerini dizlerine dayamıştı. Elindeki sigaranın dumanı, lambanın çiğ ışığında ağır ağır yükseliyordu. Elif, istemsizce bir adım geri çekildi ama bakışlarını ayıramadı. "Bir derdi var," diye geçirdi içinden; yoksa gece yarısı bu soğukta sadece sigara içmek için çıkmamıştır dedi kendi kendine. Sonra hemen toparlandı: "Sana ne Elif, işine bak," dedi fısıltıyla.
Tam o sırada içeriden, salonun loşluğundan kocasının sesi yükseldi:
“Bir su getir!”
Elif’in omuzları sarsıldı, dudaklarını birbirine bastırdı. Hiç ses çıkarmadı. Mutfağa dönüp bardağı doldurdu, içeri götürdü. Suyu verirken gözlerini televizyondaki anlamsız gürültüden ayırmayan kocasına baktı.
Mutfağa döndüğünde Alp’in banktan kalktığını ve apartmana doğru ağır adımlarla yürüdüğünü gördü. Kalbi, nedenini bilmediği bir hızla çarpmaya başladı. Bir bahane lazımdı; sadece bir anlık, o yüzü yakından görme isteği mantığının önüne geçti.
Kenardaki çöp poşetini kavradı. Vestiyerdeki gri şalını alıp, yüzünü çok açmadan ama özenle başının üzerine doladı. Kapıyı sessizce açıp koridora çıktı.
Tam o sırada asansörün metalik sesi yankılandı. Kapılar açıldı.
Alp, asansörden dışarı adımını attığı an duraksadı. Göz göze geldiler. Koridorun ışığı, ikisinin de yüzünü soluk bir ışıkla aydınlattı. Elif, adamın gözlerindeki o derin yorgunluğu ve hafif kızarıklığı fark etti. Alp, Elif’in elindeki poşete, sonra da şalının altından ona bakan ürkek gözlerine baktı.
“İyi akşamlar,” dedi Alp. Sesi, asansördekinden daha boğuk, daha kırıktı.
Elif, boğazındaki düğümü yutkunarak çözdü.
“İyi akşamlar,” diyebildi sadece.
Alp, cebinden anahtarını çıkarırken bakışlarını kaçırmadı ama bir şey de söylemedi. Kapısını açıp içeri girdiğinde, Elif hala elinde çöp poşetiyle koridorun ortasında duruyordu. Kendi kapısının arkasından gelen televizyon sesi ile Alp’in kapısının ardındaki o mutlak sessizlik arasında kalmıştı.
Elif içeri girip kapıyı kilitlediğinde, “Sadece bir bakıştı,” diye fısıldadı karanlığa.
Bölüm etkileşimi
