9. bölüm / 10
YAMAN6. Bölüm
Bölümler 10Şu an: 6. Bölüm
__________
Müziği dinlemeyi unutmayın))
__________
Yaman, kısa bir bilinç kaybı yaşadıktan sonra yavaş yavaş etrafındaki sesleri duymaya başladı. Biri bağırarak kolonya istiyordu. Sağlık ekipleriyle konuşan biri adres vermeye çalışıyordu etraftakilere de danışarak. Kendisinin de ses çıkardığını fark etti bir an. İstemsizce inliyordu. Nefes alamadığını hissetti, kaburgaları derisine batıyordu sanki. Bir an önce kaskı çıkarıp rahat bir nefes almak istedi ama ellerini nasıl hareket ettireceğini bilemedi. Etrafında büyük bir kalabalığın toplanmaya başladığını seziyordu. Tanıdık bir ses duydu sonra. Biri kaskını çıkarmaya çalışırken endişeli endişeli bağırıyordu.
"Yaman!"
"Yaman iyi misin?"
"Uyan Yaman!"
Ecrin'di bağıran. Burnunu çeke çeke ağlarken bir yandan da Yaman'ı kendine getirmeye çalışıyordu. Kaskı çıkarmaya çalışırken kalabalıktan biri müdahale etti.
"Oynatma kafasını! belki boynu falan kırılmıştır."
Bu sözü duyduktan sonra bir an Ecrin'in gözleri karardı. Ne yapacağını bilemez halde durduğu yere çöktü. O sırada Yaman, ellerini nasıl eskisi gibi hareket ettirebileceğini çözünce kaskın tokasını açıp tek hamlede kafasından çıkardı. Derin bir nefes alırken yine göğsünde o keskin ağrıyı hissetti ve daha ciğerlerini dolduramadan aldığı soluğu hemen geri verdi. Çevredekiler hep bir ağızdan bağırarak konuşmaya devam ediyordu.
"Tamam bir şeyi yokmuş çocuğun."
"Açılın biraz nefes alsın adam."
"Kardeşim aradın mı sen ambulansı?"
"Biraz geri çek abicim sen aracını."
Yaman kendine gelmeye başlamıştı. Az öce bir anda kararan dünya tekrardan aydınlanıverdi. Ecrin korku dolu ıslak gözleriyle ona bakıyordu. Ölmüş olmayı istedi bir an düştüğü durumdan utandığı için. Dağınık düşünceleri yavaş yavaş toparlanınca bunun daha da kötü olabileceğini geçirdi aklından. En azından hayattaydı. İki saat sonra unutmuş olacaktı herkes her şeyi.
Ecrin titreyen elleriyle Yaman'ın buz gibi ellerini tuttu. Bir süre eski sevgilisinin kömür karası gözlerine kilitlenip kaldıktan sonra zar zor konuşabildi. "İyi misin Yaman?"
Yaman, boş boş gözlerle Ecrin'e bakarken konuşmayı da bir an önce çözmesi gerektiğini anladı. Bir baş hareketiyle iyiyim demeye çalışırken tekrar nefesi tıkandı.
"Nerde kaldı bu ambulans ya?" Diye bağırdı Ecrin endişeli endişeli. Olayın üzerinden daha iki dakika bile geçmediğinin farkında değildi.
Kalabalık yine hep bir ağızdan konuşmaya başladı. Orta yaşlı bir adam milli tedavi olan tütün kolonyasını bir kez daha Yaman'ın bilekleriyle boynuna boca etti. İnsanlar böyle anlarda kolonyanın her şeyi çözebileceğine inanıyordu.
Yaman, nasıl konuşabileceğini hatırlayınca bütün gücüyle derin bir soluk çekti göğsüne ve bıçak gibi batan ağrıya aldırmadan homurtudan farksız bir sesle "İyiyim ben, yok bir şeyim." diyebildi sadece. Bu homurtu başta Ecrin olmak üzere kalabalığın genelini rahatlatmıştı. Bazıları olay ilginçliğini kaybedince normal hayatlarına devam edip oradan ayrılmıştı bile.
Doblonun sahibi kendisinde bir suç olmadığını anlatmaya çalışıyordu çevredekilere. 'Sinyalini verdiğini ve ışıklara varmadan önce şerit değiştirdiğini' söylüyordu. 'Yıllardır bu yollarda araç kullanıyordu. Çocuk bir anda arkadan geçirmişti ona.'
Yaman, onun bu sözlerini duyduktan sonra ayağa kalkıp suratına yumruğu geçirmemek için zor tutuyordu kendini. Oysa kalkabilecek durumda değildi, göğsündeki ağrı giderek artıyordu ve her nefes alışında farklı bir teknikle sinirlerini uyarıyordu. Hatanın kendisinde olmadığını, adam sinyal vermeden şerit değiştirdiği için kaza yaptıklarını söylemek istiyordu bağıra bağıra. Ecrin onun öfkelendiğini anlamıştı gözlerinden. Çakmak çakmak bakışlarla etrafı seyretmeye başlamıştı Yaman. Bu bakışlardan sonra bir öfke nöbeti gelirdi normal şartlarda.
Kalabalık, olay cazibesini kaybedince iyiden iyiye dağıldı. Doblo'nun sahibi hala kendini aklamaya çalışıyordu. Yaman onunla bir gün başka bir yerde karşılaşmayı diledi. Şu an kimseyle dövüşecek durumda değildi çünkü. Üstelik artık böyle şeyler yapmak da istemiyordu. Belki başka bir zaman Doblocu için ufak bir istisna yaratabilirdi.
Ecrin onu ellerini daha da sıkı tutarken onu sakinleştirmeye çalışıyordu. "Bir şeyin yok Yaman." diyordu yaşlı gözlerle tebessüm ederken. "Ceketinin önünü açmamı ister misin?"
Yaman tekrar başıyla onayladı. Bu iyi bir fikir olabilirdi çünkü dar deri ceketi göğüs kafesini bir zırh gibi sarıyordu. Ecrin ne kadar iyi olduğunu söylese de o kaburgalarında bir sorun olduğunu biliyordu. Nefesi ateş gibi yakıyordu ciğerlerini. Bu hissi biliyordu: küçükken bisikletle yokuş aşağı yüksek hızda inerken hakimiyetini kaybedip yerde taklalar atınca da buna benzer bir ağrıyla cebelleşmişti günlerce. O zamanlar sadece kaburgalarının arasındaki kasların ezildiğini söylemişti acil doktoru. Şimdi yarım bıraktığı işi tamamlayıp birkaç tanesini kırmıştı muhtemelen.
Ecrin, ceketin fermuarını çekip önünü açınca biraz rahatladı Yaman. Babasının, sinirden küplere binmiş halde onu okul bahçesinde beklerken neler düşündüğünü tahmin etmeye çalıştı. Haberi duyunca müdürün yüzüne yayılacak pişkin sırıtışı getirdi sözlerinin önüne. Bunlar ona iyi gelmedi, dünyanın tekrar kararıp kaybolmasından korktu. Aklına iyi şeyler getirip biraz rahatlamak istedi ama hiçbir şey bulamadı.
Asfalt bir musalla taşı gibi soğuk gelmeye başladı bir süre sonra. Yaman soğuğu severdi ama titremeye başlayınca göğsündeki ağrı daha da arttı. Tekrar bilincini kaybetmekten koktu. Bir an önce tanıdığı herkesten uzak bir yerde uzun bir uyku uyumak istiyordu. Kalkıp tekrar motoruna binerek garaja gidebilseydi keşke. Apo'nun çıraklara bir şeyler anlatıp durduğu bir öğle sonrası o kirli koltukta etraftaki sesleri dinleyerek kaygısızca uzanabilseydi.
"Üşüyor musun?" dedi Ecrin kendi ceketini de çıkarmaya çalışırken. Kafasıyla gerek yok demeye çalıştı Yaman. Eski sevgilisinden yeteri kadar yardım almıştı ve kendini kötü hissediyordu bu yüzden. Bunu bir yabancı teklif etse asla reddetmeyecekti.
Hayal kurmak gerçekten uykusunu getirmişti. Sesler su dibinden geliyormuşçasına bulanıklaştı. Zorlanarak nefes alırken titremeye devam ettiğini fark etti. Ambulansın belli belirsiz siren sesleri geliyordu uzaktan. Etrafına son tüm gücünü toplayıp bakmak istedi. Ecrin Yaman'ın telefonundan birileriyle konuşuyordu.
Kaza anındakine benzer bir karanlığa büründü dünya sonra.
__________________________
Selamlaar ❤️
Daha uzun bölümler gelmeye başlayacak yavaş yavaş
Bölümü nasıl buldunuz?
Ecrin ve Yaman'ın ilişkisi hakkındaki fikirlerinizi buraya yazabilirsiniz, sezce ne yapacaklar?
Oylayıp yorum yapmayı unutmayın))
Instagram: @eyupdivit
____________________
Bölüm etkileşimi
