3. bölüm / 15
Yalış adres3.Bölüm
Bölümler 15Şu an: 3.Bölüm
- 1 1.Bölüm300 kelime
- 2 2.Bölüm272 kelime
- 3 3.Bölüm309 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm286 kelime
- 5 5.Bölüm299 kelime
- 6 6.Bölüm257 kelime
- 7 7.Bölüm287 kelime
- 8 8.Bölüm274 kelime
- 9 9.Bölüm281 kelime
- 10 10.Bölüm261 kelime
- 11 11.Bölüm312 kelime
- 12 12.Bölüm418 kelime
- 13 13.Bölüm265 kelime
- 14 14.Bölüm368 kelime
- 15 15.Bölüm252 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
GÖKÇE'DEN DEVAM
Güzel bir hafta sonu geçirdikten sonra işe başlamıştım. Akşamları gece
kulübünde içki dağıtıyordum, sabahları da çevirmenlik yapıyordum. Beş dil
biliyordum; Fransızca, Almanca, Rusça, İngilizce ve Korece.Şimdi ise baristalık
yapıyordum. Ne kadar yorucu olsa da mecburdum. Kazandığım para ancak
kiraya ve kişisel ihtiyaçlarıma yetiyordu.
Üzerimde dizlerime kadar uzanan salaş
bir elbise vardı. Gelen müşterilerle ilgileniyordum. Sürekli aynı kişiler gelip
gidiyordu. En son kapıdan biri daha girdi. Giren kişi Araz'dı. Yanında biri
daha vardı, galiba arkadaşıydı.Ben onlara bakakalmışken başka bir müşteri geldi ve bana seslendi:
— Güzel hanımefendi, bana bir cin verir misiniz?
Hemen cini hazırlayıp adama uzattım.
— Buyurun.
Tam elimi çekecekken elimi yakaladı.
— Güzel hanım, eğer bugün boşsanız benimle gelebilir misiniz?
Kaşlarımı çattım.
— Ben eskort değilim, beyefendi. Çok istiyorsanız ilerideki eskortlarla ilgilenebilirsiniz.
— Hemen kızma yavrum. Parası neyse veririz.
— Beyefendi, gider misiniz? Yoksa güvenliği çağıracağım.
Bu sefer kolumdan tuttu. Ben çekiştirdikçe daha sert sıkıyordu. Tam tekrar elimi çekmeye çalışacaktım ki birisi adamı durdurdu.
Adamın tam yüzünün ortasına yumruğunu geçirdi.
— Sikerim lan seni! Kız seni istemiyor, daha ne ısrar ediyorsun? Siktir git, evladı! Canlar, gelin şu şerefsizi çöpe atın!
Beni kurtaran kişi Araz'dı.
Elimden tutup beni dışarıya kadar sürükledi.
— Araz, bırak kolumu! Canım acıyor.
— Pardon, çok sıktıysam...
Kolumu bıraktı.
— İyi misin?
— İyiyim. Teşekkür ederim beni kurtardığın için.
— Rica ederim. Hadi gel, seni evine bırakayım.
— Zahmet olmasın.
— Yok, hadi gel.
Beraber arabasına bindik ve yola koyulduk.
— Gökçe, yanlış anlama ama başka bir iş yok mu? Neden burada çalışıyorsun?
— Aslında öğlenleri çevirmenlik yapıyorum. Ama masraflarım çok oluyor. O yüzden geceleri de barmenlik yapıyorum.
— Her gün bu şerefsizlerle mi uğraşacaksın?
— İş iştir, Araz. Ben işimden memnunum.
— Peki, sen nasıl istiyorsan öyle olsun.
Daha sonra eve gidene kadar konuşmadık. Kısa bir süre sonra eve varmıştık.
— Görüşürüz.
— Görüşürüz.
Deyip arabadan indim ve eve doğru ilerledim.
Bölüm etkileşimi
