12. bölüm / 15
Yalış adres12.Bölüm
Bölümler 15Şu an: 12.Bölüm
- 1 1.Bölüm300 kelime
- 2 2.Bölüm272 kelime
- 3 3.Bölüm309 kelime
- 4 4.Bölüm286 kelime
- 5 5.Bölüm299 kelime
- 6 6.Bölüm257 kelime
- 7 7.Bölüm287 kelime
- 8 8.Bölüm274 kelime
- 9 9.Bölüm281 kelime
- 10 10.Bölüm261 kelime
- 11 11.Bölüm312 kelime
- 12 12.Bölüm418 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13.Bölüm265 kelime
- 14 14.Bölüm368 kelime
- 15 15.Bölüm252 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
GÖKÇE DEN DEVAM
Telefonumu yeniden elime aldım ve mesajdaki adresi açtım. Haritadaki
konuma birkaç saniye boyunca baktım. Burası şehrin biraz dışında, eski
depoların bulunduğu bir bölgeydi. Araz'ın neden orada olduğunu
bilmiyordum ama içimde kötü bir his vardı.Montumu giyip çantamı aldım.
Evden çıkmadan önce bir kez daha telefona baktım. Araz'dan hâlâ hiçbir
haber yoktu. Taksi bulmak için ana caddeye kadar yürüdüm. Adresi şoföre
gösterdiğimde adam kaşlarını çattı.
kızım, bu saatte oraya gitmek istediğine
emin misin? Oralar pek tekin değildir."
Yutkundum."Gitmem gerekiyor."Başka
bir şey söylemeden arabayı çalıştırdı.
Yol boyunca telefonumu elimden
bırakmadım. Araz'ın numarasını açıp arama tuşuna basmak istedim ama
vazgeçtim. Ya telefonu yanında değilse? Ya aramam yüzünden başına daha kötü
bir şey gelirse? Bu düşünceler bile nefesimi daraltmaya yetiyordu.Yaklaşık
yirmi dakika sonra taksi durdu."Buradan sonrası bana kalırsa yürüyerek gitme,"
dedi şoför.Ücretini ödeyip arabadan indim. Taksi uzaklaşırken etrafıma
baktım. Sokak lambalarının bazıları yanmıyordu. İleride, mesajdaki konumla
aynı yerde duran büyük ve eski bir depo vardı.Telefonumun fenerini açarak
depoya doğru yürüdüm. Kapının önüne geldiğimde duraksadım. İçeriden belli
belirsiz sesler geliyordu.Derin bir nefes alıp kapıyı yavaşça araladım."Araz?" diye
fısıldadım.Cevap gelmedi.Biraz daha ilerledim. Yerde kırılmış bir sandalye,
kenarda devrilmiş birkaç kutu vardı. Burası terk edilmiş gibi görünse de
içeride birilerinin bulunduğuna emindim.Tam geri dönmeyi düşünürken
üst kattan bir ses duydum.Kalbim hızla çarpmaya başladı. Telefonumun fenerini
kapatıp duvarın arkasına saklandım. Birkaç saniye sonra iki adam
merdivenlerden indi. Aralarında, başı öne eğilmiş birini sürüklüyorlardı.
Araz!Onu hemen tanımıştım. Bilekleri bağlıydı ve yürümekte zorlanıyordu.
Ağzımı kapatarak sessizce ağlamaya başladım.Adamlar onu deponun arka
tarafına götürdüklerinde hemen peşlerinden gitmek istedim ama ayak
sesleri yeniden duyulunca olduğum yerde kaldım.Bir süre sonra ortalık
sessizleşti.Telefonumu çıkarıp ekranı açtım. Tam birinden yardım istemeyi
düşünüyordum ki arkamdan gelen sesle irkildim."Burada ne işin var?"
Yavaşça arkamı döndüm. Karşımda yüzünü siyah bir maskeyle gizlemiş bir
adam duruyordu."Araz nerede?" diye sordum.Adam başını yana eğerek bana
baktı."Demek onun için geldin.""Ne istiyorsunuz ondan? Bırakın onu!"
Adam bir adım yaklaştı. Geri çekilirken telefonumu sıkıca kavradım."Telefonunu
yere bırak."Başımı iki yana salladım. "Hayır."Yüzündeki ifade değişti. Elini
uzatıp telefonumu aldı ve yere fırlattı. Ekranın kırılma sesi depoda yankılandı.
Gözlerim doldu. Artık yardım isteyebileceğim bir telefonum bile yoktu.
Adam kolumdan tutarak beni deponun arka tarafına sürükledi. Bir kapının
önünde durdu, kilidi açtı ve beni içeri itti.Başımı kaldırdığımda Araz'ı karşımda
gördüm."Gökçe!" diye bağırdı. "Buraya neden geldin?"Gözyaşlarım yanağımdan
süzülürken ona doğru koştum. Önünde diz çöküp bağlı ellerini tuttum."Seni
burada tek başına bırakamazdım."
Araz başını iki yana salladı. Gözlerinde
öfkeyle karışık bir korku vardı."Beni kurtarmaya geldiğini mi sanıyorsun?
Artık ikimizi de yakaladılar."Kapının kapanma sesiyle irkildik.Dışarıdan gelen
kilit sesi, içinde bulunduğumuz durumu acı bir şekilde yüzümüze vurdu. esirdim
Bölüm etkileşimi
