13. bölüm · 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında
📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında
Weak Hero Class — Bölüm 12: Plan Değişti
Baek-jin telefonundaki mesajı tekrar okudu.
"Plan değişti."
Çatıdaki herkes ona bakıyordu.
Si-eun'un dikkati ise hâlâ Beom-seok'un elindeki telefondaydı.
Si-eun: "Baek-jin."
Baek-jin başını kaldırdı.
Si-eun: "Su-ho'nun yanında sen varsın."
Baek-jin cevap vermedi.
Telefonun diğer ucundan Su-ho'nun sesi yeniden duyuldu.
Su-ho: "Si-eun."
Si-eun hemen telefona yaklaştı.
Si-eun: "Buradayım."
Su-ho: "Sakın buraya gelme."
Baku şaşkınlıkla telefona baktı.
Baku: "Neden?"
Su-ho: "Çünkü burası düşündüğünüz gibi değil."
Si-eun kaşlarını çattı.
Si-eun: "Neredesin?"
Su-ho: "Eski depo."
Hyo-man'ın yüzü değişti.
Hyo-man: "Eski depo mu?"
Su-ho bunu duydu.
Su-ho: "Hyo-man da mı orada?"
Hyo-man telefona yaklaştı.
Hyo-man: "Evet."
Kısa bir sessizlik oldu.
Su-ho: "O zaman ona sorun."
Hyo-man'ın yüzündeki ifade gerildi.
Hyo-man: "Neyi?"
Su-ho: "Dün gece bana ne söylediğini."
Hyo-man cevap veremedi.
Si-eun ona döndü.
Si-eun: "Ne söyledi?"
Hyo-man başını eğdi.
Hyo-man: "Ben... ona Baek-jin'in planını anlattım."
Baku: "Başka?"
Hyo-man sustu.
Si-eun: "Başka ne?"
Hyo-man: "Baek-jin'in seni hedef alacağını söyledim."
Si-eun'un gözleri daraldı.
Si-eun: "Bunu zaten biliyordum."
Telefonun diğer ucundan Su-ho'nun sesi geldi.
Su-ho: "Asıl mesele o değil."
Herkes tekrar telefona döndü.
Su-ho: "Baek-jin'in asıl amacı Si-eun değildi."
Si-eun'un yüzü ciddileşti.
Si-eun: "O zaman kim?"
Su-ho birkaç saniye sustu.
Su-ho: "Beom-seok."
Çatıdaki herkes Beom-seok'a baktı.
Beom-seok'un yüzü bembeyaz oldu.
Beom-seok: "Ben mi?"
Baek-jin sessizce ona baktı.
Seong-je'nin yüzündeki gülümseme ise tamamen kaybolmuştu.
Si-eun: "Neden?"
Su-ho cevap vermeden önce telefon hattında kısa bir parazit duyuldu.
Su-ho: "Çünkü..."
Ses kesildi.
Baku telefonu kontrol etti.
Baku: "Kapandı."
Si-eun hemen Baek-jin'e döndü.
Si-eun: "Ne yaptın?"
Baek-jin sakinliğini korumaya çalışıyordu.
Baek-jin: "Ben hiçbir şey yapmadım."
Seong-je ona baktı.
Seong-je: "Baek-jin."
Baek-jin cevap vermedi.
Seong-je: "Bu senin planın değil."
Baek-jin'in bakışları sertleşti.
Baek-jin: "Biliyorum."
Herkes sustu.
Si-eun bunu duyunca anladı.
Ortada Baek-jin'in bile kontrol edemediği başka bir kişi vardı.
Si-eun: "Demek asıl düşman sen değilsin."
Baek-jin Si-eun'a baktı.
Baek-jin: "Bunu söylemek için henüz erken."
Tam o sırada çatı kapısının yanında bir gölge belirdi.
Kimse fark etmeden orada durmuştu.
Sonra kişi içeri girdi.
Herkes ona döndü.
Jun-tae: "Bu..."
Gelen kişi Baku'ya baktı.
Sonra Si-eun'a.
Ve en sonunda Beom-seok'a.
Seong-je: "Demek sonunda geldin."
Kişi hiçbir şey söylemedi.
Sadece cebinden bir telefon çıkardı.
Ekranda Su-ho'nun son konumu görünüyordu.
Si-eun bir adım öne çıktı.
Si-eun: "Bizi oraya götürebilir misin?"
Kişi başını kaldırdı.
Hyo-man: "Evet."
Bir anlık sessizlikten sonra Si-eun çantasını aldı.
Si-eun: "O zaman gidiyoruz."
Baku başını salladı.
Baku: "Beraber."
Bu kez kimse itiraz etmedi.
Çünkü hepsi aynı şeyi biliyordu:
Su-ho'yu bulacaklardı.
Ve bu kez karşılarında yalnızca Baek-jin olmayacaktı.
