6. bölüm · 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında

📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında

Kim Seungmin

Weak Hero Class — Bölüm 5: Hyo-man
Sokak sessizdi.
Hyo-man birkaç metre ötede durmuş, ellerini cebine sokmuştu. Yüzünde ne bir gülümseme ne de korku vardı.
Su-ho bir adım öne çıktı.
Su-ho: "Bizi mi takip ediyorsun?"
Hyo-man cevap vermedi.
Si-eun gözlerini ondan ayırmıyordu.
Si-eun: "Baek-jin gönderdi, değil mi?"
Hyo-man'ın bakışları kısa bir anlığına değişti.
Bu küçücük hareket bile Si-eun'a yeterliydi.
Si-eun: "Anladım."
Hyo-man kaşlarını çattı.
Hyo-man: "Ne anladın?"
Si-eun: "Cevap vermemenden yeterince şey anladım."
Su-ho hafifçe güldü.
Su-ho: "Bu çocuk gerçekten sinir bozucu."
Hyo-man Su-ho'ya baktı.
Hyo-man: "Sen de fazla rahat görünüyorsun."
Su-ho: "Çünkü senden korkmuyorum."
Hyo-man birkaç saniye sustu.
Sonra bakışlarını Si-eun'a çevirdi.
Hyo-man: "Sana bir şey söylemeye geldim."
Si-eun bekledi.
Hyo-man: "Baek-jin'i hafife alma."
Su-ho'nun yüzündeki ifade ciddileşti.
Su-ho: "Bunu neden bize söylüyorsun?"
Hyo-man omuz silkti.
Hyo-man: "Çünkü söylemek istedim."
Su-ho: "Bu cevap değil."
Hyo-man: "Başka cevabım yok."
Si-eun birkaç saniye Hyo-man'ı inceledi.
Sonra sakin bir şekilde konuştu.
Si-eun: "Sen onların tarafında değilsin."
Hyo-man gözlerini kıstı.
Hyo-man: "Bunu nereden çıkardın?"
Si-eun: "Eğer tamamen onların tarafında olsaydın bizi uyarmak için buraya gelmezdin."
Hyo-man sustu.
Su-ho, Si-eun'a baktı.
Su-ho: "Haklı."
Hyo-man başını iki yana salladı.
Hyo-man: "Yanlış düşünüyorsunuz."
Arkasını döndü.
Hyo-man: "Ben sadece kendi tarafımdayım."
Birkaç adım attıktan sonra durdu.
Hyo-man: "Ama bir tavsiye vereyim."
Si-eun onu dinliyordu.
Hyo-man: "Baek-jin'le uğraşacaksanız önce etrafınıza bakın."
Sonra uzaklaştı.
Su-ho uzun süre Hyo-man'ın arkasından baktı.
Su-ho: "Bu çocuğun ne yaptığını anlamıyorum."
Si-eun çantasını omzuna aldı.
Si-eun: "Ben de."
Su-ho: "Peki şimdi?"
Si-eun: "Eve gidiyoruz."
Su-ho şaşırdı.
Su-ho: "Hepsi bu mu?"
Si-eun: "Şimdilik."
Ertesi sabah okulun havası değişmişti.
Koridorlarda öğrenciler fısıldaşıyordu.
Bir şey olmuştu.
Si-eun sınıfa girdiğinde Jun-tae pencerenin yanında duruyordu. Yüzündeki endişe hemen fark ediliyordu.
Si-eun: "Ne oldu?"
Jun-tae döndü.
Jun-tae: "Su-ho'yu gördün mü?"
Si-eun: "Hayır."
Jun-tae: "Baku da onu arıyor."
Si-eun'un kaşları hafifçe çatıldı.
Si-eun: "Neden?"
Jun-tae cevap veremeden sınıfın kapısı açıldı.
Baku içeri girdi.
Yüzü ciddi görünüyordu.
Baku: "Si-eun."
Si-eun ayağa kalktı.
Si-eun: "Ne oldu?"
Baku birkaç saniye sustu.
Baku: "Su-ho ortada yok."
Sınıf bir anda sessizleşti.
Si-eun'un bakışları sertleşti.
Si-eun: "Ne zamandır?"
Baku: "Dünden beri."
Si-eun çantasını aldı.
Si-eun: "Onu bulalım."
Baku başını salladı.
Kapının dışında ise biri onları izliyordu.
Beom-seok.
Ve onun arkasında, koridorun gölgelerinde Seong-je duruyordu.
Seong-je hafifçe gülümsedi.
Seong-je: "Şimdi işler eğlenceli olacak."