Bölümler 14Şu an: 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında
- 1 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında73 kelime
- 2 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında405 kelime
- 3 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında383 kelime
- 4 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında402 kelime
- 5 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında422 kelime
- 6 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında365 kelime
- 7 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında506 kelime
- 8 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında418 kelime
- 9 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında479 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında412 kelime
- 11 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında403 kelime
- 12 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında475 kelime
- 13 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında399 kelime
- 14 📖 Weak Hero Class: Sessizliğin Ardında378 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Weak Hero Class — Bölüm 8: İz
Hyo-man kapıya doğru yürüdü.
Si-eun hemen arkasından gidecekmiş gibi hareket etti fakat Baku kolunu hafifçe uzatarak onu durdurdu.
Baku: "Bekle."
Si-eun Baku'ya baktı.
Baku: "Bunun bir tuzak olmadığını nereden biliyoruz?"
Hyo-man arkasını döndü.
Hyo-man: "Bilmiyorsunuz."
Baku'nun kaşları çatıldı.
Hyo-man: "Ama Su-ho'yu bulmak istiyorsanız başka seçeneğiniz yok."
Si-eun birkaç saniye düşündü.
Sonra Baku'ya baktı.
Si-eun: "Ben gidiyorum."
Baku: "Tek başına gitmeyeceksin."
Si-eun: "Bunu söyleyeceğini biliyordum."
Baku başını salladı.
Baku: "O zaman beraber."
Hyo-man onları izledi.
Hyo-man: "Üçünüz gelin."
Jun-tae şaşkınlıkla ona baktı.
Jun-tae: "Üçümüz?"
Hyo-man: "Evet."
Si-eun kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken arkasından Baek-jin'in sesi geldi.
Baek-jin: "Hyo-man."
Hyo-man durdu.
Baek-jin: "Bunun geri dönüşü olmayabilir."
Hyo-man başını çevirmedi.
Hyo-man: "Biliyorum."
Ve dışarı çıktı.
Dördü okuldan ayrıldı.
Hyo-man önden yürüyordu.
Baku sürekli etrafı kontrol ediyor, Jun-tae ise sessizce Si-eun'un yanında ilerliyordu.
Bir süre sonra Jun-tae dayanamadı.
Jun-tae: "Gerçekten Su-ho'yu bulabilecek miyiz?"
Si-eun cevap vermeden önce Hyo-man konuştu.
Hyo-man: "Eğer geç kalmadıysak."
Bu cevap Jun-tae'yi daha da endişelendirdi.
Jun-tae: "Ne demek o?"
Hyo-man durdu.
Karşılarında eski, kullanılmayan bir bina vardı.
Hyo-man: "Buraya dün gece geldiler."
Baku binaya baktı.
Baku: "Kimler?"
Hyo-man: "Seong-je ve iki kişi daha."
Si-eun hemen sordu.
Si-eun: "Su-ho?"
Hyo-man başını salladı.
Hyo-man: "Onu burada görmedim."
Baku'nun yüzü düştü.
Baku: "O zaman neden buradayız?"
Si-eun binaya dikkatlice baktı.
Si-eun: "Çünkü burada başka bir şey var."
Baku ona döndü.
Baku: "Ne?"
Si-eun yere baktı.
Binanın girişinde yeni ayakkabı izleri vardı.
Si-eun: "Buraya biri yakın zamanda gelmiş."
Hyo-man şaşırdı.
Hyo-man: "Bunu nasıl fark ettin?"
Si-eun: "Toz."
Baku hafifçe gülümsedi.
Baku: "İşte benim tanıdığım Si-eun."
Si-eun ona baktı.
Si-eun: "Övgü gereksiz."
Binanın içine girdiler.
Koridor karanlıktı.
Duvarlarda eski afişler, yerde dağılmış birkaç kutu vardı.
Hyo-man bir kapının önünde durdu.
Hyo-man: "Buraya bakın."
Kapının üzerinde yeni bir çizik vardı.
Baku kapıyı açtı.
Oda boştu.
Jun-tae etrafa baktı.
Jun-tae: "Hiçbir şey yok."
Si-eun içeri girdi.
Masanın üzerinde küçük bir kâğıt gördü.
Kâğıdı aldı.
Üzerinde yalnızca birkaç kelime yazıyordu:
"Yanlış kişiyi arıyorsunuz."
Si-eun'un yüzü ciddileşti.
Baku: "Ne yazıyor?"
Si-eun kâğıdı ona uzattı.
Baku okudu.
Baku: "Bu ne demek?"
Hyo-man'ın yüzü değişti.
Hyo-man: "Bu... Baek-jin'in yazısı değil."
Si-eun başını kaldırdı.
Si-eun: "Seong-je'nin de değil."
Tam o sırada Jun-tae pencerenin önüne gitti.
Jun-tae: "Çocuklar..."
Herkes ona döndü.
Jun-tae dışarıyı gösteriyordu.
Sokağın karşısında biri duruyordu.
Uzaktan yüzü seçilmiyordu.
Ama üzerindeki okul ceketi tanıdıktı.
Si-eun gözlerini kıstı.
Si-eun: "Beom-seok."
Beom-seok onlara baktı.
Sonra arkasını dönüp koşmaya başladı.
Baku hemen kapıya yöneldi.
Baku: "Peşinden!"
Dördü aynı anda binadan çıktı.
Ama Beom-seok çoktan sokağın köşesini dönmüştü.
Si-eun yerde bir şey fark etti.
Küçük, siyah bir telefon.
Ekranı açıktı.
Gelen son mesaj hâlâ ekranda görünüyordu:
"Su-ho'yu gerçekten bulmak istiyorsan, Beom-seok'u takip et."
Si-eun telefonu eline aldı.
Baku ona baktı.
Baku: "Bu iş gittikçe karışıyor."
Si-eun gözlerini sokağın sonuna çevirdi.
Si-eun: "Hayır."
Bir an sustu.
Si-eun: "Şimdi ilk kez kimin ne yaptığını anlamaya başlıyorum."
Uzakta Hyo-man'ın telefonu titredi.
Ekranda tek bir mesaj vardı.
Baek-jin: "Artık sen de hedefsin."
Bölüm etkileşimi
