Bölüm 27 - Bir Dakika Bile Normal Olamıyoruz

Vaveyla Yazarı: Zeynep liva Akmanlar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 35Şu an: Bölüm 27 - Bir Dakika Bile Normal Olamıyoruz
  1. 1 Bölüm 1 - Yeni Bir Başlangıç429 kelime
  2. 2 Bölüm 2 - Aynı Çatı Altında483 kelime
  3. 3 Bölüm 3 - Ev Kuralları337 kelime
  4. 4 Bölüm 4 - Yeni Ev Arkadaşı1.238 kelime
  5. 5 Bölüm 5 - Yeni Düzen779 kelime
  6. 6 Bölüm 6 - Alışmak1.957 kelime
  7. 7 Bölüm 7 - Plansız Bir Gün1.337 kelime
  8. 8 Bölüm 8 - Beklenmedik Karşılaşma1.424 kelime
  9. 9 Bölüm 9 - Pazar Sürprizi1.224 kelime
  10. 10 Bölüm 10 - Beklenmedik Bir Ziyaret1.294 kelime
  11. 11 Bölüm 11 - Küçük Bir Fark1.264 kelime
  12. 12 Bölüm 12 - Kontrolüm Altında Değil1.540 kelime
  13. 13 Bölüm 13 - Artık Benim Danışanımsın1.181 kelime
  14. 14 Bölüm 14 - Ben Sadece İzleyeceğim1.392 kelime
  15. 15 Bölüm 15 - Fark Etmeden1.223 kelime
  16. 16 Bölüm 16 - Aklımın Bir Köşesinde2.486 kelime
  17. 17 Bölüm 17 - Leon Kennedy'nin Ucuz Taklidi1.827 kelime
  18. 18 Bölüm 18 - Kalbimin Sakladığı Şey1.487 kelime
  19. 19 Bölüm 19 - Sadece Bana mı Böyle?1.617 kelime
  20. 20 Bölüm 20 - Bir Lakabın Başlangıcı1.546 kelime
  21. 21 Bölüm 21 - Leon'un Ada'sı1.486 kelime
  22. 22 Bölüm 22 - Bir Adım Daha Yakın1.652 kelime
  23. 23 Bölüm 23 - Bu Kadar Yaklaşmak Zorunda mısın?1.393 kelime
  24. 24 Bölüm 24 - Kucağında Uyuyakalan Ada1.990 kelime
  25. 25 Bölüm 25 - Bu Kez Kaçma, Ada1.614 kelime
  26. 26 Bölüm 26 - Doğru Hitap Yanlış Zaman1.461 kelime
  27. 27 Bölüm 27 - Bir Dakika Bile Normal Olamıyoruz1.686 kelime · Okuduğun bölüm
  28. 28 Bölüm 28 - Yalnızca İkimiz1.909 kelime
  29. 29 Bölüm 29 - Her Zaman Güçlü Olmak Zorunda Değilsin1.592 kelime
  30. 30 Bölüm 30 - Kıskanmak Sana Yakışmıyor1.517 kelime
  31. 31 Bölüm 31 - Bir Şeylerden Şüpheleniyolar1.407 kelime
  32. 32 Bölüm 32 - O Kapıyı Kim Açtı!?1.167 kelime
  33. 33 Bölüm 33 - Artık Saklayamıyoruz1.794 kelime
  34. 34 Bölüm 34 - Bunu Bize Neden Söylemediniz?1.977 kelime
  35. 35 Bölüm 35 - Ev Dediğin, Yanında Kaldığın Yerdir2.023 kelime

Quinn o sabah gözlerini açtığında odasına dolan güneş ışığı yüzünden yeniden yorganın altına girdi. Birkaç dakika daha uyumak istiyordu ama komodinin üzerinde duran telefonunun ekranı aydınlandı.

Kennedy: Günaydın, güzelim. Uyandın mı? ❤️

Quinn daha gözlerini tam açamadan gülümsedi.

Quinn: Günaydın aşkım. Daha yeni uyandım.

Kennedy: Birazdan kahvaltı hazırlayacağım. Sen de gelir misin?

Quinn: Sen hazırlıyorsan gelmemek gibi bir ihtimalim yok.

Kennedy: Yani beni görmek için değil, yemek için geliyorsun.

Quinn: İkiniz de önemlisiniz. Kıskanma.

Kennedy: Tamam, o zaman sana en sevdiğin kahvaltıyı hazırlamıyorum.

Quinn: AŞKIM ŞAKAYDI.

Kennedy: Hahaha. On dakika sonra mutfakta görüşürüz, güzelim.

Quinn telefonu göğsüne bırakıp tavana baktı. Dudaklarındaki gülümsemeyi saklamaya bile çalışmadı.

İlişkilerinin henüz ikinci günüydü ama Kennedy'den gelen sıradan bir günaydın mesajı bile sabahını güzelleştirmeye yetiyordu.

Quinn yataktan kalkıp üzerini değiştirdi. Sol kolunu hâlâ askıda tutuyor, hareket ederken dikkat ediyordu. Aynanın karşısından geçerken saçlarını eliyle düzeltti ve odasından çıktı.

Merdivenlerden inerken mutfaktan kahve kokusu geliyordu.

Kennedy tezgâhın önünde durmuş, kahvaltıyla ilgileniyordu. Quinn kapıda birkaç saniye onu izledi. Kennedy'nin saçları gelişigüzel toplanmıştı ve üzerinde evde giydiği rahat siyah kıyafetler vardı.

Quinn'in yüzüne kendiliğinden bir gülümseme yerleşti.

Kennedy arkasını döndüğünde onu gördü.

Kennedy: Günaydın, güzelim.

Quinn: Günaydın, aşkım.

Kennedy'nin yüzündeki gülümseme biraz daha büyüdü. Quinn yanına geldiğinde dikkatlice eğilip yanağına küçük bir öpücük kondurdu.

Kennedy: Nasıl uyudun?

Quinn: İyiydi. Sen?

Kennedy: Seni düşünerek uyudum desem fazla mı romantik olur?

Quinn gülerek başını Kennedy'nin omzuna yasladı.

Quinn: Biraz.

Kennedy: O zaman doğruyu söyleyeyim. Telefonuma bakıp durdum, belki bir mesaj daha atarsın diye.

Quinn başını kaldırdı.

Quinn: Ciddi misin?

Kennedy: Evet. Dün gece seninle konuşmak güzeldi. Konuşma bitince biraz daha konuşmak istedim.

Quinn'in ifadesi yumuşadı. Kennedy'nin elini tuttu ve parmaklarını onun parmaklarının arasına geçirdi.

Quinn: Ben de seninle konuşmayı seviyorum.

Kennedy: Biliyorum.

Quinn: Her şeyi mahvetmeden güzel bir an yaşayabiliyor musun?

Kennedy gülerek onun alnına bir öpücük bıraktı.

Kennedy: Deniyorum, hayatım.

Quinn: İyi gidiyorsun.

Kennedy: Teşekkür ederim, sevgilim.

Quinn bir kez daha yanağına öpücük kondurduktan sonra masaya geçti.

Kahvaltı boyunca birbirleriyle günlük şeylerden konuştular. Kennedy gün içinde yapması gereken işleri anlattı, Quinn de spor salonundaki idari işlerinden bahsetti. Quinn'in kolu henüz iyileşmediği için antrenmanlara katılması söz konusu değildi ama evrak işleri ve çalışanlarla telefon görüşmeleri yapabiliyordu.

Kennedy: Bugün spor salonuna gidecek misin?

Quinn: Öğleden sonra birkaç dosyayı halletmem gerekiyor. Çok uzun kalmayacağım.

Kennedy: İstersen seni bırakabilirim.

Quinn: Senin işin yok mu?

Kennedy: Öğleden önce birkaç işim var. Sonra uygunum.

Quinn bir an düşündü.

Quinn: Birlikte gidebiliriz o zaman. Akşam da beraber döneriz.

Kennedy: Güzel olur.

Quinn gülümsedi.

Quinn: Sonra bir yerde yemek yeriz mi?

Kennedy: Randevu mu teklif ediyorsun bana?

Quinn: Evet. Sevgilimi yemeğe çıkarmak istiyorum. Bir sorun mu var?

Kennedy'nin gözleri parladı.

Kennedy: Hiçbir sorun yok. Hatta çok hoşuma gitti.

Quinn: Güzel. Çünkü hesabı sana ödetmeyi planlıyordum.

Kennedy kahkaha attı.

Kennedy: İşte şimdi tanıdığım Quinn geri geldi.

Quinn de gülmeye başladı.

Kennedy masanın altından elini uzatıp Quinn'in sağ elini tuttu. Quinn de parmaklarını onun eline doladı. Bir süre öyle oturdular.

İkisinin de acele etmesi gerekmiyordu.

Kahvaltıdan sonra Quinn üst kata çıkıp hazırlanırken Kennedy mutfağı toparladı. Ardından kendi çantasını alıp Quinn'in odasının kapısına geldi.

Kapıyı hafifçe tıklattı.

Kennedy: Güzelim, hazır mısın?

Quinn: Bir dakika!

Kennedy kapının önünde bekledi. Birkaç dakika sonra Quinn kapıyı açtı. Üzerinde bol siyah bir tişört, rahat bir pantolon ve her zamanki gümüş takıları vardı. Bordo saçları omuzlarından aşağı dökülüyordu.

Kennedy onu görünce gülümsedi.

Kennedy: Çok güzelsin.

Quinn'in yanakları hafifçe kızardı.

Quinn: Daha hiçbir şey yapmadım.

Kennedy: Güzel olmak için bir şey yapmana gerek yok.

Quinn birkaç saniye ona baktı. Sonra Kennedy'nin elini tuttu.

Quinn: Sen böyle konuşmaya devam edersen evden çıkamayacağız.

Kennedy: Benim için sorun değil.

Quinn: Benim için var. Karnım acıkacak.

Kennedy gülerek başını iki yana salladı.

Kennedy: Tamam, hadi gel.

Merdivenlerden inerlerken Quinn'in telefonu çaldı. Arayan Mia'ydı.

Quinn: Alo?

Mia: Günaydın, sevgili insan.

Quinn: Sana da günaydın. Neden bu kadar neşelisin?

Mia: Çünkü bugün işe geleceğini biliyorum ve seni sorguya çekeceğim.

Quinn: Senin başka işin yok mu?

Mia: Var ama bu daha önemli.

Raven'ın sesi arkadan duyuldu.

Raven: BİZ HER ŞEYİ ÖĞRENMEK İSTİYORUZ!

Quinn telefonu kulağından uzaklaştırdı.

Quinn: İkiniz de delisiniz.

Mia: Peki. Kennedy yanında mı?

Quinn refleksle Kennedy'ye baktı. Kennedy merdivenin sonunda bekliyor, gülümseyerek onu izliyordu.

Quinn: Evet, yanımda.

Mia: Ona söyle, selam söyledim.

Quinn: Söylemem.

Kennedy uzaktan seslendi.

Kennedy: Selam söyle, ben de ona selam söylüyorum!

Mia telefondan çığlık attı.

Mia: DUYDUM! KENNEDY, SENİ SEVİYORUZ!

Quinn gözlerini kapattı.

Quinn: Telefonu kapatıyorum. Hoşça kal.

Mia: AKŞAM HER ŞEYİ ANLATACAKSIN!

Quinn telefonu kapatıp derin bir nefes aldı.

Kennedy yanına geldi.

Kennedy: Arkadaşların bizi çok seviyor.

Quinn: Seni seviyorlar. Beni ise sinir etmekten hoşlanıyorlar.

Kennedy: Aynı şey değil mi?

Quinn güldü ve elini tuttu.

Quinn: Hadi, sevgilim. Yoksa gerçekten geç kalacağız.

Kennedy onun elini hafifçe sıktı.

Kennedy: Hadi, hayatım.

Spor salonuna vardıklarında Mia ve Raven onları kapıda karşıladı.

Raven'ın bakışları önce Quinn'e, sonra Kennedy'ye, ardından birbirlerini tutan ellerine kaydı.

Raven: Günaydın, çiftimiz.

Quinn ellerini hemen ayırdı.

Quinn: Günaydın. Buraya çalışmaya geldim, sorguya değil.

Mia: Biz de çalışıyoruz. İnsan kaynakları departmanımızın yeni görevi ilişkinizi denetlemek.

Quinn: Böyle bir departmanımız yok.

Raven: Artık var.

Kennedy gülümseyerek Quinn'in yanında durdu.

Kennedy: Günaydın, kızlar.

Mia: Günaydın, Kennedy. Quinn bugün seni kaç kez öptü?

Quinn: MIA!

Kennedy gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.

Kennedy: Bu soruya cevap vermek zorunda mıyım?

Raven: Hayır ama cevap verirsen çok mutlu oluruz.

Kennedy: O zaman sizi merakta bırakacağım.

Mia elini kalbine koydu.

Mia: Bu kadını daha çok sevdim.

Quinn: Ben gidiyorum.

Kennedy hemen onun peşinden yürüdü.

Kennedy: Bekle, güzelim.

Quinn durdu. Kennedy yanına geldiğinde yüzünde hâlâ gülümseme vardı.

Kennedy: Bir şeye ihtiyacın olursa beni ara, tamam mı?

Quinn: Tamam.

Kennedy: Kolunu da fazla yorma.

Quinn: Tamam, anne.

Kennedy gülerek Quinn'in yanağına küçük bir öpücük kondurdu. Ardından onun yüzüne baktı.

Kennedy: Akşam seni almaya gelirim.

Quinn'in gülümsemesi yumuşadı.

Quinn: Seni bekliyor olacağım.

Kennedy ayrıldıktan sonra Mia ve Raven, Quinn'in iki yanına geçti.

Quinn: Tek kelime etmeyin.

Mia: Bir şey demedik ki.

Raven: Biz sadece arkadaşımızın mutluluğunu izliyoruz.

Quinn: Sizin mutluluk anlayışınızdan korkuyorum.

Mia onun koluna dokunmamaya dikkat ederek omzuna hafifçe yaslandı.

Mia: Şaka bir yana, seni böyle mutlu görmek güzel.

Raven da gülümseyerek başını salladı.

Raven: Evet. Gerçekten mutlu görünüyorsun.

Quinn'in yüzündeki ifade yumuşadı.

Quinn: Mutluyum.

Bu kez ikisi de şaka yapmadı.

Çünkü Quinn'in bunu söylerkenki hâli, her şeyden daha açıklayıcıydı.

Akşam Kennedy söz verdiği gibi Quinn'i almaya geldi. Quinn'in işleri planladığından biraz uzun sürmüştü ama Kennedy beklemekten şikâyet etmedi.

Quinn arabaya bindiğinde ilk yaptığı şey Kennedy'nin elini tutmak oldu.

Kennedy ona döndü.

Kennedy: Yoruldun mu?

Quinn: Biraz. Ama şimdi daha iyiyim.

Kennedy gülümsedi.

Kennedy: Güzel. Çünkü seni güzel bir yere götüreceğim.

Quinn: Neresi?

Kennedy: Sürpriz.

Quinn: Bana ipucu ver.

Kennedy: Güzel yemekler var.

Quinn: Tamam, kabul ediyorum.

Kennedy güldü.

Kennedy: Başka bir şey istemiyor musun?

Quinn ona baktı.

Quinn: İstiyorum.

Kennedy: Ne?

Quinn elini hafifçe sıktı.

Quinn: Seninle baş başa zaman geçirmek.

Kennedy'nin yüzündeki gülümseme yumuşadı.

Kennedy: Ben de tam olarak bunu istiyorum, güzelim.

Akşam yemeğinden sonra eve döndüklerinde malikanenin büyük ölçüde sessiz olduğunu fark ettiler. Damon'ın bir işi çıkmıştı, Seraphina da onunla birlikte dışarıdaydı.

Quinn kapıdan girer girmez rahat bir nefes aldı.

Quinn: Sonunda.

Kennedy ceketini çıkarıp askıya astı.

Kennedy: Yorucu bir gün müydü?

Quinn: Biraz. Ama güzeldi.

Kennedy yanına geldi.

Kennedy: Benimle geçirdiğin için mi?

Quinn gülümsedi.

Quinn: Belki.

Kennedy: Belki mi?

Quinn: Biraz da yemekler güzeldi.

Kennedy başını iki yana salladı.

Kennedy: Seni seviyorum ama bazen gerçekten sabrımı sınıyorsun.

Quinn bir anda sustu.

Kennedy de sustu.

Sözler ağzından doğal bir şekilde çıkmıştı. Bunu söylerken plan yapmamış, özel bir an yaratmaya çalışmamıştı.

Quinn yavaşça ona döndü.

Quinn: Ne dedin?

Kennedy'nin yüzünde hafif bir şaşkınlık belirdi. Ardından Quinn'in elini tuttu.

Kennedy: Seni seviyorum, Quinn.

Quinn'in gözleri yumuşadı.

Kennedy: Bunu söylemek için acele etmek istemiyordum. Ama hissettiğim şey bu. Seni seviyorum.

Quinn birkaç saniye boyunca cevap veremedi. Sonra bir adım yaklaşıp Kennedy'ye sarıldı.

Kennedy de ona dikkatlice sarıldı, sol koluna baskı yapmamaya özen gösterdi.

Quinn başını onun omzuna yasladı.

Quinn: Ben de seni seviyorum.

Kennedy gözlerini kapatıp onu biraz daha kendine yaklaştırdı.

Quinn: Hem de çok.

Kennedy: Bunu duymayı uzun zamandır istiyordum.

Quinn başını kaldırdı.

Quinn: Daha iki gündür sevgiliyiz.

Kennedy gülümseyerek alnını onun alnına yasladı.

Kennedy: Biliyorum. Ama seni sevmem iki gün önce başlamadı.

Quinn'in dudaklarında küçük bir gülümseme belirdi.

Quinn: Ben de seni daha önce seviyordum. Sadece kendime söylemiyordum.

Kennedy ona baktı.

Kennedy: Peki şimdi?

Quinn: Şimdi sana söylüyorum.

Kennedy eğilip onu öptü. Quinn de gülümseyerek karşılık verdi. Öpücükleri ayrıldığında Quinn başını Kennedy'nin omzuna yasladı ve ikisi bir süre sessizce sarıldı.

Sonra Quinn hafifçe doğruldu.

Quinn: Bir şey soracağım.

Kennedy: Sor, aşkım.

Quinn: Bunu ailelerimizden ne kadar süre saklayacağız?

Kennedy'nin yüzündeki gülümseme biraz azaldı. Quinn'in sorusunu ciddiye alıyordu.

Kennedy: Şu an için acele etmek istemiyorum. Biraz kendimiz yaşayalım. Sonra birlikte doğru zamanı düşünürüz.

Quinn başını salladı.

Quinn: Ben de öyle düşünüyorum. Sadece… babamın öğrenmesini istemiyorum.

Kennedy onun elini tuttu.

Kennedy: Henüz hazır değilsen anlatmak zorunda değilsin. Ama bir gün konuşmamız gerekecek. O zaman da bunu birlikte yapacağız.

Quinn derin bir nefes aldı.

Quinn: Birlikte.

Kennedy: Birlikte.

Quinn gülümsedi ve yeniden ona sarıldı.

Tam o sırada üst kattan bir ses duyuldu.

Damon: Quinn? Eve geldiniz mi?

İkisi bir anda birbirinden ayrıldı.

Quinn'in gözleri büyüdü.

Kennedy fısıldadı.

Kennedy: Sakin ol.

Quinn: Sakinim.

Damon: Sesinizi duydum. Salonda mısınız?

Quinn hemen koltuğun diğer tarafına geçti. Kennedy de sehpanın üzerindeki dergiyi eline aldı.

Damon salona girdiğinde ikisini ayrı yerlerde otururken buldu.

Damon: Akşamınız nasıl geçti?

Quinn: Güzel, baba.

Kennedy: Güzel bir yemek yedik.

Damon ikisine baktı. Sonra başını salladı.

Damon: İyi. Ben de birazdan odama geçeceğim. İyi geceler.

Quinn: İyi geceler, baba.

Damon salondan çıkınca Quinn birkaç saniye bekledi. Ardından Kennedy'ye dönüp sessizce konuştu.

Quinn: Kalbim yerinden çıkacaktı.

Kennedy gülmemek için kendini zor tuttu.

Kennedy: Ama gayet iyi idare ettin.

Quinn: Sen de dergi okuyormuş gibi yaptın!

Kennedy: Çok ilginç bir yazıydı.

Quinn kahkaha attı, sonra hemen sesini kıstı.

Quinn: Sus, duyacak!

Kennedy onun yanına yaklaştı ve elini tuttu.

Kennedy: Hadi, yukarı çıkalım. Yarın da görüşeceğiz.

Quinn gülümsedi.

Quinn: İyi geceler, aşkım.

Kennedy: İyi geceler, güzelim.

Quinn merdivenlere yönelmeden önce Kennedy'ye kısa bir öpücük verdi ve odasına çıktı.

Kennedy arkasından bakarken gülümsedi.

Henüz aileleri hiçbir şey bilmiyordu.

Şimdilik her şey yolundaydı.

Ama bu evde iki kişinin birbirine böyle bakmaya devam edip kimseye belli etmemesi, düşündüklerinden çok daha zor olacaktı.

Ve ikisi de bunun farkındaydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18