13. bölüm / 35
🖤Üvey Kardeş🖤Bölüm 13 - Artık Benim Danışanımsın
Bölümler 35Şu an: Bölüm 13 - Artık Benim Danışanımsın
- 1 Bölüm 1 - Yeni Bir Başlangıç429 kelime
- 2 Bölüm 2 - Aynı Çatı Altında483 kelime
- 3 Bölüm 3 - Ev Kuralları337 kelime
- 4 Bölüm 4 - Yeni Ev Arkadaşı1.238 kelime
- 5 Bölüm 5 - Yeni Düzen779 kelime
- 6 Bölüm 6 - Alışmak1.957 kelime
- 7 Bölüm 7 - Plansız Bir Gün1.337 kelime
- 8 Bölüm 8 - Beklenmedik Karşılaşma1.424 kelime
- 9 Bölüm 9 - Pazar Sürprizi1.224 kelime
- 10 Bölüm 10 - Beklenmedik Bir Ziyaret1.294 kelime
- 11 Bölüm 11 - Küçük Bir Fark1.264 kelime
- 12 Bölüm 12 - Kontrolüm Altında Değil1.540 kelime
- 13 Bölüm 13 - Artık Benim Danışanımsın1.181 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 Bölüm 14 - Ben Sadece İzleyeceğim1.392 kelime
- 15 Bölüm 15 - Fark Etmeden1.223 kelime
- 16 Bölüm 16 - Aklımın Bir Köşesinde2.486 kelime
- 17 Bölüm 17 - Leon Kennedy'nin Ucuz Taklidi1.827 kelime
- 18 Bölüm 18 - Kalbimin Sakladığı Şey1.487 kelime
- 19 Bölüm 19 - Sadece Bana mı Böyle?1.617 kelime
- 20 Bölüm 20 - Bir Lakabın Başlangıcı1.546 kelime
- 21 Bölüm 21 - Leon'un Ada'sı1.486 kelime
- 22 Bölüm 22 - Bir Adım Daha Yakın1.652 kelime
- 23 Bölüm 23 - Bu Kadar Yaklaşmak Zorunda mısın?1.393 kelime
- 24 Bölüm 24 - Kucağında Uyuyakalan Ada1.990 kelime
- 25 Bölüm 25 - Bu Kez Kaçma, Ada1.614 kelime
- 26 Bölüm 26 - Doğru Hitap Yanlış Zaman1.461 kelime
- 27 Bölüm 27 - Bir Dakika Bile Normal Olamıyoruz1.686 kelime
- 28 Bölüm 28 - Yalnızca İkimiz1.909 kelime
- 29 Bölüm 29 - Her Zaman Güçlü Olmak Zorunda Değilsin1.592 kelime
- 30 Bölüm 30 - Kıskanmak Sana Yakışmıyor1.517 kelime
- 31 Bölüm 31 - Bir Şeylerden Şüpheleniyolar1.407 kelime
- 32 Bölüm 32 - O Kapıyı Kim Açtı!?1.167 kelime
- 33 Bölüm 33 - Artık Saklayamıyoruz1.794 kelime
- 34 Bölüm 34 - Bunu Bize Neden Söylemediniz?1.977 kelime
- 35 Bölüm 35 - Ev Dediğin, Yanında Kaldığın Yerdir2.023 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Quinn, sakatlığından sonraki sabah gözlerini açtığında ilk düşündüğü şey kolunun ağrısı değil, spor salonuna gidemeyecek olmasıydı.
Telefonunu sağlam eliyle alıp ekrana baktı. Mia'dan birkaç mesaj, Raven'dan bir fotoğraf ve spor salonunun grup sohbetinde bir sürü bildirim vardı. Fotoğrafta Mia, Quinn'in masasının üzerine bıraktığı kahve kupasını tutuyor, altına da “Patron yokken işletme bize kaldı.” yazıyordu.
Quinn fotoğrafı görünce güldü.
Quinn: Kendinizi bir gün yalnız bırakınca şirketi ele geçirmeye çalışıyorsunuz.
Mia hemen cevap verdi.
Mia: Sen dinlen. Şirketimizi büyütüyoruz.
Raven: Şirket dediği iki dambıl ve bir kahve makinesi.
Quinn: Kahve makinesine dokunmayın. Geri kalan her şey sizin olabilir.
Mesajlaşırken odasının kapısı hafifçe çalındı. Kennedy elinde kahvaltı tepsisiyle içeri girdi.
Kennedy: Günaydın. Uyandın mı?
Quinn: Hayır. Rüyamda spor salonunu devralmışlardı, uyanmaya çalışıyorum.
Kennedy tepsiyi yatağın yanındaki küçük masaya bıraktı.
Kennedy: Mia ve Raven mı?
Quinn şaşkınlıkla başını kaldırdı.
Quinn: Sen nereden biliyorsun?
Kennedy: Dün akşam Damon'a mesaj attıklarında salondaydım. İkisi de seni dinlenmeye ikna etmeye çalışıyordu.
Quinn: Çok komik. Kimse beni ikna edemez. Ben zaten dinleniyorum.
Kennedy yatağın kenarındaki sandalyeye oturdu.
Kennedy: Dün gece uyurken bile kolunu hareket ettirmeye çalıştın.
Quinn: Kaşınmıştı.
Kennedy: Kolunun içi mi?
Quinn birkaç saniye sustu.
Quinn: Ayrıntılara takılmasak?
Kennedy gülümseyerek kahvaltı tepsisini ona yaklaştırdı. Quinn'in önündeki tabağı düzenlemesine yardım etti, sonra da doktorun verdiği talimatları hatırlattı. Quinn bunları zaten biliyordu ama Kennedy'nin tekrar etmesine itiraz etmedi.
Çünkü kendi kendine itiraf etmese de birinin işleri kolaylaştırması hoşuna gidiyordu.
Yalnızca bunun sürekli olmasına alışmak istemiyordu.
Quinn: Bu arada bugün spor salonuna gitmem gerekiyor.
Kennedy'nin eli havada kaldı.
Kennedy: Hayır, gerekmiyor.
Quinn: Orada danışanlarım var.
Kennedy: Mia ve Raven var.
Quinn: Programları kontrol etmem gerekiyor.
Kennedy: Bilgisayarın burada.
Quinn: Ekipmanlarla ilgili—
Kennedy: Quinn.
Quinn sustu.
Kennedy: Kolunu kırdın. Şu an yapman gereken şey iyileşmek. Spor salonunun bütün sorumluluğunu tek başına taşımak zorunda değilsin.
Quinn kaşlarını çattı.
Quinn: Bunu biliyorum.
Kennedy: O zaman neden hâlâ pazarlık ediyoruz?
Quinn: Çünkü seninle konuşmak yorucu.
Kennedy: Kahvaltını bitir. Sonra ben hazırlanacağım.
Quinn: Nereye gidiyorsun?
Kennedy ayağa kalktı.
Kennedy: Spor salonuna.
Quinn'in yüzündeki ifade bir anda değişti.
Quinn: Ne?
Kennedy: Doktorunla konuştum. Kontrol randevusunda, iyileşme sürecini takip edecek bir fizyoterapist belirlenmesini istediğini söylemiştin. Doktor, mesleğim nedeniyle senin durumunu takip etmemin uygun olabileceğini düşündü. Sen de kabul edersen, spor salonuna uğrayıp Mia ve Raven'la konuşacağım.
Quinn birkaç saniye ona baktı.
Quinn: Bir dakika. Sen benim spor salonuma mı geleceksin?
Kennedy: Evet.
Quinn: Antrenman yaptırmaya mı?
Kennedy: Hayır. Senin iyileşme sürecini konuşmaya ve işlerinin nasıl yürüdüğünü görmeye.
Quinn: Yani artık hem evde hem işte karşıma çıkacaksın.
Kennedy: Şikâyet ettiğini duymak istemiyorum. Dün gece kolunu yastığın altına sıkıştırıp uyumaya çalışıyordun.
Quinn: O olayın da mı şahidi oldun?
Kennedy: Ne yazık ki.
Quinn başını yastığa bıraktı.
Quinn: Benim itibarım kalmadı.
Kennedy gülümseyerek kapıya yöneldi.
Kennedy: Kahvaltını bitir, Quinn.
Quinn arkasından seslendi.
Quinn: Bana orada da emir verme!
Kennedy kapıdan çıkarken cevap verdi.
Kennedy: Bunu garanti edemem.
Öğleden sonra Kennedy, Quinn'in çalıştığı spor salonuna gitti.
Mia onu kapıda karşıladığında yüzündeki şaşkınlığı gizleyemedi.
Mia: Kennedy? Bir şey mi oldu?
Kennedy: Merak etme, Quinn evde. Doktoruyla görüştüm. İyileşme sürecini takip edeceğim. Önce sizinle konuşmak istedim.
Raven da yanlarına geldi.
Raven: Quinn'in kolu hakkında mı?
Kennedy: Evet. Doktorun önerilerini dikkate almamız gerekiyor. Quinn'in bir süre antrenman yapamayacağını biliyorsunuz. İşlerinin aksamaması için görevlerini nasıl paylaşabileceğimizi konuşabiliriz.
Mia'nın yüzündeki endişe biraz azaldı.
Mia: Açıkçası dün buradan giderken çok üzgündü. Spor salonundan uzak kalmak onu düşündüğümüzden fazla etkiledi.
Kennedy başını salladı.
Kennedy: Tahmin edebiliyorum. Ama tamamen işinden kopması gerekmiyor. Uygun olduğu sürece programları düzenleyebilir, danışanlarıyla iletişimde kalabilir. Fiziksel olarak yapmaması gerekenleri ise zorlamamalı.
Raven: Bunu kendisine de anlatır mısın? Çünkü biz söyleyince bizi duymuyor.
Kennedy hafifçe güldü.
Kennedy: Deneyeceğim. Ama çok umutlanmayın.
Üçü, Quinn'in danışan programlarını ve salonun günlük işleyişini gözden geçirdi. Mia ile Raven görev paylaşımını üstlenebileceklerini söylediler. Kennedy de Quinn'in evden takip edebileceği işleri belirledi.
Konuşma bittiğinde Mia'nın aklına bir şey geldi.
Mia: Peki, Quinn'in kolu için fizyoterapiye ne zaman başlayacaksınız?
Kennedy: Önce ortopedi uzmanının kontrolü ve açık onayı gerekiyor. Kırığın durumuna göre plan yapılacak. Şimdilik kolunu koruması ve doktorun talimatlarına uyması önemli.
Raven: İyi ki sen varsın.
Kennedy: Öncelikle onun doktorunun önerileri var. Ben de mesleki bilgimle yardımcı olacağım.
Tam o sırada salonun girişinde Ethan belirdi. Elinde spor çantası vardı. Resepsiyona yönelirken Kennedy'yi fark etti.
Ethan: Merhaba. Quinn bugün burada değil mi?
Mia, Raven'a kısa bir bakış attı. Kennedy ise sakinliğini korudu.
Kennedy: Quinn bir süre dinlenecek. Kolundan sakatlandı.
Ethan'ın yüzü ciddileşti.
Ethan: Ne? Nasıl oldu?
Raven: Antrenman sırasında dengesini kaybetti. Hastaneye gittik. Şu an evde dinleniyor.
Ethan: Geçmiş olsun. Umarım çabuk iyileşir.
Kennedy: Teşekkür ederim.
Ethan kısa bir sessizliğin ardından çantasını düzeltti.
Ethan: Ben de zaten bugün antrenmana gelecektim. Programımı başka bir güne mi alsak?
Mia: İstersen Raven bugün seninle ilgilenebilir.
Ethan bir an düşündü, sonra başını salladı.
Ethan: Olur. Teşekkürler.
Kennedy, Ethan'ın Quinn hakkında daha fazla soru sormadığını fark etti. Genç adamın davranışı doğal ve ölçülüydü. Konuşmayı uzatmadan Raven'la birlikte antrenman alanına geçti.
Kennedy de salondan ayrılmadan önce Mia'ya döndü.
Kennedy: Bir şeye ihtiyacınız olursa beni arayabilirsiniz. Quinn'in her şeyi kendi başına halletmeye çalışmasına da engel olun.
Mia gülümsedi.
Mia: Bunun için ayrı bir uzmanlık gerekiyor.
Kennedy: Farkındayım.
Akşam Kennedy eve döndüğünde Quinn salonda oturmuş, dizüstü bilgisayarından danışanlarının programlarını düzenliyordu. Cyrius ayaklarının dibinde uyuyordu.
Kennedy kapıdan girer girmez Quinn başını kaldırdı.
Quinn: Ne kadar kaldın?
Kennedy: Birkaç saat.
Quinn: Mia ne dedi?
Kennedy ceketini çıkarıp koltuğun arkasına astı.
Kennedy: İşlerin yürüyecek. Mia ve Raven görevleri paylaşacak. Sen de evden yapabileceğin işleri takip edebilirsin.
Quinn: Ben zaten bunu söylemiştim.
Kennedy: Evet. Fakat bunu söylerken aynı zamanda yarın spor salonuna gitmeyi planlıyordun.
Quinn dudaklarını büzdü.
Quinn: O ayrıntıyı unutamaz mısın?
Kennedy: Hayır.
Quinn bilgisayarını kapatıp ona döndü.
Quinn: Peki, doktor gerçekten seni mi görevlendirdi?
Kennedy yanındaki koltuğa oturdu.
Kennedy: Doktorun önerisiyle, evet. Ama bunun için senin de onayın gerekiyor. Ben senin fizyoterapistin olabilirim; ancak tedavi planı ortopedi uzmanının belirlediği sınırlar içinde ilerleyecek. Acele etmeyeceğiz.
Quinn: Bana acımadığın sürece sorun yok.
Kennedy'nin yüzü ciddileşti.
Kennedy: Sana acımıyorum, Quinn. Sakatlandın ve desteğe ihtiyacın var. Bu seni daha az güçlü yapmaz.
Quinn gözlerini bir an kaçırdı. Bu cümle beklediğinden daha fazla dokunmuştu.
Quinn: İnsanların bana yardım etmesine pek alışık değilim.
Kennedy: Fark ettim.
Quinn: Her şeye yorum yapmak zorunda mısın?
Kennedy: Mesleğimin bir parçası.
Quinn güldü.
Quinn: Yalan. Sen doğuştan böylesin.
Kennedy de gülümsedi.
Kennedy: Belki.
Kısa bir sessizlik oldu. Quinn, sağlam eliyle saçını kulağının arkasına itti.
Quinn: Tamam. Sen takip edeceksen kabul ediyorum. Ama bana çocukmuşum gibi davranmayacaksın.
Kennedy: Anlaştık. Sen de doktorun talimatlarını dinleyeceksin.
Quinn: Bu sözleşmenin maddeleri giderek ağırlaşıyor.
Kennedy elini uzatıp tokalaşmayı teklif etti.
Kennedy: Kabul ediyor musun?
Quinn onun eline baktı, sonra gülümseyerek elini uzattı.
Quinn: Kabul ediyorum.
Kennedy elini sıktı.
Kennedy: Güzel. İlk kural: Bu gece bilgisayarını kapatıp dinleniyorsun.
Quinn'in gülümsemesi kayboldu.
Quinn: Daha sözleşmenin üzerinden on saniye geçmedi!
Kennedy kahkaha attı. Quinn de istemeden gülmeye başladı.
Bir süre sonra Kennedy mutfağa gidip yemek hazırlamaya koyuldu. Quinn koltuğunda kalırken ilk kez önündeki günleri düşününce yalnızca endişe hissetmedi.
İyileşmesi zaman alacaktı. Spor salonuna dönmesi hemen mümkün olmayacaktı. Üstelik artık evdeki küçük atışmalarının yanında, Kennedy'nin profesyonel gözetiminde geçireceği yeni bir dönem vardı.
Quinn henüz bunun ikisi arasındaki yakınlığı nasıl değiştireceğini bilmiyordu.
Ama Kennedy'nin yanında olmasını istemişti.
Ve bu kez, yardım teklifini kendisi kabul etmişti.
Bölüm etkileşimi
