6. bölüm / 7
Umutlar ve YalanlarBölüm 6: Siyah Şemsiye
Bölümler 7Şu an: Bölüm 6: Siyah Şemsiye
- 1 Bölüm 1: Tesadüf370 kelime
- 2 Bölüm 2: Yanıltıcı Yansıma531 kelime
- 3 Bölüm 3: Sahte Kahraman470 kelime
- 4 Bölüm 4: Beklenmedik Suçlama608 kelime
- 5 Bölüm 5: Görünmeyen Yük1.308 kelime
- 6 Bölüm 6: Siyah Şemsiye595 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Bölüm 7: Eksik Parça558 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cezaları bitene kadar sınıfta kimseden çıt çıkmadı. Tyler her zamanki gibi tepkisizdi, Jayden da ondan farksızdı. Hope ise çenesini eline dayamış, öylece dışarıyı izliyordu.Sonunda iki saatlik ceza bittiğinde Hope eşyalarını toparladı, çantasını omzuna atıp hızlıca sınıftan çıktı. Okuldan çıkıp eve doğru hızlı adımlarla yürümeye başladığı sırada gökyüzü birkaç kez gürledi ve aniden yağmur indirdi.Hope derin bir nefes aldı. "Neyse, çok yağmıyor. Acele edersem hemen varırım," diye düşünerek adımlarını hızlandırdı. Fakat düşündüğünün aksine yağmur iyice şiddetlendi ve fırtınaya dönüştü. Hızla yere bakarak, yağmurdan korunmaya çalışıp yürürken arkasından uzanan bir el onu kolundan tutarak durdurdu.Arkasını döndüğünde karşısında Tyler'ı buldu. Elinde tuttuğu siyah şemsiyenin altından sakin bir şekilde ona bakıyordu."Islanıyorsun, beraber gidelim. Seni evine kadar götüreyim."Hope şaşkınlıktan donakalmış, öylece Tyler'ın yüzüne bakıyordu."Hadi," dedi Tyler ve beklemeden yürümeye başladı.Hope da hemen kendine gelip ona ayak uydurdu ve şemsiyenin altına girdi."Evin nerede?" diye sordu Tyler.Hope yolu tarif ettikten sonra fırtınalı havada yan yana yürümeye başladılar. Tyler öylece önüne bakıyor, son derece umursamaz görünüyordu. İstemsizce sessizliği bozan Hope oldu."Beni nasıl buldun?"Tyler ona dönmeden, sanki bu soruyu bekliyormuş gibi soğukkanlılıkla cevap verdi."Ben de o tarafa gidiyordum. Evlerimizin yolu belli bir noktaya kadar aynı sayılır.""Anladım..."Tyler bir anda hafifçe kıkırdadı."Neden gülüyorsun?" diye sordu Hope."Beni seni takip ettiğimi falan mı sandın yoksa?"Hope şaşırıp anında savunmaya geçti."Hayır! Neden öyle düşüneyim ki... Sadece merak ettim."Tyler cevap vermedi ve sessizce yola devam ettiler.Sonunda Hope'un evinin önüne geldiklerinde yağmur da biraz hafiflemişti."Bana büyük bir iyilik yaptın. Teşekkürler," dedi Hope.Tyler şemsiyeyi hafifçe eğip arkasını döndü. "İçeri gir. Daha fazla ıslanma."Tyler yürümeye başladığında Hope'un kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyor, yanakları yanıyordu. "Y-ya sen!" diye seslendi arkasından ama Tyler çoktan uzaklaşmıştı. Hope yutkundu, şemsiyenin altında ona değen kolunu tutarak yavaşça eve girdi.Eve girer girmez annesi Sophia telaşla yanına geldi ve kızının ıslak saçlarını kontrol etmeye başladı."Ah canım, çok mu ıslandın?"Hope annesine hafifçe gülümsedi. "Biraz. Hemen üzerimi değiştiririm."Odasına geçip hızlıca kuru kıyafetler giydi. Islak kıyafetlerini kirli sepetine atmak için kapıyı açtığında karşısında ablasını buldu."Violet?"Violet imalı bir şekilde gülümsedi. "Elindekileri bırakıp hemen gel. Odanda bekliyorum."Violet geçip Hope'un yatağına oturdu. Hope da kıyafetleri banyoya bırakıp ablasının yanına geldi, kapıyı kapatıp oturdu."Ne oldu? Noah'la mı alakalı yoksa?"Violet kıkırdayıp kumral saçlarını geriye attı. "O da var ama ilk önce başka bir şeyden bahsedeceğim."Hope merakla kaşlarını çattı, ablasının omzuna yavaşça vurdu. "Hadi ama, söyle artık!"Violet gülmeye devam etti. "Tamam, tamam. Eve birlikte geldiğin o sarışın çocuk kimdi? Bana ondan hiç bahsetmedin!"Hope aniden kızardı, paniklemişti. "N-ne? Sen bunu nereden gördün?!"Violet yatakta bacak bacak üstüne attı, saçının bir tutamıyla oynamaya başladı. "Demek aranızda gerçekten bir şeyler var."Hope elini hafifçe alnına vurdu. "Hayır! Daha bugün sınıfımıza nakil geldi. Hava çok yağmurlu olduğu için bana şemsiye tuttu, o kadar.""O zaman neden bu kadar panikledin? Ablanı kandıramazsın."Hope derin bir iç çekip ayağa kalktı. "Bak cidden... Aramızda hiçbir şey yok, o çok garip birisi... Hem dahası da var."Hope dayanamayarak Violet'e pastaneye gelen gizemli müşteriyi, sınıftaki şokunu ve tuhaf tavırlarını bir çırpıda anlattı. Violet dinledikçe düşünceli bir hale büründü. Odada birkaç dakikalık bir sessizlik oldu."Anladım... Belki de sadece utangaç olduğundandır?""Bilmiyorum. Pastaneye tekrar gelirse tavrına özellikle dikkat edeceğim. Neyse, bunu boş ver. Noah'la ilgili bir şey oldu demiştin?"Hope tekrar yatağa, ablasının yanına oturdu. Violet hafifçe yutkundu."Hope... Biliyorum iyi tepki vermeyeceksin ama Noah bugün eve dönerken bana çıkma teklifi etti."Hope kollarını göğsünde kavuşturdu. Sesindeki öfkeyi gizlemeye çalışmadan, "Hiç şaşırmadım. Zaten belliydi," demekle yetindi.Violet usulca devam etti. "Ben de kabul ettim. Bana karşı çok nazik ve anlayışlı davranıyor. O gerçekten iyi biri, Hope.""O zaman okulda neden herkes onun hakkında kötü konuşuyor? Neyse... Sen yine de dikkat et, tamam mı?"Violet başını sallayarak onayladı. Tam o sırada odanın kapısı tıklandı ve anneleri içeri başını uzattı."Kızlar hadi, babanız geldi. Yemek yiyeceğiz."
Bölüm etkileşimi
