Bölüm 2: Yanıltıcı Yansıma

Vaveyla Yazarı: miu nii

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Bölüm 2: Yanıltıcı Yansıma

Ertesi sabah Hope, her zamankinden daha dinç bir şekilde uyanıp hızla hazırlandı. Odasından çıktığında ablasının da hazırlandığını görünce hemen yanına adımladı."Violet, kendini zorluyorsun. Evde dinlensen?"Violet, aynanın karşısında uzun kumral saçlarını örüyordu. Aynadan Hope’a bakarak sıcacık gülümsedi. "Endişeni anlıyorum. Merak etme, kendimi zorlamayacağım."Hope hafifçe başını salladı. "Peki..." demekle yetindi.Hızlıca yaptıkları kahvaltının ardından birlikte evden çıktılar. Okulun bahçe kapısından içeri girdiklerinde, Violet’in arkadaşlarından Sandy ve June onlara doğru yaklaştı. İkisi de telaşlı görünüyordu."Violet, nasılsın? Geçen hafta okula hiç gelemedin, çok endişelendim," dedi Sandy, Violet’in kolunu nazikçe okşayarak.June da onu onaylarcasına başını salladı.Violet, yüzündeki o kusursuz maskeyle gülümsedi. "İyiyim. Sadece çok yorgun hissettiğim için gelemedim. Merak etmeyin."Hope bu sözlerin koca bir yalan olduğunu çok iyi biliyordu. Onu en çok yaralayan da tam olarak buydu; ablasının bu ağır yükü, hastalığını saklamak için gülümseyerek taşıması. "Ben sınıfıma gideyim. Görüşürüz kızlar," diyerek yanlarından hızlıca ayrıldı.Sınıfına ulaşmak için adımlarını hızlandırdı ama içeri adım attığı an bir gariplik olduğunu sezdi. Kendi sırasında yabancı bir çanta duruyordu. Şaşkınlıkla sıraya yaklaştı ve etrafına bakındı."Bu çantanın kimin olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu sınıftakilere.Ön sıralardan bir çocuk omuz silkti. "Senden önce sarışın, uzun boylu bir çocuk gelip çantasını bıraktı. İlk defa gördüğüm biriydi."Hope’un kalbi aniden hızla çarpmaya başladı. Yoksa... diye geçirdi içinden ama sonra bu ihtimale inanmak istemedi. Kendi çantasını, eski sırasının hemen yanındaki boş sıraya bıraktı. Madem öyle, ben de yanına otururum, diye düşündü hafif bir inatla.Ders zili çaldığında öğrenciler sınıfa doluşmaya başladı. Öğretmen içeri girdiğinde sıranın asıl sahibi hâlâ ortalarda yoktu. Hope'un içindeki merak giderek büyüyordu. Öğretmen eşyalarını masaya bırakıp sınıfın ortasına geçti; birini arıyormuş gibi etrafına bakınarak, "Tyler Hill?" diye seslendi.Kimseden ses çıkmadı. Hope o an, yanına oturacak kişinin o gelmeyen öğrenci olduğunu anladı.Tam o saniye kapı çalındı ve içeri o sarışın, uzun boylu çocuk girdi. Hope’un gözleri kocaman açılırken, göğüs kafesinin altındaki o telaşlı ritim geri döndü. Hislerim beni yanıltmamış, bu gerçekten o! diye düşündü hayretle.Çocuk geciktiği için öğretmenden özür diledi. Öğretmen de durumu fazla uzatmadan, "Bir dahakine daha dikkatli olalım, tamam mı? Şimdi arkadaşlarına kendini tanıt," dedi.Çocuk sınıfa döndü. "Adım Tyler Hill. Bildiğiniz gibi nakil öğrenciyim. Umarım iyi anlaşırız."Son cümlesini bitirdiği an gözleri Hope ile kesişti. Hope panikle bakışlarını kaçırdı. Tyler ise ağır adımlarla yürüyüp Hope’un yanındaki boş yere, kendi çantasının yanına oturdu.Ders boyunca Hope'un aklı tamamen ondaydı. İstemsizce kendini sürekli ona bakarken buluyordu. Nihayet teneffüs zili çaldığında, onunla konuşmak için birkaç dakika bekledi. Ancak Tyler sanki o orada hiç yokmuş gibi dümdüz önüne bakıyor, ne ona ne de bir başkasına dönüp tek kelime ediyordu.Oysa Hope onun çoktan bir şeyler söylemesini beklemişti. Pastanedeki çocuk çok daha sıcakkanlı ve güler yüzlüydü... Bu nasıl olabilir? diye geçirdi içinden. Yanındaki çocuğun yaydığı bu mesafeli, soğuk enerji kafasını tamamen karıştırmıştı.Sonunda pes edip sırasından kalktı ve koridora çıktı. Violet’in sınıfı hemen yan taraftaydı. Ablasının yanına gitmek için adımlarken, koridorun köşesinde gördüğü manzarayla adımları bıçak gibi kesildi.Violet, Noah ile birbirlerine sıkıca sarılmıştı.Hope’un gözleri şaşkınlıkla aralanırken, Noah başını çevirdiğinde onunla göz göze geldiler. Hope ne yapacağını bilemeyerek saçını kulağının arkasına itti ve bakışlarını kaçırdı. Noah yavaşça geri çekilirken, Hope garipseyen bakışlarıyla onlara doğru yürüdü."Hey... Nasılsın?" diyebildi sadece Violet'e bakarak.Violet, kardeşinin onları o halde gördüğünü fark edince yanakları kızararak, "İyiyim," diye mırıldandı.Hope, ikisinin arasında gidip gelen bakışlarının ardından ablasının kolunu hafifçe tuttu. "Biraz benimle gelir misin?"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.