Bölüm 5: Görünmeyen Yük

Vaveyla Yazarı: miu nii

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Bölüm 5: Görünmeyen Yük

Hope gerginlikle yutkundu. Jayden ikisini de alaycı bir bakışla süzdükten sonra rahatça konuştu."Büyütülecek bir şey yok. Aramızda hallettik."Müdürün sesi aniden yükseldi. "O yüzden mi öğretmeniniz sizi buraya yolladı? Anlatın dedim!"Tyler hiç istifini bozmadan lafa girdi. "Sınıf arkadaşımız Hope'a hakaret edince onu uyardım. Uyarınca da bana saldırdı."Jayden öfkeyle dişlerini sıktı."Bu doğru mu Jayden? Hope?" diye sordu müdür."Kendisi de beni kışkırttı!" diye patladı Jayden. "Hadi, kışkırttığını da söylesene! Sadece işine geldiği gibi anlatıyor."Müdür sinirle elini masaya vurdu. "Yeter! Anlat dediğimde anlatacaktınız. Her neyse, üçünüz de bugün okuldan sonra iki saat cezaya kalıyorsunuz ve birbirinizle iyi anlaşmayı öğreniyorsunuz."Hope'un gözleri dehşetle açıldı, panikle öne atıldı. "B-ben kalamam hocam, lütfen... Ben çalışıyorum!"Müdür elini tekrar masaya vurdu, taviz vermeyen bir sesle, "Ceza cezadır. Hatanızdan ders çıkarırsınız. Şimdi çıkın dışarı," dedi.Müdürün odasından çıktıklarında Hope adeta bitkisel hayata girmiş gibiydi. Omuzları çökmüş, dünyası başına yıkılmıştı. Tyler bu durumla pek ilgilenmiyormuş gibi ikisini geride bırakıp sınıfa doğru yürümeye başladı. Ancak Jayden gitmedi; Hope'un yanında kalarak ona dik dik baktı."İyi misin sen?" diye sordu, sesinde tuhaf bir tınıyla.Hope'un kaşları çatıldı ve içindeki bütün o çaresizlik, öfkeye dönüşerek eline yansıdı. Beklenmedik bir anda, olanca gücüyle Jayden'ın yüzüne sert bir tokat indirdi.Tokadın şiddetiyle başı yana düşen Jayden, elini sızlayan yanağına bastırarak öfkeyle kükredi. "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak—"Fakat cümlesini tamamlayamadı. Çünkü Hope ona bakarken sessizce ağlıyordu. Yanaklarından süzülen yaşlarla arkasını döndü ve koşarak oradan uzaklaştı. Jayden koridorun ortasında, yüzündeki el izi ve büyük bir şaşkınlıkla öylece bakakaldı.Hope nefes nefese tuvalete girdiğinde titreyen elleriyle telefonunu çıkarıp patronunu aradı. Sesinin titremesine engel olmaya çalışarak durumu tedirgin bir şekilde açıkladı. Şansına, patronu bu seferlik ona tolerans gösterdi. Telefonu kapattığında, omuzlarından koca bir yük kalkmışçasına derin bir "Oh..." çekti.Sınıfa geri döndüğünde Jayden ve Tyler çoktan yerlerine geçmişti. Hızlıca sırasına oturdu. Jayden ders boyunca çaktırmadan ona bakıyordu; az önce yaşananlar yüzünden içten içe kendini kötü hissediyordu.Sonunda tüm dersler bittiğinde Hope hızla sınıftan çıkıp Violet'i buldu."Violet... Ceza aldım, iki saat daha buradayım. Tek başına dönebilir misi—"Ablasının hemen arkasında beliren Noah'ı görünce cümlesi bıçak gibi kesildi.Violet endişeyle Hope'un ellerini tuttu. "Kötü bir şey mi oldu? Neden daha önce söylemedin?"Hope derin bir iç çekti. "Önemli değil. Bugünlük idare edebilir misin?"Violet onu rahatlatmak istercesine gülümsedi. "O zaman bugün Noah ile eve dönerim, beni hiç merak etme."Hope, gözlerini kısarak Noah'a keskin bir bakış attı. "Eve gidince bana haber ver," diye tembihleyerek mecburen ceza için sınıfa döndü.Sınıf neredeyse tamamen boşalmıştı. Sırasına oturduğunda gizlice Tyler'a baktı; o da yine kendi dünyasında, tepkisizce telefonuna bakıyordu. Herkes çıkıp sınıfta sadece üçü kaldığında, Jayden oturduğu yerden kalkıp Hope'un sırasının önüne geldi."Biraz konuşalım mı?"Hope onun yüzüne bakma tenezzülünde bile bulunmadı. "Ne hakkında?"Jayden ellerini Hope'un sırasına dayayıp onun hizasına doğru eğildi. "İlk önce yüzüme bakmakla başlasan iyi olur."O anda Tyler aniden telefonunun ekranını kilitledi ve başını kaldırıp Jayden'a baktı. "Şu tavırlarını artık bıraksan mı? Özellikle bir kıza karşı."Jayden öfkeli bakışlarını hızla Tyler'a çevirdi. "Bu iki oluyor. Sen bu kızın avukatı mısın? Sana ne!"Hope şaşkınlıkla Tyler'a baktığında bir saniyeliğine göz göze geldiler. Fakat Tyler bakışlarını hemen Jayden'a geri çevirdi."Benim çevremdeyken insanlarla böyle konuşamazsın. Sadece uyarıyorum, saygılı ol."Jayden öfkeden deliye dönmüş bir halde Tyler'ın üstüne yürümek üzereyken Hope aniden ayağa fırladı. Gerilimin daha da artmasını istemiyordu."Tamam Jayden, konuşalım! Başka bir sıraya geçelim, tamam mı?"Tyler ifadesizce Hope'a baktı. Jayden ise onu onayladı ve gidip başka bir sıraya yan yana oturdular."Ne söyleyeceksin?" diye sordu Hope yorgun bir sesle."Bana tokat atma hakkını sana kim verdi?" dedi Jayden, alaycı ama bir yandan da ciddi bir tonla.Hope sinir bozucu bir şekilde kıkırdadı. "Derdin bu muydu gerçekten?" Başını iki yana sallayıp derin bir nefes aldı. "Herkesin senin gibi toz pembe bir hayatı yok. Okuldan sonra koşa koşa işe gidecektim ve senin o çocukça kibrin yüzünden kovulacağım diye ödüm koptu, anlıyor musun?"Jayden'ın yüzündeki o alaycı ifade bir anda silindi. Şaşkınlıktan tek kelime edemedi. Karşısındaki kızın sadece okuldaki sıradan biri değil, hayatta kalmaya çalışan ve gerçekten kaybedecek şeyleri olan biri olduğu gerçeği ilk kez yüzüne çarpmıştı.Hope ayağa kalktı. "Anladıysan ne güzel."Arkasını döndü ve Jayden'ı o sessizliğiyle baş başa bırakarak kendi sırasına geri geçti.
Hope gerginlikle yutkundu. Jayden ikisini de alaycı bir bakışla süzdükten sonra rahatça konuştu."Büyütülecek bir şey yok. Aramızda hallettik."Müdürün sesi aniden yükseldi. "O yüzden mi öğretmeniniz sizi buraya yolladı? Anlatın dedim!"Tyler hiç istifini bozmadan lafa girdi. "Sınıf arkadaşımız Hope'a hakaret edince onu uyardım. Uyarınca da bana saldırdı."Jayden öfkeyle dişlerini sıktı."Bu doğru mu Jayden? Hope?" diye sordu müdür."Kendisi de beni kışkırttı!" diye patladı Jayden. "Hadi, kışkırttığını da söylesene! Sadece işine geldiği gibi anlatıyor."Müdür sinirle elini masaya vurdu. "Yeter! Anlat dediğimde anlatacaktınız. Her neyse, üçünüz de bugün okuldan sonra iki saat cezaya kalıyorsunuz ve birbirinizle iyi anlaşmayı öğreniyorsunuz."Hope'un gözleri dehşetle açıldı, panikle öne atıldı. "B-ben kalamam hocam, lütfen... Ben çalışıyorum!"Müdür elini tekrar masaya vurdu, taviz vermeyen bir sesle, "Ceza cezadır. Hatanızdan ders çıkarırsınız. Şimdi çıkın dışarı," dedi.Müdürün odasından çıktıklarında Hope adeta bitkisel hayata girmiş gibiydi. Omuzları çökmüş, dünyası başına yıkılmıştı. Tyler bu durumla pek ilgilenmiyormuş gibi ikisini geride bırakıp sınıfa doğru yürümeye başladı. Ancak Jayden gitmedi; Hope'un yanında kalarak ona dik dik baktı."İyi misin sen?" diye sordu, sesinde tuhaf bir tınıyla.Hope'un kaşları çatıldı ve içindeki bütün o çaresizlik, öfkeye dönüşerek eline yansıdı. Beklenmedik bir anda, olanca gücüyle Jayden'ın yüzüne sert bir tokat indirdi.Tokadın şiddetiyle başı yana düşen Jayden, elini sızlayan yanağına bastırarak öfkeyle kükredi. "Sen ne yaptığını sanıyorsun salak—"Fakat cümlesini tamamlayamadı. Çünkü Hope ona bakarken sessizce ağlıyordu. Yanaklarından süzülen yaşlarla arkasını döndü ve koşarak oradan uzaklaştı. Jayden koridorun ortasında, yüzündeki el izi ve büyük bir şaşkınlıkla öylece bakakaldı.Hope nefes nefese tuvalete girdiğinde titreyen elleriyle telefonunu çıkarıp patronunu aradı. Sesinin titremesine engel olmaya çalışarak durumu tedirgin bir şekilde açıkladı. Şansına, patronu bu seferlik ona tolerans gösterdi. Telefonu kapattığında, omuzlarından koca bir yük kalkmışçasına derin bir "Oh..." çekti.Sınıfa geri döndüğünde Jayden ve Tyler çoktan yerlerine geçmişti. Hızlıca sırasına oturdu. Jayden ders boyunca çaktırmadan ona bakıyordu; az önce yaşananlar yüzünden içten içe kendini kötü hissediyordu.Sonunda tüm dersler bittiğinde Hope hızla sınıftan çıkıp Violet'i buldu."Violet... Ceza aldım, iki saat daha buradayım. Tek başına dönebilir misi—"Ablasının hemen arkasında beliren Noah'ı görünce cümlesi bıçak gibi kesildi.Violet endişeyle Hope'un ellerini tuttu. "Kötü bir şey mi oldu? Neden daha önce söylemedin?"Hope derin bir iç çekti. "Önemli değil. Bugünlük idare edebilir misin?"Violet onu rahatlatmak istercesine gülümsedi. "O zaman bugün Noah ile eve dönerim, beni hiç merak etme."Hope, gözlerini kısarak Noah'a keskin bir bakış attı. "Eve gidince bana haber ver," diye tembihleyerek mecburen ceza için sınıfa döndü.Sınıf neredeyse tamamen boşalmıştı. Sırasına oturduğunda gizlice Tyler'a baktı; o da yine kendi dünyasında, tepkisizce telefonuna bakıyordu. Herkes çıkıp sınıfta sadece üçü kaldığında, Jayden oturduğu yerden kalkıp Hope'un sırasının önüne geldi."Biraz konuşalım mı?"Hope onun yüzüne bakma tenezzülünde bile bulunmadı. "Ne hakkında?"Jayden ellerini Hope'un sırasına dayayıp onun hizasına doğru eğildi. "İlk önce yüzüme bakmakla başlasan iyi olur."O anda Tyler aniden telefonunun ekranını kilitledi ve başını kaldırıp Jayden'a baktı. "Şu tavırlarını artık bıraksan mı? Özellikle bir kıza karşı."Jayden öfkeli bakışlarını hızla Tyler'a çevirdi. "Bu iki oluyor. Sen bu kızın avukatı mısın? Sana ne!"Hope şaşkınlıkla Tyler'a baktığında bir saniyeliğine göz göze geldiler. Fakat Tyler bakışlarını hemen Jayden'a geri çevirdi."Benim çevremdeyken insanlarla böyle konuşamazsın. Sadece uyarıyorum, saygılı ol."Jayden öfkeden deliye dönmüş bir halde Tyler'ın üstüne yürümek üzereyken Hope aniden ayağa fırladı. Gerilimin daha da artmasını istemiyordu."Tamam Jayden, konuşalım! Başka bir sıraya geçelim, tamam mı?"Tyler ifadesizce Hope'a baktı. Jayden ise onu onayladı ve gidip başka bir sıraya yan yana oturdular."Ne söyleyeceksin?" diye sordu Hope yorgun bir sesle."Bana tokat atma hakkını sana kim verdi?" dedi Jayden, alaycı ama bir yandan da ciddi bir tonla.Hope sinir bozucu bir şekilde kıkırdadı. "Derdin bu muydu gerçekten?" Başını iki yana sallayıp derin bir nefes aldı. "Herkesin senin gibi toz pembe bir hayatı yok. Okuldan sonra koşa koşa işe gidecektim ve senin o çocukça kibrin yüzünden kovulacağım diye ödüm koptu, anlıyor musun?"Jayden'ın yüzündeki o alaycı ifade bir anda silindi. Şaşkınlıktan tek kelime edemedi. Karşısındaki kızın sadece okuldaki sıradan biri değil, hayatta kalmaya çalışan ve gerçekten kaybedecek şeyleri olan biri olduğu gerçeği ilk kez yüzüne çarpmıştı.Hope ayağa kalktı. "Anladıysan ne güzel."Arkasını döndü ve Jayden'ı o sessizliğiyle baş başa bırakarak kendi sırasına geri geçti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.