3. bölüm / 7
Umutlar ve YalanlarBölüm 3: Sahte Kahraman
Bölümler 7Şu an: Bölüm 3: Sahte Kahraman
- 1 Bölüm 1: Tesadüf370 kelime
- 2 Bölüm 2: Yanıltıcı Yansıma531 kelime
- 3 Bölüm 3: Sahte Kahraman470 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Bölüm 4: Beklenmedik Suçlama608 kelime
- 5 Bölüm 5: Görünmeyen Yük1.308 kelime
- 6 Bölüm 6: Siyah Şemsiye595 kelime
- 7 Bölüm 7: Eksik Parça558 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hope, Violet'i kolundan sıkıca tutup koridorun kenarına çekerken Noah ile kısa, gergin bir an göz göze geldi. Bakışlarını hemen ablasına çevirdi. "Noah'la aranda ne var?"Violet irkildi, yanaklarına hafif bir pembelik yayıldı. "A-anlamadım, ne demek istiyorsun?"Hope'un kaşları çatıldı. "Ne demek istediğimi gayet iyi anlıyorsun. Aranızda ne var? Bayağı sarılıyordunuz!"Violet gerginlikle saçının bir tutamıyla oynamaya başladı. "B-bak... Belki birbirimizden hoşlanıyoruzdur?" Hope sıkıntılı bir iç çektiğinde, Violet hemen savunmaya geçti. "Bunda yanlış olan ne var ki?"Hope başını iki yana salladı. "Onun hakkında hiç iyi şeyler duymadım Violet. Seni korumam gerek, anlamıyorsun."Violet kollarını göğsünde kavuşturdu. "Herkesin her dediğine inanmamalısın Hope. O iyi biri."Hope'un yüzü asıldı, kabullenemeyerek başını 'hayır' dercesine salladı. Aşk gözünü boyamış... diye geçirdi içinden.O sırada ders zili çaldı. "Görüşürüz Hope," diyen Violet, hızla Noah'ın yanına döndü ve ikili konuşarak sınıfa girdiler.Hope da mecburen kendi sınıfına döndü. İçeri girdiğinde Tyler'ın hâlâ bıraktığı gibi dümdüz oturduğunu ve telefonuna baktığını gördü. Yerine geçip hocanın gelmesini beklerken gözü ara sıra ona kayıyordu. Garip birisi... Pastanedekinden o kadar farklı ki, diye düşünmeden edemedi.Hoca sınıfa girdiğinde ders başladı. "Size geçen hafta bir ödev vermiştim, ödev kontrolünden kim sorumluydu?"En ön sırada oturan, siyah saçlı çocuk ayağa kalktı. "Kontrol edeyim mi hocam?" Öğretmen başıyla onaylayınca çocuk sıraların arasında dolaşmaya başladı.Hope o an kanının donduğunu hissetti; ödevi yapmamıştı. Daha doğrusu, iş yorgunluğundan ve aklındaki binbir dertten ötürü ödev tamamen aklından çıkıp gitmişti.Siyah saçlı çocuk adım adım yaklaştı ve en sonunda Hope ile Tyler'ın sırasının önünde durdu. Keskin yeşil gözlerini doğrudan Hope'a dikti ve dudaklarında alaycı bir kıvrımla, "Yine yapmadın, değil mi?" dedi.Hope gerginlikle yutkundu. "Şey... Evet, yapmadım Jayden. Bu seferlik görmezden gelemez misin?"Jayden acımasızca kıkırdadı. "Nedenmiş? Senin gibi bir eziğe böyle bir iyilik yapmam."O an Jayden'ın bakışları Tyler'a kaydı. "Sana sormama gerek bile yok herhalde. Ödevlerini yaptığından emin ol," dedi üstenci bir tavırla.Tyler, bakışlarını yavaşça telefonundan ayırıp Jayden'a ezici bir soğukkanlılıkla dikti. "Önce üslubunu düzelt, sonra bana akıl verirsin," dedi umursamaz bir sesle.Jayden bir an neye uğradığını şaşırdı. Hemen toparlanıp öfkeyle ellerini Tyler'ın sırasına sertçe vurdu. "Anlamadım? Sen kimsin tam olarak?" dedi sesini yükselterek.Tyler duruşunu milim bozmadan, aynı sakinlikle cevap verdi: "Tyler Hill. Unuttuysan hatırlatayım."Jayden'ın sinirleri iyice bozulmuştu. Tam sesini daha da yükseltip üstüne yürüyecekken, hocanın uyarısı duyuldu: "Jayden, çok yavaşsın! Hadi yerine geç artık."Jayden, Tyler'a öldürücü bir bakış atarak mecburen yerine döndü.Hope'un kalbi göğüs kafesini kıracakmış gibi çarpıyordu. Bütün ders boyunca kafasında tek bir düşünce yankılandı: Beni korudu...Ders bitiminde Hope, belki bu sefer Tyler onunla konuşur umuduyla yine birkaç saniye bekledi. Beklediği gibi de oldu; Tyler yavaşça ona doğru döndü. Hope heyecanla bakışlarını ona çevirdi ancak duyduğu sözler hiç de beklediği gibi değildi."Onu sadece üslubu hoşuma gitmediği için uyardım. Üstüne alınma," dedi buz gibi bir sesle ve Hope'un cevap vermesine bile fırsat tanımadan hızla önüne döndü.O an Hope'un içinde kopan fırtınalar derin bir hayal kırıklığına dönüştü. Boğazına oturan yumruyla birlikte kendini direkt sınıfın dışına attı ve koşar adımlarla tuvalete yöneldi.
Bölüm etkileşimi
