13. bölüm · Tuval - Gerçek Ailem
4.Bölüm Baskı ★ Sayfa 2
Keyifli okumalar...
Yazarın Anlatımıyla...
Selma yavaşça caddede Kenan beyin attığı konuma doğru ilerledi.Geldiği yere baktığında Karşısına 2 katlı,bahçeşi çok geniş ve bol yeşillik dolu,kapıda 2 tane araba bulunuyordu.Arabalardan birisi volkswagen golf gri renkli,diğeri ise Audi a4 koyu mavi idi.Uzaktan bakıp kapıya doğru ilerledi.Bahçe kapısından yavaşça içeriye girip evin kapısına doğru ilerledi.Kendini hiç olmadığı kadar heyecanlı ve stresli hissediyordu.Titreyen elleriyle kapının sağ tarafında bulunan zile hafifçe bastı.Evin içerisinde koşuşturma yaşandığı dışarıdan duyuldu.Yutkunup duygusuz bir ifade taktı yüzüne selma.Kapı aralandı,ardından Fulya hanım göründü.Fulya hanım açık,kumral saçlı,ela gözlü bir kadındı.Boyu biraz daha Selma'dan uzundu.Sade ve şık giyinmişti.Büyük bir gülümseme ile "Selma hoş geldin kızım,buyur." Diyerek kapının önünden çekildi.Selma yapmacık bir gülümseme ile "Hoş buldum efendim." Dedi.Ayakkabılarını çıkartıp içeriye girdi.Fulya hanım kapıyı kapattı.İçerden Kenan beyin sesi duyuldu."Fulya kimmiş gelen?" Diye meraklıca seslendi."Selma geldi beyim." Dedi.Daha sonra Fulya hanım Selmaya dönüp "Gel hadi kızım içeriye gidelim." Diyerek selmayı salona yönlendirdi.Yavaşça içeriye doğru adımladılar.Genç kız salona girince stresle içeride göz gezdirdi.Salondaki herkes susup ayaklandı."Selma hoş geldin kızım.Bizde seni bekliyorduk.Geç otur şöyle." Diyerek Kenan bey Selma'ya tekli koltuğu işaret etti."Hoş buldum efendim." Dedi sakince.Gösterilen koltuğa yavaşça oturdu.Onun oturmasıyla herkes yavaşça yerlerine oturdu.Ellerini birbirine kenetleyip içerideki insanlara göz gezdirdi.Odada 2 tane krem renginde tekli koltuk,toz mavi renginde 2 tane daha 5 kişinin beraber oturabilecek bir koltuk vardı.Odadaki insanlara bakmaya başladı Selma.Beyaz bir gömlek,siyah keten pantolon giymiş,uzun boylu,kalıplı yapısı,siyah dalgalı saçları,esmer olan adam gözüne çarptı.Adam yere bakıyordu.Gözleri kömür karasından daha siyahtı.Yavaşça kafasını kaldırıp Selma'ya döndü.Selma;kendisine bu kadar benzeyen bir adam görmemişti.Şaşırmıştı içten içe.Daha sonra Yanında oturan diğer adama baktı.O da ona bakıyordu.Birbirlerini sessizce süzdüler.Annesinin bire bir kopyası olan bu adam sadece gözleri yeşil gibiydi.Yanındaki adam gibi kalıplı belirgin olan kasları vardı.Üstünde mavi polo yaka tişört,altında gri bir kumaş pantolon,kolunda 'ben pahalıyım' diye bağıran zarif bir saati vardı.Hafifçe Selma'ya gülümsedi.Selma da ona içtenlikle gülümsedi.
Gözlerini ondan çekip odadaki diğer insanlara göz attı.Fakat ne Can bey'i görmüştü ne de Rale kızlarını.Ortamda derin bir sessizlik vardı.Stresle ellerime bakıp oynadı.Kenan bey ortamdaki gerginliği fark edip hafifçe boğazını temizledi.Selma'ya doğru konuştu"Hoş geldin kızım.Ben sana çocuklarımı tanıtayım." Diye mırıldandı ve bir eliyle Alparslan'ı gösterdi.Selma hafifçe başını kaldırdı ve işaret ettiği adama baktı.Kenan bey "Bu en büyük oğlum Alparslan."dedi sakince.Selma zaten kaç tane çocuğu olduğunu ve ne iş yaptıklarını biliyordu.Sadece onları hiç görmemişti.Alparlan'a hafif bir baş selamı verdi.Alparslan sadece bakmakla yetindi.Mesafeli davranmak en iyisi diye geçirdi içinden.Kızın ona benzediğini fark etmişti fakat bu ona karşı bir samimiliği olacağı anlamına gelmiyordu.Daha sonra Kenan bey konuşmaya devam etti.Alparslanın yanındaki Kuzey'i göstererek"Bu da Kuzey.Zaten ne iş yaptıklarını falan biliyorsun." Diye mırıldandı.Selma onaylar bir şekilde kafa sallamakla yetindi.Kuzey'e dönüp ona da baş selamı verdi.Kuzey de gülümseyip baş selamı ile yanıtladı."Diğer cocuklarım şuan evde değil.Can hastanede.Rale ise dershaneye gitti."Diyerek konuşmasını bitirdi.Ardından Fulya hanım konuşmaya başladı"Nasılsın kızım? Aç mısın? Hemen bir şeyler hazırlarım istersen." Dedi heyecanla.Durumdan mutlu olduğu her halinden barizdi.Selma yavaşça sol tarafına dönüp Fulya hanıma gülümsedi."İyim çok şükür efendim,sizler nasılsınız?Tokum zahmet etmeyin lütfen." Dedi sakince."Bizde iyiz kızım çok şükür.Arkadaşın nasıl?" Dedi."O da iyi efendim.Dışarda arkadaşıyla buluşmaya gitti.Bende fırsattan istifade buraya geldim." Dedi ve gülümsedi Selma."İyi yaptın kızım." Deyip Fulya hanım da gülümsedi.Ortam çok gergindi.Kimse konuşmuyor,sadece birbirlerini süzüyorlardı.Kenan bey uzun bir aradan sonra tekrar konuşmaya başladı."Kızım,son olayları biliyorsun.Sen bizim kızımızsın.Ve... bizde senin bizimle beraber yaşamanı,bizi bir ailen olarak görmeni istiyoruz.Herkes bu durumdan şaşkın farkındayım.Ben kendi kızımın benden uzak olmasını istemiyorum." Dedi ve derin bir nefes aldı.Yorgun görünüyordu.Hafif duraksadıktan sonra Selma'ya dönüp "Sen bu durum hakkında ne düşünüyorsun?" Dedi.Selma hafifçe yutkundu.Ailem olarak görmek mi? Dedi içinden.Ne söyleyeceğini bilmiyordu.Şuan beraber yaşamak şuan onun için olumsuzdu.Ailenin ona olan tavrı ne olur bilemiyordu.Onlar bir yabancıydı.Selma stresle tırnaklarını avuç içine batırdı.Derin bir nefes alıp Kenan bey'e döndü."Ben şuan sizinle beraber yaşamak istemiyorum efendim.Her ne kadar sizi uzaktan yada yakından tanısamda benim için bir yabancısınız.Oğullarınızın ve kızınızın bana karşı tavrı ne olur bilemiyorum.Eminim onlar da benim burda yaşamamı istemezler." Dedi.Evet haklıydı.Çünkü şuan ne Alparslan ne de can onun bu evde yaşamasını istemiyordu.Kuzey ise nörtdü.Kızın kötü biri olduğunu düşünmüyordu.Rale onu şimdiden abla olarak benimsemişti fakat ondan çekiniyordu.Tabi kimsenin bundan haberi yoktu.Fulya hanım bu duruma üzülmüştü ve oğullarına "Bizimle yaşaması için ikna edin " diye gözleriyle yalvarıyordu.Fakat ikisi de birşey demiyor sadece dinliyorlardı.Fulya hanım bu ortamda daha fazla durmamak için kahve ve kek hazırlamaya,mutfağa gitti.Kenan bey karısının bu durumdan üzgün olduğunu fark etmişti.Gidişini izledikten sonra Selma'ya döndü."Haklısın kızım.En azından bizi tanımak için bir şans versen?" Dedi üzgün olduğunu belirten bir ifade ile.Selma gülümseyip "Tabiki.Benim amacımda bu zaten efendim." Dedi.Evet onları tanımak istiyodu.Bi şanstan birşey olmaz diye düşünüyordu.Kenan bey gülümsedi.Selma başını öne eğip hareketsiz bir şekilde oturmaya devam etti.Karşısındaki iki tane dev gibi adamlardan çekiniyordu.Alparslan ve kuzey bunu fark etmiş hatta gizlice sırıtıyordu.Şimdiye kadar hiç konuşmamışlardı.Aynı pozisyonda oturmaktan bıkan Selma yerinde kıpırdanıp etrafa baktı.O sırada duvarda asılı olan bir tuval dikkatini çekti.Bu tuval onun günler önce yaptığı tuval'e benziyordu.Sipariş eden kişinin ismi Alparslandı.Bi anda dondu.Duvardaki resim onun yaptığı resimdi.Alparslan Selma'ya bakıyordu.Selma şaşkınca ona döndü."Siz..." diyebildi sadece.Alparslan "Bu tuvali sen yaptın değil mi?" Dedi soğuk bir sesle.Selma yutkundu.Kuzey ve Kenan bey hiçbirşeyden anlamıyor ve sadece izliyorlardı."Evet..." diye mırıldandı.
Alparslan gülümsedi."Yeteneklisin." Diye mırıldandı.Selma konuşmadı.Konuşamadı.Sessizce tuval'e bakmaya başladı.Salondaki tüm herkes ile birlikte...
Okurlarım,kitabıma yapmış olduğunuz ilgiden dolayı sizlere teşekkür ediyorum.Uzun zamandır bölüm atamıyorum farkındayım.Birtakım aksaklıklar çıktı bundan dolayı bölüm yazamadım.Okullar açıldı ve artık bu günden sonra her hafta sonu bölüm atmaya çalışacağım.Kendinize dikkat edin seviliyorsunuz🤍☺️
