Bölümler 14Şu an: 4.Bölüm Baskı ★ Sayfa 1
- 1 Ana sayfa - Karakterler196 kelime
- 2 1.Bölüm Selma ♠︎ Sayfa 1293 kelime
- 3 1.Bölüm Selma ♠︎ Sayfa 2778 kelime
- 4 1.Bölüm Selma ♠︎ Sayfa 3 (1.Bölüm Sonu)525 kelime
- 5 2.Bölüm Aile ♣︎ Sayfa 11.554 kelime
- 6 2.Bölüm Aile ♣︎ Sayfa 2802 kelime
- 7 2.Bölüm Aile ♣︎ Sayfa 3 (2.Bölüm Sonu)970 kelime
- 8 3.Bölüm İzmir ◆ Sayfa 11.014 kelime
- 9 3.Bölüm İzmir ◆ Sayfa 2707 kelime
- 10 3.Bölüm İzmir ◆ Sayfa 3 (3.Bölüm Sonu)816 kelime
- 11 4.Bölüm Baskı ★ Sayfa 1760 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 4.Bölüm Baskı ★ Sayfa 2862 kelime
- 13 4.Bölüm Baskı ★ Sayfa 3 (4.Bölüm Sonu)618 kelime
- 14 ❗️Önemli Duyuru (Lütfen Okuyun) ❗️97 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Keyifli okumalar...
Selma'nın anlatımıyla...
Sabah erkenden gözlerimi açtım.Saat dokuz buçuktu.İzmir'i rahatsız etmeden yataktan kalktım.Lavaboya gidip elimi yüzümü güzelce yıkayıp bakım uyguladım.Mutfağa gidip güzelce etrafı topladım.Daha sonra salona gidip orayı da derleyip topladım.Ben bunları yaparken saat onbir olmuştu.Mutfağa gidip kahvaltı için ocağa çay suyu koydum.Gidip ekmek almam gerekti.Üstüme askılıktan mont geçirip evin anahtarını da alarak evden çıktım.Montumda param neyseki vardı.Evimin biraz ilerisinde bakkal vardı.Dükkana girip iki ekmek alıp parasını ödedim.Pepenin şarkılarından biri olan 'İki ekmek aldım,eve gidiyorum,biri büyük biri küçük' şarkısını mutlu bir şekilde söylerek eve geldim.Montumu askılığa asıp mutfağa gidip ekmekleri tezgaha koydum.Çay suyu hafif hafif fokurduyordu.Hemen üst tarafının kapağını kaldırıp 4 yemek kaşığı çay ekleyip üstüne kaynamış suyu ilave ettim.Daha sonra birbirini üst üste koyup demlenmesini bekledim.Beklerken İzmir uyanmış mı diye odama gidip sessizce kapıyı açtım.Hala uyuyordu.İçeriye sessizde girip telefonumu alıp çıktım.Mutfağa gidip sandalyeye oturdum.Birkaç dakika sosyal medyada takıldım.Çayın demlendiğini görüp hemen ayağa kalktım.Kahvaltı tepsisi hazırlayıp yemek masasına koydum.Ocağın altını söndürüp onu da yemek masasına koydum.Şimdi İzmir'i uyandırmam gerekti.Odama gidip İzmir'i uyandırmak için en sevmediği şarkılardan birini telefondan son ses açıp 'Kalk ulan' diye hafifçe bağırdım.Ne yapayım öyle bir uykusu var ki,duymuyor bile!Sinirle gözlerini açıp 'Selma!' Diyerek çığlık attı.Hemen doğrulup yatağın hemen yanındaki terliklerden birini alıp bana fırlattı.Hızlı gelen terlik alıma geldi.Acıyla inlediyip geriye doğru sendeledim.En sonunda ayaklarım birbirine dolandı ve yere kapaklandım.'Gerizekalı öyle olmaz füze atsaydın!' Dedim acıyla.Dediğim hoşuna gitmiş olmalıydı ki gülüyordu.Onun gülmesiyle bende güldüm.'Sende mal gibi başımda dikilmeseydin' dedi gülüşmesinin arasında.Dudaklarımı büzüp alnımı tutarak ağlamış gibi gözlerimi doldurdum.'Ya tamam bakma öyle bana özür dilerim' dedi pişmanlık dolu bir sesle.Yalansan burnumu çekmiş gibi yapıp 'Çok acıdı' dedim ona bakarak.Yataktan kalkıp tam önümde durdu.Elini bana uzatıp'Tamam len yeter bukadar' dedi.'Saol ya' dedim tripli bir şekilde.Elini tutup ayağa kalktım.Tam karşısında durup,'Ben kahvaltı hazır gel yemek yiyelim diye uyandırdım seni.' Dedim ciddi halime dönüp.'Tamam yüzümü yıkayayım geliyorum'deyip yanağımdan makas aldı.'Tamam'diye mırıldanıp odadan çıktım.Mutfağa gidip masanın başına oturup İzmir'i bekledim.Daha sonra o da gelip beraber kahvaltı yaptık.'Eline sağlık Elzem.'deyip son lokmasını yutarak çayından bir yudum aldı.'Afiyet olsun canım'deyip göz kırptım.'Bugün biraz senle Mardini gezelim mi? Temiz hava alırız.' Diye soru sordum.'Olur,benim zaten dışarda birkaç işim var.Onları da hallederiz.' Deyip beni onayladı. 'Tamam ozaman kahvaltıdan sonra çıkalım' dedim.Çaylarımızı da içip bitirdikten sonra masayı toplayıp odalarımıza hazırlanmak için gittik.Kısa kollu altın sarısı bir polo yaka,altına ince kumaş pantolon giydim.Makyaj yapmayı pek seven biri değilim fakat maskarasız dışarıya çıkamıyorum.Hemen maskara sürüp telefonumu da aldıktan sonra odamdan çıktım.'İzmir ben hazırım'diye seslendim.'Tamam bekle' dedi tamam kelimesini uzatarak.salona geçip koltuklardan birine oturdum.Oturur oturmaz telefonum çaldı.Arayan Kenan beydi.Bıkkın bir nefes alıp aramayı yanıtlayıp telefonu kulağıma yakınlaştırdım.'Alo efendim'dedim nazikçe.'Günaydın kızım nasılsın?' Dedi sevecen şekilde 'İyim çok şükür Kenan bey siz nasılsınız?'dedim yine nazikçe.'Çok şükür bende iyim kızım,kusura bakma yine rahatsız ettim.' Dedi utanmış bir şekilde.'Ne kusuru efendim buyrun birşey mi demek istemiştiniz?' Dedim meraklıca.'Kızım biz ailecek seni kendi evimize oturup konuşmak için davet edecektik.Eğer müsaitsen gelir misin?'dedi.'Biliyorsunuzdur arkadaşım dün geldi,mecburen ona sor sormak durumundayım.Eğer o da isterse neden olmasın?' Deyip hafifçe gülmüştüm.'Tamam kızım senden haber bekliyorum.' Dedi sevinçle.'Tamamdır iyi günler efendim' deyip aramayı sonlandırdım.Bugün keyifli günümde olduğum için kimseyi tersleyip üzmek istememiştim.Koridordan adım sesleri geldi.Daha sonra salona İzmir giriş yaptı.Ayakta bana bakarak'Nasıl olmuşum kız?' Dedi heyecanla.'Oo taş gibi kız olmuşsun'dedim.Süzmüş gibi yapıp beğeni dolu mırıltılar çıkardım.Mutlulukla bana gülümsedi.'Konuşuğun kimdi?'Diye sordu.'Kenan bey yine,beni onlarla konuşmak için çağırıyorlar.' dedim bıkkınca.'E git sende?'dedi bana kızgın bakarak.'Kızım sen varsın nereye gidicem sana ayıp olur.Olmaz.' dedim bende kızgınca.'Nevar be ben varsam!Nolcak gidersin işte bahane etme beni.'Dedi ellerini beline koyup sinirlice.'Sende gel ya' dedim üzgün bir şekilde.'Oldu! Benim ne işim var orda.Tek gitmen daha iyi.'deyip bana ters ters baktı.Yani mecbur gidecektim dimi yani! Bıkkınca oflayıp 'Neyse hadi çıkalım işimiz bitince giderim' diye mırıldandım.Ayaklanıp beraber evden çıktık.Asansör çağırıp zemin kata indik.2.katta oturuyordum.Binadan çıkıp yürüyerek ilerliyorduk kaldırımda. Caddede ilerlerken,'Elzem benim bir arkadaşımla buluşmam gerek senin için sıkıntı olur mu?'dedi durup biraz çekinerek.'Birşey olmaz merak etme.Madem öyle bende Kenan bey'in evine gidip biran önce onlarla konuşayım.Sonra buluşuruz ozaman.' Deyip İzmir'e baktım.'Tamam çok saol hadi öptüm' deyip yanağımdan öpüp sarıldı.'Görüşürüz' diyerek gülümsedi.'Görüşürüz' dedim ve onun gibi gülümsedim.Daha sonra karşıya geçip uzaklaştı.Kesin manitası var diye geçirdim içimden.Çok fazla süslenmişti ve baya mutluydu.Bu haline gülüp ilerlemeye devam ettim.İlerde otobüs durağı vardı.Kenan bey'in evini bilmediğim için onlardan konum istemem gerekti.Kenan bey'i tekrar arayıp geleceğimi ve konum istediğimi belirttim.Mutlulukla bana teşekkür etti.Beni beklediklerini söyleyip mesaj olarak konumu attı.Stresle konumu açıp attığı yere baktım.Merkezde bir müstakil,iki katlı bir evi gösteriyordu.20 dakikalık uzaklıktaydı.Yürüyerek gidilebilecek bir mesafeydi.Zaten bende merkezde oturduğum için sıkıntı yoktu neyseki.İlerlediğim düzlükten yürüyerek devam ettim.Kafamda dolaşan binlerce sorularla ilerlemeye devam ettim.Acaba bana nasıl davranırladı?Kalabalık bir ailelelerdi.Yani buda demek oluyor ki daha büyük bir baskı olacaktı.İçimden dua ederek evlerine doğru yürümeye devam ettim.
Son...
Bölüm etkileşimi
