3. bölüm · Tuval - Gerçek Ailem

1.Bölüm Selma ♠︎ Sayfa 2

Selma T.

Arkadaşlar Özarslanlar Ailesi ve Selma Mardinde yaşıyor,yazmayı unutmuşum pardon☺️

Keyifli okumalar...

Selma'dan devam ...

Sabah alarmın sesiyle uyandım.
Tarihlerden bugün 14 Mayıs 2025 ve saat sabah 7.Alarmı durdurup güzelim yatağımdan zorda olsa ayrıldım.Lavaboya gidip elimi yüzümü hızlıca yıkayıp kahvaltı yapmadan üstümü giydim.
Pek kahvaltı ile aram yoktu.Fazla yemek yemediğim için Kan değerlerim düşüktü.Bundan dolayı arada kalp sıkışması,göz kararması gibi durumları sık sık yaşıyordum fakat fazla önemli değildi.

Siyah küçük çantamı,telefonumu ve evin anahtarını da alıp butik dükkanına yürüyerek bi 20 dk da vardım.Bugün dükkanı ben açacaktım.Kol saatime baktım,saat 7.30 idi.Tam zamanında gelmişim diyerek sevinip dükkanın çelenklerini açtım,anahtar ile kilitli kapısını da açıp dükkana kısa bir bakış attım.Yeni gelen Funda Hanımın tasarladığı kıyafetleri askılara astım.Kenan bey ve Funda hanım, 2 Karı-koca beraber bu dükkanı açmışlardı 3 yıl önce.Bende 19 yaşımdan beridir bu dükkanda çalışıyordum.Kasaya geçip diğer çalışan arkadaşlarımın gelmesini bekledim.

Dakikalar sonra hande içeriye giriş yaptı.Dalgalı havuç renginde turuncu koyu saçları,yeşil gözleri olan güzel bir kızdı. Üstünde su yeşili krop ve altında krem renginde kargo pantolon,beyaz spor ayakkabısı ile gayet şık duruyordu.Güler yüzlü tatlı bir kızdı.Lakabı havuç kafa olduğu için kimse adını merak etmezdi pek.Bana gülümseyerek neşeli sesiyle "Günaydın Selmoş erkencisin" diyerek içeriye girdi.Kol çantasını çalışanlar kabinine koyup yanıma geldi ve yanağımdan makas aldı.Gülümseyerek "Günaydın havuç kafa,hoş geldin.Bugün dükkanı açma sırası bana geldi " diyerek göz kırptım.
"Diğerleri daha gelmedi mi?" Dedi köşedeki sandalyelerden birine oturarak." Yok daha gelmediler,gelirler birazdan.Gel biz bi kahve içelim" dedim."Olur vallahi" diyerek ayaklandı.Kasa tarafının hemen yanında küçük oda, çalışanların mutfağıydı.

Mutfağa gidip hemen cezvenin içine kahve ve su koyup köpürene kadar güzelce kaynattım.Ben bunları yaparken hande tezgaha yaslanmış beni izliyordu."Bugün dükkan erken kapanacakmış Kenan Bey dün çıkışta öyle söyledi" Dedi Funda.Buna pek şaşırmamak lazımdı. "Anladım." Diyerek mırıldandım." Sebebini sormadın kız " diyerek koluma dirseğiyle hafif vurdu."Aman be hande ne yapacağım ben nedenini..." diye mırıldandım."Kızım çok önemli bi dinle" diyerek ciddileşti.Kahve hazır olmuştu,fincanları çıkartıp cezvedeki kahveyi fincanlara doldurdum.küçük tepsiye cezveleri yerleştirdim ve mutfaktaki küçük masaya ilerleyip üstüne koydum.Handeye dönerek " Gel hadi, anlatırsın sonra " diyip sandelyeme oturup kahvemi elime aldım.Hande hemen karşımdaki sandalyeye oturdu ve kahvesini eline alıp bir yudum aldı." Ellerine sağlık selma yine döktürmüşsün" diyerek tekrar bir yudum aldı.Gülümseyerek "afiyet olsun" dedim.Hande hemen fincanını masaya koyup dedikodu oturuşuna geçti dükkanın neden bugün erken kapanacağını anlatmaya başladı."Bugün Kenan bey ve Funda hanım Yine hastaneye gidip dna testi için kan vermeye gideceklermiş" dedi."Nası ne alaka? " dedim.Şaşırmıştım.Dna testi ne alaka be? Dedim içimden." Kızım senin haberin yokmu 4 aydır?" Dedi hande kaşlarını çatarak."Neyden? Ay hande ne diyorsun anlamıyorum" dedim bıkkın şekilde."Seneler önce öldü dedikleri kızları meğer yaşıyormuş,bugün Funda hanımın doğum yaptığı hastaneye gidip o gün handi bebekler doğruysa onlarla Dna testi yapacaklarmış,bizim suzan abla dedi." Dedi hande.Hande anlatırken tam yudumladığım kahveyi yere püskürttüm. "Ne?" Dedim şok olmuş bir şekilde.Suzan abla Kenan beyin buradaki en gözde çalışanıydı.Herşeyden anında haberi olurdu.Cidden çok şaşırtıcıydı.Onların yerinde olmak istemezdim dedim içimden.Çünkü öldü zannettiğim çocuğum yaşıyormuş ve ben bunu 4 ay önce öğreniyorum! Oha! Akıl alır gibi değildi.Umarım çocuklarını bulurlardı.( yazar: EHM eee o sensin selma ama neyse)

Handeyle biraz daha sohbet edip kahvemizi içtikten sonra görev başına geçmiş bugün saat 14.00'e kadar çalışmıştık.Herkesin işi bitmiş,dükkanı temizleyip kasadaki paraları Suzan ablaya teslim edip dükkanı da kapatmıştım.Şimdi eve doğru adımlıyordum.Caddede ilerlerken telefonum çaldı.Arayan kayıtlı olmayan bir numaraydı.Müşteri hizmetleridir deyip meşgule attım fakat aynı numara tekrar aradı.Önemli galiba diye düşünerek telefonu açtım.Karşı tarafa "Alo?" Diyerek seslendim."Merhabalar, Selma Akça hanım ile mi görüşüyorum?" Dedi karşı taraf.Genç bir adam sesiydi."Evet,buyrun." dedim sakince. "Ben Doktor Can Özarslan hanfendi.Rahatsız ediyorum kusura bakmayın.Aileniz olduğunu idda edilen kişiler ile DNA testi yaptırmak için Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine yarın saat 15.30'da kan vermek için gelmeniz gerekiyor." Dedi genç adam.O an adımlarım durdu.Buz kestim.Can Özarslan mı? Kenan beyin doktor oğlu? Ne alaka? Dedim içimden." Aile kim acaba öğrene bilirmiyim?" Dedim doktora."Tabi,Kenan Özarslan ve ailesi " dedi doktor.Bi dakika ne? Sesim titreyerek "Anlayamadım beyfendi Özarslan Ailesi dediniz doğru mu?" Dedim sesim titreyerek.Bacaklarım titriyordu.Sağ elimle duvara yaslandım ve Doktoru dinlemeye devam ettim " Evet hanfendi.İyimisiniz?" Dedi karşı raraf.İyi miyim? Galiba. " Evet evet iyim sorun yok,pekala yarın saat 15.30'da orada olacağım doktor bey. İyi günler." Dedim.karşı taraf da iyi günler diyerek kapattı.Telefonu kulağımdan uzaklaştırdım.Özarslan ailesi mi? DNA testi mi? Aileniz olduğu iddia edilen mi? Ne oluyor lan? Diye geçiriyordum içimden yavaşça yere oturdum.Bacaklarım beni yaşıyamıyordu.
Hande'nin dedikleri bir bir beynimde tekrar tekrar yankılanıyordu."Seneler önce öldü dedikleri kızları meğer yaşıyormuş,bugün Funda hanımın doğum yaptığı hastaneye gidip o gün handi bebekler doğruysa onlarla Dna testi yapacaklarmış,bizim suzan abla dedi..."

Hayır hayır düşündüğüm şey olmasın...
Kalbim o anın vermiş olduğu stresiyle kasılıyordu.
Hızlıca olduğum yerden kalkıp eve koşarak gittim.Hemen kapıyı açıp ayakkabımı hızlıca çıkartıp kendimi duşa attım.
Ne yani ben şimdi Özarslanlar ailesinin *lü gösterilmiş kayıp çocukları olabilme ihtimalim mi vardı?

Aman Allahım...

Son...