9. bölüm · Tuval - Gerçek Ailem
3.Bölüm İzmir ◆ Sayfa 1
Keyifli okumalar...
Selma'nın anlatımıyla...
Kapı zilinin çalmasıyla açtım gözlerimi.Saat 8.30 idi.Yorguna yataktan kalkıp dış görünüşüme bakmadan kapıyı açmaya gittim.Yavaşça kapıyı aralarım.Karşımda Kumral saçları,kehribar gözleri,elinde valizi ile bana bakan İzmir'i gördüm.Doğru ya, iki gün önce bana geleceğini söylemişti.Gözlerim onu görünce mutlulukla ışıldadı.Şaşkın ve mutlu bir şekilde "İzmir! Hoş geldin!" Diyerek ona sıkıca sarıldım.Elindeki valizi bırakıp bana karşılık verdi."Ne o,beni beklemiyormuş gibisin? Hem..." diyerek hafifçe geriye çekildi."Hem ne bu hal? Ağladın mı sen?" Diyerek çenemden tutup yüzüme daha dikkatli bakmaya başladı.Elini hafifçe tutup gülümsedim."Sana anlatacağım o kadar çok şey var ki." Diyerek derin bir iç çektim."Neyse,hadi ver valizini,içeriye geçelim artık.Evine hoş geldin kardeşim!" Diyerek şakıdım.Bu halime hafifçe kıkırdadı.ayakkabısını çıkartıp içeriye girdi.Bende valizini alıp kapıyı kapattım.Salona bir köşeye valizi bırakıp izmir'in kabanını alıp askılığa astım."Elzem" diyerek kısık sesle bana seslendi. İzmir hep bana "Elzem" diyerek seslenirdi.Şu zamana kadar adımla seslendiğini hiç duymamıştım.Bana öyle hitap etmesi mutlu ederdi.Şuan olduğu gibi."Efendim?" Diyerek gözlerine baktım.Burukça gülümseyip " Özlemişim seni be" diyerek yanağımdan makas aldı."Bende seni" dedim ve saçlarını karıştırdım.Saçlarının karıştırılmasından nefret ederdi.Kızgın bakmaya çalışan ifadesini görünce hafifçe kıkırdadım.Daha sonra ifademi düzeltip,"Neyse hadi sen salona geç, ben valizini odana koyup geleceğim." Diyerek onu salona götürdüm.Bu evde ona ayrılmış bir oda vardı.Arada sırada gelip hasret gideriyordu benimle.Kendi evinde gibi hissetmesi için misafir odasını boşaltıp ona özel bir oda yapmıştım.Ondan izinsiz asla odasına girmezdim.Onun Almanya'daki evinde de aynı şekilde benim de odam vardı. O an uzun zamandır Almanya'ya onu ziyarete gitmediğimi fark ettim.Burukça gülümsedim.Düşüncelerimi bir köşeye bırakıp,odasına valizini götürüp yatağının üstüne koydum.Daha sonra salona dönüp tekrar İzmir'e sarıldım.Karşısına oturup sohbet etmeye başladık."Kusura bakma İzmir.Geleceğini unutmuşum.Son zamanlarda sıkıntılı dönemden geçiyorum.Umarım kırılmadın." Diyerek mahcubiyetimi belirttim."Ne kusuru be kızım yabancımıyız sanki.Bende zaten neler olduğunu sana soracaktım.Görünüşe bakılırsa büyük bir olay.Hm?" Diyerek Göz kırpmıştı."Anlatırım sonra,çokta önemli değil... Yani galiba" diyerek sıkıntıyla elimi enseme attım."Nasıl istersen,hem ne de olsa artık burdayım." Diyerek gülümsemişti."Burdan ev almayı planlıyorum,sana yakın bir yer falan.Güzel olmaz mı?" Diyerek meraklı bir ifadeyle sorusunu sordu."Hiçte fena olmaz,uzaklara gitme be kızım.Özletiyorsun kendini." Dedim küsmüş bir ifadeyle.Halime gülüp "Tamam,tamam küsme bana." Diyerek gelip yanıma oturmuş yanağımdan öpmüştü.Onun bu sevecen ve sıcak tavrı,sanki bütün dertlerimi silip atıyormuş gibi hissettiriyordu.Biraz daha sohbet ettikten sonra ona kahvaltı hazırlamak için mutfağa gittim.Peşimden oda gelmişti.Tezgaha yaslanıp beni izliyordu."İstersen odana gidip güzel bir duş al.Rahatlarsın,yorgunluğun da gitmiş olur.Ne dersin?" Diye sormuştum."Hayır demem doğrusu.İstersen yardım edeyim bende sana.Kahvaltıdan sonra da yapsam olur." Diyerek sorumu yanıtlamıştı."Hallederim ben,sen geç odana.Hazır olunca haber veririm." Deyip göz kırpmıştım ona doğru."Tamamdır canikom." Diyerek mutfaktan çıkıp odasına gitti.Bende güzelce çayı demleyip kahvaltılık malzemeleri mutfaktaki yemek masasına yerleştirmeye başladım.İşim bitince İzmir'in odasına gidip kahvaltının hazır olduğunun haberini vermiştim.Beraber mutfağa gidip yemeğimizi yemeye başladık.Hem konuşup hem yemek yerken çalan telefonumun zil sesi sesi odamdan duyuldu."Seni biri arıyor, getireyim mi telefonunu?" Diye sormuştu İzmir."Otur sen,gidip alırım ben." Diyerek masadan kalkıp odamda çalan telefonu almaya gittim.Odama girip telefonu elime aldığımda,arayan kişinin Kenan bey olduğunu gördüm.Aramasını yanıtlayıp telefonu kulağıma yasladım."Efendim?" Diyerek konuşmaya başladım."Günaydın kızım,rahatsız etmiyorumdur umarım.Müsaitmisin?" Diye sormuştu."Evet müsaitim buyrun." Diyerek yanıtladım sorusunu."Kızım biz Eşim ile birlikte seninle bir restorantta akşam yemeği yemek istiyoruz.Akşam müsaitsen atacağım konuma gelebilirmisin?" Diye sormuştu."Kusura bakmayın Kenan bey ama çok yakın bir arkadaşım bu sabah yurt dışından geldi.Gelebileceğimi zannetmiyorum." Dedim soğuk bir sesle."Peki kızım,eğer arkadaşında isterse beraber gelebilirsiniz. " Demişti sıcak bir ses tonuyla."Kendisine sorarım efendim.Hoşçakalın" Dedim,yine soğuk bir sesle."Görüşürüz kızım." Diyerek aramayı sonlandırmıştı."Bi siz eksiktiniz zaten." Diye mırıldanıp sinirle telefonu yatağıma fırlattım.Odadan çıkmak için kapıya yöneldiğimde,kapı pervazına yaslanmış,beni izleyen İzmir'i gördüm."Yanlış bir zamanda geldim galiba..." diye düşünceli bir şekilde mırıldandı."Saçmalama.Sana anlatmam gereken şeyler var demiştim geldiğinde.Mutfağa geçelim de anlatayım sana İzmir." Dedim yorgun bir sesle."Peki." Diye mırıldandı.Beraber mutfağa tekrar dönüp eski yerimize oturduk.Çayımı yudumlayarak son iki gündür yaşadığım travmatik olayları baştan sona,tüm ayrıntısına kadar anlattım.İzmir ise şaşırmış bir şekilde beni dinliyor,hareketlerimi izliyordu.Bunu beklemediği aşikardı.Anlatacaklarım bittiğinde ise yorgunca soluklandım.İzmir'e baktığımda,ne diyeceğini bilmez bir halde olduğunu gördüm."Yani o kadar da kötü bir durum değil izmir" dedim.'Emin misin?' Der gibi bakmaya başladı.Bıkkın bir nefes verip "Tamam biraz kötü olabilir" diye mırıldandım."Ne yapmayı düşünüyorsun peki?" Diye sakince sordu İzmir."İnan bende bilmiyorum.Kafam çok karışık İzmir.Düşünsene,koca 22 yıl.22 yıl sona bir ailemin olduğunu öğreniyorum." Deyip buruk bir şekilde gülmüştüm."Vay be" dedim daha sonra.Önümdeki çay bardağını etrafında çekivirip duruyordum.İzmir uzanıp elimi tuttu."Elzem.Kendine gelirmisin lütfen? Dünyanın sonu değil ya kızım.Hallederiz." dedi güven verici sesle.Mırıldanarak" Hallederiz..." deyip gülümsemiştim."Tabi kızım.Ben varım ben!İzmir ablan var burda." Deyip göğsünü kapatmıştı.Göz devirip "Aramızda sadece iki yaş var İzmir,abartma." Deyip gülmüştüm.Sırf beni güldürüp mutlu etmek için komiklik yapıyordu."İzmir." Dedim buruk bir gülümseme ile."Efendim?" Dedi gülümseyerek."İyi ki varsın kardeşim." Dedim gözlerim dolu halde."Sende iyi ki varsın lan,ağlatma beni." Dedi.Onun da gözledi dolmuştu.Yanağımdan bir göz yaşı süzülüp masaya damlamıştı.Bu halimi görüp sandalyesinden kalkmış,yanıma gelip kocaman sarılmıştı.Onun sarılmasıyla ağlamam şiddetlenmiş,hıçkırarak İzmire sıkıca sarılmış,yüzümü göğsüne gömmüş halde ağlıyordum.Saçlarımı okşayıp "Ağla elze'mim,dök içini birtanem.Ben herzaman burdayım." Deyip rahatlatmaya çalışıyordu beni."Çok yorgunum İzmir" dedim boğuk sesle."Biliyorum ama söz veriyorum geçecek." Dedi yumuşak,o sıcak sesiyle.Bir süre daha ağlayıp içimi boşaltmıştım.Kahvaltı masasını toplamış benim odamda,yatağımda İzmirin dizine kafamı koymuş,beraber uzanıyorduk.O saçlarımla oynuyor ben ise Özarslanlar ilesi hakkında birkaç bilgiler anlatıyordum."Seni biri aramıştı en son, o kimdi?" Dedi meraklı bir şekilde."Hatırlattığın iyi oldu.Unutmuştum ben onu.Kenan bey,akşam yemeği için bir restoranta beni çağırıyorlar.Bende yurt dışından yakın bir arkadaşım geldi,gelemem dedim.İsterse arkadaşında gelsin dedi.Fakat ben gitmek istemiyorum.Çok yorgunum zaten."Dedim yorgunca."Sen bilirsin,en azından gitmeyeceksen bari haber ver adama.Merak eder." Dedi İzmir."Haklısın." Deyip dizinden kalktım.Yan tarafımda olan telefonu alıp Kenan bey'i aradım.İlk çalışta hemen açmıştı."Alo kızım?" Diyerek konuştu Kenan bey."Merhaba efendim.Raratsız ediyorum kusura bakmayın.Davetinize icabet edemeyeceğimizi söylemek için aramıştım efendim." Dedim soğuk, hissiz olduğunu düşündüğüm bir ses tonuyla."Aa,peki kızım.Başka zaman ozaman inşallah." Dedi üzgün olduğunu belirten bir sesle."İnşallah efendim,iyi yakşamlar."Dedim aynı ses tonuyla."İyi yakşamlar" dedi mırıldanarak Kenan bey.Daha sonra aramayı sonlandırdı."Üzüldü adamcağız." Dedi İzmir üzgün bir sesle."Aman be,banane.Kırk yılda canımın içi,İzmir'im gelmiş! Hiç kusura bakmasınlar efenim! Dedim 'hiç' kısmını uzatarak.Bu halime kahkaha atan İzmir "Eşeksin." Demişti."Ama senin eşeğinim yavrum." Deyip göz kırptım.Kıkırdamıştı.Biraz daha yatakta uzandıktan sonra sinema gecesi yapmaya karar verdik.İzmir her Yurt dışından döndüğünde bu aktiviteyi her zaman yapardık.Yine yapmıştık.Salona gidip televizyondan film açmış,ışıkları söndürmüş,patlamış mısırlarımızı yanımıza alıp film izliyorduk.Hangi film miydi? Tabiki Buz Devri! İzleyip bi türlü biteremediğimiz için açmıştık.İnşallah bu kez biterdi de bu ızdıraptan kurtulurduk artık.
Son...
Kelime yada harf hatası oldu ise kusura bakmayın.
Umarım keyif almışsınızdır...
Elzem:En gerekli olan,vaz geçilmez.
