7. bölüm · Tosmikim ve Ailesi
Karanlığın Yankısı
Aile köşkün içine girer. Ortalık terk edilmiş gibidir ama her adımda ayak sesleri yankılanır. Çocuklar korkudan birbirine sarılır. Mira: Mira: “Burası... nefes alıyor gibi.” Tosmikim sessizce etrafı dinler, duvarlardan fısıltılar yükselir: “İsmimi bilmeden beni yenemezsiniz...” Çınar’ın defteri kendi kendine açılır ve boş bir sayfada siyah lekeler yayılır. Lekeler gölgeye benzeyen harfler oluşturur. Ama kelime tamamlanmaz. Tosmikim anlar: Gölgenin gerçek adı defterde saklıdır, ama eksik parçalar vardır. Ayşe köşkün duvarlarında defterdeki sembollerin aynısını bulur. Bunların bir tür mühür olduğuna kanaat getirir. Çocuklar bodrumda eski bir sandık bulurlar. Sandığın içinde yırtık sayfalar vardır. Bu sayfalardan biri defterin kayıp parçası gibidir. Aniden köşkün ışıkları söner. Bilal’in sesi yankılanır: Bilal’in yankısı: “Adımı öğrenmeye cesaret ediyorsunuz... ama bilmek, bedel ödemektir.” Çocukların tuttuğu el fenerleri titrer, ışık gölgelerle boğuşur. Defterin sayfaları hızla çevrilir ve tek bir cümle yazılır: “Onun adı yazıldığında... zincirler kırılacak.” Tosmikim deftere bakarken harfler yavaş yavaş belirmeye başlar. İlk üç harfi görür ama geri kalanı karanlığa gömülür. Tosmikim öfkeyle defteri kapatır. Tosmikim: “Adını bilmeden gölgeyi asla gerçekten yenemeyeceğiz.” Köşkün duvarlarından yankı duyulur:
“Benim adım... yakında sizde yankılanacak.”
