TEHLİKELİ SULAR kitap kapağı

2. bölüm / 6

TEHLİKELİ SULAR

Usulca

Vaveyla Yazarı: Vaveyla Kullanıcısı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Usulca

Görsel/Drew

Arabayı daha da hızlandırdığında soğukkanlılığımı korumak benim için zorlaşmıştı.Şokun ve korkunun etkisinde kalmanın zamanı değildi.”Ne yaptığını sanıyorsun”dedim kelimeleri vurgularken.

Birkaç saniye sustu.Yola fazlasıyla odaklı gözüküyordu fakat dikleşen omuzlarından onun da gergin olduğunu anlayabiliyordum.

Direksiyonu sert bir şekilde kırdığında aşina olmadığım bir viraja giriş yapmıştık.

Nefes alışverişlerimi kontrol etmeye çalışsam da boşunaydı.Çünkü lanet olası nefesi artık çok zor alıyordum.Elim bir anlığına olmayan çantama gitti.İçimden bir küfür ettiğimde daha da daraldım.Kaçmaya çalışırken çantayı düşürmüş olmalıydım.Sol elim boğazımın açık yerlerine gittiğinde babamın öğrettiği gibi 10’dan geriye saymaya başladım.
“10”
“9”
“8”

Mavi gözlü gencin bakışlarını üzerinde hissetsem de ondan yardım isteyemezdim.Beni kaçıran birisinden yardım isteme düşüncesi aşırıydı.

Yakamı çekiştirirken ellerimin de titremeye başladığını farkettim.Olamaz şuan bu olamaz.

“Kıvranmayı kes”diyen sesi kulaklarıma zar zor ulaştığında görüş açım çoktan bulanıklaşmaya başlamıştı.

Yaklaşık 1 saat sonra..

Parmaklarımı güçlükle hareket ettirdiğimde yavaş yavaş açılan gözlerim ile yabancısı olduğum mekanda buldum kendimi.Durumu akgıkayabilmek için birkaç saniye izin verdim zihnime.Kuruyan dudaklarımı ıslattığımda dudağından istemsiz bir inilti döküldü.

“Uyanıyor”sesine aşina olmadığım bir kızdan gelen ses ile yavaş yavaş doğruldum.O an etrafa göz gezdirmeye ve nerede olduğumu anlamaya çalıştım.Koltuğun üzerindeydim.Oldukça büyük bir salonda yabancı yüzler arasında.

Dışarıdaki yağmur sesleri ile gözlerim tamamen cam olan pencereye kaydı.Perdeleri açıktı ve boydan boya büyük bir penceresi bulunuyordu salonun.Yanan şömineden gelen çatırdayan odun sesleri şuan bu durumda olmasam bana huzur verebilirdi.

Koltuklarda oturanlar dışında duvara yaslanmış olan kişilerin de odak noktası bendim.

“Şanslısın”alaycı sesiyle dudağı kıvrıldığında mavi gözlü gencin sesiyle istemsiz yüzümü ekşittim.

“Sen iyi misin”o an sesin geldiği yöne kaydı odağım.

İçeri ağır adımlarla giren kişi ile gözlerimi kıstım.Saçları fazlasıyla siyahtı.Aynı şekilde gözleri de siyahın karanlık tonlarında olan bu kişiyi görmek içimde anlamsız bir huzursuzluğa neden olmuştu.

Yutkundum.Kuruyan boğaxım nedeniyle yutkunmam bile acı verici olmuştu.”Benimle derdiniz ne”sorduğum soruya bir cevap bulabileceğimi umdum.Sonuçta sebepsiz bir şekilde buraya getirilmiş olmam saçma olurdu.

“Amacımız sana zarar vermek değil”koltukta öne doğru eğilmiş bir şekilde oturan sarı saçlı kıza döndüğümde içimdeki öfkeye engel olamadım.Fazlasıyla sinirlenmiştim ve gerilmiştim.Bunun sebebi de onlardı.”Öyle mi”dedim küçümseyici bir tonda.”Bu zarar vermemiş haliniz mi”

“Hastalığın olduğunu bilmiyorduk”mavi gözlü gençten geldiğine emin olduğum cümleler yatışmama neden olmadı.”Olmasa da beni kaçırma hakkınız var mı”diye sordum.Cevabını beklemediğim bir soruydu.

“Zorundaydık”siyah saçları alnına düşmüş göz altları morarmış ve yüzünde yer yer kavgadan çıkmış gibi çiziklerle dolu olan erkeğin cevabı ile yavaşça ayaklandım.

Parmaklarımı sinirle saçlarımda gezdirdiğimde birkaç mesafe uzağında durdum.Beni görüntüsü itibari ile ne kadar gerse de içimdeki yaşama dürtüsünün verdiği cesaret ile sordum.”Ne zorunluluğu”İşte bu cevabını gerçekten öğrenmek istediğim soruydu.

“Sana anlatmamıza izin ver”sakin ses tonu beni daha da çileden çıkartıyordu.Başımı devam et dercesine salladığımda ellerimi göğsümde birleştirdim ve dinleme moduna geçtim.

O da ellerini cebine attığında paketinden bir dal çıkardı ve yaktı.İlk dumanı içine yavaşça çektiğinde bir anlığına pencereye baktı.Birkaç saniye donuk bakışları camda oyalanıp sonra tekrar beni buldu.”Baban”dediğinde kalbimdeki gerginlik damarlarıma sızdı.Bu olayın babamla nasıl bir alakası olabilirdi?
O normal bir insandı.Her gün işine gidip gelen bir doktorun bu işle alakası nasıl olabilirdi?

“Onun kim olduğunu biliyor musun?”Odada keskin bir sessizlik hakim sürerken bu sorunun cevabının onlar için ne kadar önemli olduğunu farkettim.Kaşlarım çatıldığında şüphesiz “evet o bir doktor”diye cevapladım.

Gözleri gözlerimde belli süre git gel yaptı.Sanki cevabımın doğruluğundan emin olmak için.Sonunda gözlerini çektiğinde uzun bir nefes daha çekti dalından.
Dumanı yan tarafa doğru üflediğinde koltuklardan birisine yöneldi.Tekli koltuğa oturduğunda gözlerim ile onu takip ettim.

“O bir avcı”gözlerimi devirdiğimde ellerim yana sarktı.”Tamam bu saçmalığı daha fazla dinlemicem”gitmek için hareketlendiğim sırada odadaki kumral erkek yanımda belirdi ve gidemezsin dercesine baktı.Derin bir nefes verdiğimde anlatacaklarını dinlemekten başka yapabileceğim bir şey olmadığını anladım.Az önce kalktığım koltuğa oturduğumda şuan siyah saçlı erkek ile karşılıklı oturuyorduk.Tekrardan gözlerimiz buluştuğunda devam etti.”Avcı ne demek bilmiyorsun değil mi”sigarasını kül tablasına bastırdığında öne doğru eğildi.”Tehlikelileri avlıyorlar”

Tehlikeliler mi?Saçmalıkları gittikçe garip bir hal alıyordu.”Yani bizleri”sarışın kızın öfkesi sesine de yansımıştı.

“Avcı ve tehlikeliler mi”sinirle güldüğümde yine garip bakışlar üzerimde toplandı.

Bunu umarsamıyordum çünkü garip olan ben değil bu saçmalıkları anlatan,onlardı.

“Avcı ve tehlikeliler normal insanlar gibi değiller”saçmalıklarını dinlemeye devam ettim.”Avcılar tehlikelileri avlayarak soylarını bitirmeye çalışıyorlar ve”sertçe yutkunduğunda boğazındaki adem kemiği belirgin bir şekilde hareket etti.

“Senin baban avcıların liderlerinden ve önemli isimlerden bizler ise tehlikeliler olarak adlandırılan özel güçlere sahip insanlarız”

Söylediklerini daha fazla dinlemeye gerek duymadım.Hızla ayaklandığımda bu sefer karşımda duran kumral çocuğu umursamadım.Akli dengelerinin yerinde olduğunu pek düşünmediğim için buradan bir an önce çıkmaya kararlıydım.

Gitmeden önce kendimi tutamadım ve onlara dönüp”Sizin deli saçması düşünceleriniz yüzünden bugün yeterince yıprandım.Sizi bu düşünceleriniz ile baş başa bırakıyorum.

“Sezgi”adımlarımı durduran o sese dönmemle siyah saçlı erkeğin yanımda belirmesi bir oldu.

“göstermemize izin ver”Gözlerine baktığımda dudağım alayla kıvrıldı.”Siz gerçekten de delirmişsiniz.

“Deniz”diye seslendiğinde bakışlarının mavi gözlü çocukta olduğunu anladım.Ona doğru baktığımda bende mavi gözlü çocuğu izlemeye koyuldum.Göstermek istiyorlarsa gösterebilirler.Masadaki sürahiden gelen ses ve sürahinin içindeki suyun etrafımda bir kasırga gibi dolaşmasıyla çatılan kaşlarım gevşedi.Gözlerimde silinen öfke yerini şaşkınlığa bıraktığında etrafımda dönen suya düşünmeden dokundum.”Bu”dedim inanamayarak”Nasıl olabilir”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

36okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.