5. bölüm / 15
STRAY KİDS ~ YILDIZLARIN ALTINDABÖLÜM 5
Bölümler 15Şu an: BÖLÜM 5
- 1 BÖLÜM 11.121 kelime
- 2 BÖLÜM 21.100 kelime
- 3 BÖLÜM 31.115 kelime
- 4 BÖLÜM 41.359 kelime
- 5 BÖLÜM 5864 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 BÖLÜM 61.011 kelime
- 7 BÖLÜM 71.015 kelime
- 8 BÖLÜM 8779 kelime
- 9 BÖLÜM 9814 kelime
- 10 BÖLÜM 10645 kelime
- 11 BÖLÜM 11803 kelime
- 12 BÖLÜM 12763 kelime
- 13 BÖLÜM 131.772 kelime
- 14 Bölüm 142.136 kelime
- 15 BÖLÜM 151.615 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yazarın Anlatımıyla...
Civciv takımı ile oynadıkları maç sonrası zorbalar spor salonuna yayılmışlardı.
Hepsi derin düşünceler içerisindeydi, hiçbiri de tek kelime etmiyordu.
Ölüm sessizliği sarmıştı, sanki...
Bu durum Hyunjin'i fazlasıyla rahatsız etmişti.
Kafasını kaldırıp arkadaşlarına baktı.
Chan bir yerlere dalmıştı.
Changbin ise yere uzanmış, Minho'yu izliyordu.
Sessizlikleri çok rahatsız ediciydi.
Özellikle de Minho'nun basketbol topunu yere tak tak diye ses çıkararak vurmasıydı.
Hyunjin:
-Gençler, çok sessiz ve çok sıkıcısınız
Changbin:
-Ne istiyorsun!?
Hyunjin:
-Eğlenmek...
Chan:
-Bak, civciv takımı ile uğraşalım diyorsan ben yoruldum, belki sonra uğraşırız ama şimdi olmaz
Minho:
-Benim için hava hoş, ben Jisung ile her zaman uğraşırım
Hyunjin:
-Hayır, onlarla uğraşmak isteyen yok!Ben çok sıkıldım, çok sessizsiniz
Changbin:
-İlla kaos olsun istiyorsun!?Bir yerinde dur be Hyunjin!?
Oflayarak ve sinirle ayağa kalktı.
Hyunjin:
-Sizden de birşey istenmiyor, ben dışarı çıkıyorum
Sinirle adımlar atarak trip attığını belli edercesine yürüyordu Hyunjin.
Spor salonundan çıktığı gibi koridorda gezinmeye başladı.
Evet, bazenleri o da arkadaşları ile anlaşamıyordu.
Ne olacaktı şöyle kafa dengi birisi...
Bir o yana, bir bu yana dönüp dolanıyordu.
Hyunjin:
-Off, off...Bu ne ya?Neden kimse ortalıkta yok!?
Koridorda dolanıyor, nereye gideceğini bilmiyordu.
Kantine göz attı ama orada kimse yoktu.
Belli ki, herkes dışarıdaydı.
Tuvalete gitmeyi düşündü.
Belki, elimi ve yüzümü yıkarsam biraz nefes alırım diye düşündü.
Tuvalete ilerledi.
Yavaş adımlarla yürüyordu.
Çok sakin ve çok sessizdi...
Tuvaletin biraz ilerisinde kendi sınıfı bulunuyordu.
Duvar kenarlarında dolaplar vardı.
Her öğrenciye ait olan dolaplar...
Bir dolap açıktı ki, tam tuvalete girecekken bunu farketti.
Dolaba doğru ilerledi.
Hyunjin:
-Bu ne ya?Bu hangi salağın dolabı?
Dolabın kapağını kontrol etti.
Gözüne çarpan bir fotoğraf vardı.
Hyunjin:
-Nasıl ya?Bu Seungmin'in dolabı mı?
Fotoğrafta zorbaların deyişiyle "Civciv Takımı" güzel bir fotoğraf çekilmişti.
Hyunjin:
-Tch...Çok saçma
Fotoğrafı evirip çevirdi.
Belki, arkasında bir not yazıyordur diye.
Arkasına çevirdiğinde sadece bir tane tarih yazıyordu.
8 Şubat Yang Jeongin, İyi Ki Doğdun!
Hyunjin:
-Sıktı ya
Fotoğrafı yapıştırıp dolabı kapattı.
Sonunda tuvalete girecekken konuşma sesleri duyuluyordu.
Seungmin ve Jeongin'in sesleri olmalıydı.
Seungmin:
-Ya ben Felix'i bir türlü anlayamıyorum
Jeongin:
-Ne konuda?
Seungmin:
-Sürekli Hyunjin gerçekten iyi bir insan o iyileşecek falan diyor, şu zorba takımını savunmasından nefret ediyorum
Jeongin:
-Bende ya?Hem Changbin'in iyileşeceği gün kıyamet kopar
Seungmin:
-Aman ya, az önce de onlar iyi insanlar sadece psikolojik sorunlar yaşıyorlar falan diyor, onlar da psikoloji olsa bizim psikolojimizi ezip geçmezlerdi, değil mi?
Jeongin:
-Aynen öyle, hem ben Felix ile Hyunjin'in neden aniden düşman olduklarını bir türlü anlayamadım
Seungmin:
-Bende bilmiyorum
İşte o an...Sinirini tutamaz oldu Hyunjin.
Bu ikilinin yakasını tutmak ve onları yere sermek istiyordu.
Duruşunu düzelterek sinirle girdi tuvalete.
İkili Hyunjin'i farkedince sus pus olmuşlardı.
Onun girişi ile tuvaletten çıktılar.
Gittiklerinden emin olduktan sonra kapıyı kapattı.
Hyunjin:
-Çok merak ediyorsanız, gidin o prensinize sorun...Ah Felix, senin yüzünden onunla konuşamıyorum bile, hepsi senin suçun ve hepsinin bedelini ödeyeceksin LEE FELİX!?
Elini yüzünü yıkadı.
Elleri titriyordu.
Pişman olmuştu buraya geldiğine.
Geçmişi hatırlamak onun için hiç sağlıklı değildi...
Tuvaletten çıkıp, direkt olarak müdürün odasına yani annesinin odasına ilerledi.
Hızlı adımlar ile ilerliyordu.
Odaya vardığında hiddetle açtı kapıyı.
Annesi bir telefon görüşmesi yapıyordu.
Bayan Hwang:
-Aa...Peki efendim, ben sizi sonra ararım, iyi günler
Telefonu kapattı.
Hyunjin kapıyı kapatınca konuşmaya başladı.
Bayan Hwang:
-Hyunjin!?Sana daha kaç defa odama girerken kapıyı çalman gerektiğini söyleyeceğim?
Hyunjin:
-Bırak şimdi kapıyı!?
Bayan Hwang:
-Yine ne oldu!?
Annesinin karşısına oturdu.
Hyunjin:
-O çocuğu okulda görmek istemiyorum!
Bayan Hwang:
-Kimden bahsediyorsun?Yine şu Lee Felix olayı mı?
Hyunjin:
-Onu görmek istemiyorum!Ona bakınca geçmişi hatırlamak istemiyorum!Onun bu okulda okumasını istemiyorum!
Bayan Hwang:
-Hyunjin, oğlum...Bu okul senin istediğini alıp, istediğini atabileceğin bir yer değil...Hem Felix, bu okulun en başarılı öğrencilerinden birisi, onu okuldan attırmak büyük kayıp olur
Hyunjin:
-Neyi kaybettiğim artık umrumda değil...Ben onu görmek istemiyorum!
Bayan Hwang:
-Katlanman gerekiyor!Hem o senin arkadaşlarından birisiydi, yani aranızı bu kadar açacak hiç birşey yaşamadınız!
Hyunjin:
-Yapma anne?Herşeyi biliyorsun ama umursamamaya çalışıyorsun...Neden?
Bayan Hwang:
-Neyi biliyorum?
Hyunjin:
-Kız arkadaşım sırf iyi niyetli ve merhametli diye Felix'i sevdiğini söyleyip duruyordu, ben ise bencil ve kibirli birisiymişim ama Lee onun için asla kötü birisi olmadı, hatta ayrılma sebebimiz o!Birbirimizi çok seviyorduk ama Lee okula geldiği gün herşey değişti...
Bayan Hwang:
-Oğlum...Soojin okuldan gitti, hem senin peşinde koşan birçok kız var ve Felix, Soojin'in teklifini kabul etmedi yani öyle güzeller güzeli bir kızı kim reddeder ki?Felix sırf senin için onun teklifini kabul etmedi, hem siz ayrıldınız ve ayrıca o artık okulda değil...Bence bir geçmiş için kendini arkadaşlarından ayırma!Ve bakarsan geriye 3 tane arkadaşın kaldı, farkındasın değil mi?
Hiçbir şey söylemedi.
Annesinin yüzüne baktı, sadece.
Ne söyleyeceğini bilmediği için hiç konuşmadı.
Gözleri dolmuştu, annesi Felix'in ona söylediklerini, Soojin'in onu nasıl terk ettiğini ve aniden tüm arkadaşlarının nasıl dağıldığını bilmiyordu.
Bayan Hwang:
-Hyunjin...İyi misin?
Elini uzattı, oğluna.
Hyunjin:
-Dokunma bana!
Geri çekildi, aniden.
Annesi oğluna hasretle bakardı.
Ona sarılmak isterdi ama oğlu buna asla izin vermezdi.
Şuan okuldan birisine Hwang ailesinin ilişki durumu nasıl diye sorsan bu sorunun cevabı kesinlikle çok kötü olurdu.
Sorsan Hyunjin mükemmel bir çocukluk geçirmişti.
Ama her geçen gün büyüyor ve ailesinden gitgide uzaklaşıyordu.
Bu durum annesini çok üzüyordu.
Hyunjin hiddetle ayağa kalktı.
Bayan Hwang:
-Hyunjin...Birşeye ihtiyacın olursa yanıma gelirsin, olur mu?
Hyunjin:
-Tch...Sanki geldim de ne oldu?
Alaycı bir tavırla güldü.
Kapıyı çarparak odadan çıktı.
Bu kapının ani kapanışı ile sarsılmıştı, Bayan Hwang.
Oğlu ile arası ne zaman düzelecekti?
Veya bu sorunun cevabını kim verebilecekti?
Bölüm etkileşimi
