BÖLÜM 3

Vaveyla Yazarı: yohara 🧋

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: BÖLÜM 3

Zil çaldı.

Kimya dersi, insanı ölüme gönderiyordu sanki.

Hem zor, hemde sıkıcıydı.

İyi ki, bundan sonra ki ders Beden'di.

Jisung:
-Dışarı çıkalım mı?

Ona doğru döndüm.

Jeongin gözleri dalmış bir şekilde, tahtaya bakarken konuştu.

Jeongin:
-Saatlerce üzerine uğraştığımız bir ödev mahvoldu Jisung

Sonra Jisung'a döndü.

Jeongin:
-Dışarı çıkınca ne yapacağız?

Jisung:
-Nefes alırız, biraz rahatlarız

Seungmin:
-Hadi ama, bize dışarıda nefes aldıracaklar mı sence?

Jisung:
-İyi de, onlar bize engel oluyor diye biz içeri tıkılı mı kalacağız?

Ayağa kalktım.

Ben:
-Hadi gençlik, kantine gidelim

Sözlerini dinlemeden sınıftan çıktım.

Arkamdan geldiklerini anladığım zaman döndüm.

Üçüsü de aynı anda durdu.

Güldüm.

Onlarda aynı şekilde.

Kolumu omuzlarıma attım ve kantine gitmek için yürümeye başladık.

***

Kantine girdiğimizde karşımıza çıkan ilk dört kişilik masaya hemen oturduk.

Yanımda Jisung, karşımda Jeongin ve Seungmin oturuyordu.

Seungmin:
-Şansa bak ya

Aniden yüzü soldu.

Ben:
-Ne oldu?

Kaşları ile duvar kenarında, pencerenin hemen önünde oturan zorbaları gösterdi.

Jeongin:
-Hay abi, ben böyle işin içine...

Ben:
-Tamam, birşey yok

Zorbalara baktım.

Hyunjin ayaklarını masanın üzerine, üst üste koymuştu.

Minho elindeki meyve suyu kutusunu açmaya ya da parçalamaya çalışıyordu.

Chan elindeki kitabı inceliyordu.

Changbin ise elindeki yemek tabağını parçalara ayırıyordu.

Jisung:
-Şeytan diyor ki, git Minho'nun elinden ki kutuyu al aç ve ona ver ama ben şeytanı dinlemem

Jeongin:
-Dinleme zaten

Seungmin:
-Önce seni, sonra kutuyu parçalar

Jeongin ve Seungmin gülmeye başladılar.

Ben:
-Hiçbir şey de yapamaz

Aniden soldular.

Jisung'a döndüm.

Ben:
-Şeytanın sözünü dinleme ama bunu sana bir melek söylüyor çünkü ona kutuyu açman onun için bir iyilik olur, yani en azından bize göre

Güldük.

Jisung:
-Kendimi tutamıyorum, biraz daha oynamaya devam ederse cidden yaparım bunu

Ben:
-Sakin ol

Hepimiz gülmeye devam ettik.

Sonra aniden sustuk.

Jisung, Minho'nun elindeki kutuya bakıyordu.

Kutu biraz daha evrilip, çevrilse eriyip gidecekti.

Bundan eminim...

Zengin oldukları için hep pahalı şeyler deniyorlar.

O yüzden sıradan şeyler onlara garip geliyor.

Bu da bizi yükseltir.

Jeongin:
-Ee, ne yiyelim?

Seungmin:
-Sandviç yiyelim mi?

Jeongin:
-Yanında meyve suyu gider mi?

Güldük.

Jisung:
-Ay yok, sonra açamayız rezil oluruz

Hepimiz güldük.

Ben:
-Sizce de garip değil mi?

Jisung:
-Ne?

Ben:
-Bu dörtlü niye bu kadar sessiz?

Seungmin:
-Bilmem...Sen söyleyince garip geldi bir an

Dördümüz de onlara baktık.

Jisung:
-Ben dayanamıyorum abi

Ayağa kalktı.

Seungmin:
-Jisung, hayır

Jeongin:
-Hayır, gitme

Ben:
-Rahat olun, istediğini yapsın

Jisung masaya doğru gitti.

Minho'nun elindeki kutuyu aldı.

Açtı ve ona geri verdi.

Sonunda...

Minho kutuya baktı.

Minho:
-Ne yapıyorsun sen?

Hyunjin arkasına doğru yaslandı.

Jisung:
-Sabahtan beri açamadın, bende yardım etmek istedim

Minho:
-Birincisi yardımına ihtiyacım yok, ikincisi amacım kutuyu açmak değildi

Kutuyu arkasına dönmeden fırlattı.

Çöp kutusuna tam isabet oldu.

Minho:
-Bam...

İsabet olunca bunu söylemişti.

Hyunjin:
-Haha...

Minho ayağa kalktı.

Ellerini cebine koydu.

Minho:
-Bana iyilik yapacağına...

Bize baktı.

Minho:
-Şu sincap takımına bak

Jisung bize baktı, sonra da Minho'ya.

Jisung:
-Sincap?

Minho:
-Evet, seni küçük sincapçık

Jisung'un burnuna dokundu, bunu söylerken.

Zorbalar gülüyordu.

Jisung'a baktım.

Yüzünde sert bir ifade vardı.

Aniden oda güldü.

Üçümüz birbirimize baktık.

Dikkatle Jisung'u izlemeye başladım.

Jisung:
-Hmm...Biliyor musun?Bu hiç komik değildi...Küçük tavşancık

Dalga geçercesine konuştu.

Gülmemek için kendimi zor tuttum.

Zorbalar aniden sustu.

Minho:
-Bana bak...Ayağını denk al, karşında o sefil arkadaşların yok

Jisung:
-Arkadaşlarım hakkında doğru konuşamıyor musun sen?

Minho:
-Konuşmasam ne olur?

Jisung:
-Sorun değil, senin de arkadaşların var sonuçta

Zorbalara baktı.

Jisung:
-Ben hiç senin dostlarına iğrenç, kibirli ve bencil insanlar diyor muyum?

Jeongin kolumu tuttu.

Jeongin:
-Felix engel olalım

Kafamı hayır manasında salladım.

Ben:
-Doğruyu söyleyeni yanlışa çevirmek çok büyük bir hata olur Jeongin

İzlemeye devam ettim.

Minho:
-Doğru konuş

Jisung'u itti.

Seungmin:
-Ona tekrar dokunursa...

Seungmin ve Jeongin her an atak yapabilirlerdi.

Jisung:
-Zoruna mı gitti?

Minho:
-Ya sen neden durduk yere kaşınıyorsun?Uyuz mu oldun?

Hepsi güldü.

Jisung:
-Evet, ama sana

Jeongin:
-Off, çok iyi laftı

Minho:
-Döverim seni

Jisung:
-Döv

Tekrar vurdu.

Jisung:
-Gücün sadece bana yetiyor değil mi Minho?

Minho:
-Ya yeter, sus

Jisung'u itti.

Ama bu diğer ki itişi gibi değildi.

Masaya çarptı ve yere düştü.

Seungmin aniden ayağa kalktı.

Ve koşarcasına Minho'ya doğru yürüdü.

Seungmin:
-Sen kimsin?

Masanın üzerine bindi ve Minho'nun yakasını tutarak ona doğru eğildi.

Seungmin:
-Bir daha ona dokunursan...

Çok sessiz bir şekilde konuşuyordu.

Seungmin:
-Sen ve o arkadaşların şu zamana kadar susanlardan korksun

Minho, Seungmin'in elini tuttu.

Sessiz ve tehditkar bir şekilde, Seungmin'e bakarak konuştu.

Minho:
-Çok yanlış taşa çarptınız beyler

Ellerini sert bir şekilde çekti, üzerinden.

Minho:
-Hemde çok yanlış bir taşa

Ayağa kalktım.

Kalkışımla Hyunjin'in kalkışı bir oldu.

Sanki tek bir adımımı beklermiş gibi bana bakıyordu.

Ama ben ona bakmıyordum.

Jeongin:
-Size de iyilik yaramıyor

Changbin:
-Yapmayın o zaman

Jeongin:
-Yüzün olsaydı yapardım sana

Changbin:
-Şu yumruğu görüyor musun?

Yumruğunu gösterdi.

Changbin:
-Bununla ezerim seni

Jeongin güldü.

Kantinde kargaşa çıkmıştı resmen.

Ama bu her zaman ki gibi normaldi.

En azından bizim için...

Hyunjin:
-Ah be Jeongin, başına geleceklerden habersiz bir şekilde gülüyorsun...Senin için çok üzülüyorum biliyor musun?

Jeongin aniden soldu ve anlam vermek istermiş gibi baktı.

Ben:
-Ne diyorsun sen?

Bana baktı.

Hyunjin:
-Anlamak istediğini söylüyorum Felix

Jisung'a baktı.

Hyunjin:
-Sizi öyle bir hâle getireceğiz ki, Jisung bu yaptıklarından dolayı Minho'nun önünde, gözyaşları içinde diz çökerek yardım isteyecek, hiç şüpheniz olmasın

Jisung:
-Ölürüm de diz çökmem size karşı

Chan:
-Çok büyük konuşmasan mı Jisung?

Jisung bana baktı.

Ne demek istiyor bunlar dermiş gibi baktı, bana.

Bilmiyorum dermişcesine baktım, ona.

Seungmin:
-Zamanımı boşa harcamak istemiyorum, gidelim buradan

Chan:
-Niye?Biz sana harcıyoruz ama?

Seungmin:
-Fena mı oluyor?En azından yararlı birşey için kullanıyormuşsunuz zamanınızı

Hyunjin:
-Hemde ne yarar, ne demezsin

Seungmin kolumdan tutarak çıkardı beni kantinden.

Anlam veremedim.

Bunlar Jeongin'e zarar verip, bizi zor duruma mı bırakacak?

Jeongin'e baktım.

Yüzünde düşünür bir ifade vardı.

Jisung:
-Şimdi ne olacak?

Ben:
-Bilmiyorum...Hiçbir şey bilmiyorum

Sınıfa girdik ve sıralarımıza oturduk.

Daha zil çalmamıştı.

Seungmin:
-Jeongin sen iyi misin?

Cevap vermedi.

Ona baktım.

Hala birşeyler düşünüyordu.

Jisung:
-Hiçbir şey olmayacak, sana birşey yapmalarına izin vermeyiz Jeongin

Hiçbir şey söylemedi.

Zorbaların ona dokunmasına izin vermeyeceğimizi biliyordu ama içten içe neler olacak diye merak ediyordu.

Ben:
-Seni koruyacağız Jeongin, sana asla dokunamayacaklar

Jeongin:
-Hayır

Üçümüz de birbirimize baktık, sonra da Jeongin'e.

Jeongin:
-İstediklerini yapsınlar

Ben:
-Ne?

Seungmin:
-Saçmalama

Jisung:
-Şaka mı yapıyorsun?

Jeongin:
-Hayır, ben ciddiyim

Ben:
-Ama neden?

Jeongin:
-Duymadın mı?

Ben:
-Neyi?

Jeongin:
-Hyunjin'in dediklerini

Ben:
-Evet, duydum

Jeongin'e baktım.

Kafasını eğdi.

Dokunsam ağlardı.

Jeongin:
-Benim yüzümden size zarar gelmesini istemiyorum, küçük düşmenizi istemiyorum

Seungmin:
-Hayır, sakın böyle düşünme

Jeongin:
-Nasıl düşünmeyeyim?Sırf kendimi korumakta güçlük çekiyorum diye, beni ezerek size zarar verecekler

Jisung:
-Hayır...

Jeongin:
-Bırakın istediklerini yapsınlar, beni düşünmeyin, onlar bana vurduğunda ses etmeyin, böylelikle ne sizle, ne de benle uğraşacaklar

Ben:
-Böyle birşey olmayacak Jeongin...

Jeongin:
-Bırak olsun, başka yolu yok zaten

Cevap vermedim.

Üçümüz de birbirimize baktık.

Jeongin ne kadar istese de, biz onu asla bırakmayacaktık.

Zorbaların ne tür bir planları var bilmiyorum ama Jeongin'i asla yanımdan ayırmayacaktım.

Asla...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1.079okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.