3. bölüm / 15
STRAY KİDS ~ YILDIZLARIN ALTINDABÖLÜM 3
Bölümler 15Şu an: BÖLÜM 3
- 1 BÖLÜM 11.121 kelime
- 2 BÖLÜM 21.100 kelime
- 3 BÖLÜM 31.115 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BÖLÜM 41.359 kelime
- 5 BÖLÜM 5864 kelime
- 6 BÖLÜM 61.011 kelime
- 7 BÖLÜM 71.015 kelime
- 8 BÖLÜM 8779 kelime
- 9 BÖLÜM 9814 kelime
- 10 BÖLÜM 10645 kelime
- 11 BÖLÜM 11803 kelime
- 12 BÖLÜM 12763 kelime
- 13 BÖLÜM 131.772 kelime
- 14 Bölüm 142.136 kelime
- 15 BÖLÜM 151.615 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zil çaldı.
Kimya dersi, insanı ölüme gönderiyordu sanki.
Hem zor, hemde sıkıcıydı.
İyi ki, bundan sonra ki ders Beden'di.
Jisung:
-Dışarı çıkalım mı?
Ona doğru döndüm.
Jeongin gözleri dalmış bir şekilde, tahtaya bakarken konuştu.
Jeongin:
-Saatlerce üzerine uğraştığımız bir ödev mahvoldu Jisung
Sonra Jisung'a döndü.
Jeongin:
-Dışarı çıkınca ne yapacağız?
Jisung:
-Nefes alırız, biraz rahatlarız
Seungmin:
-Hadi ama, bize dışarıda nefes aldıracaklar mı sence?
Jisung:
-İyi de, onlar bize engel oluyor diye biz içeri tıkılı mı kalacağız?
Ayağa kalktım.
Ben:
-Hadi gençlik, kantine gidelim
Sözlerini dinlemeden sınıftan çıktım.
Arkamdan geldiklerini anladığım zaman döndüm.
Üçüsü de aynı anda durdu.
Güldüm.
Onlarda aynı şekilde.
Kolumu omuzlarıma attım ve kantine gitmek için yürümeye başladık.
***
Kantine girdiğimizde karşımıza çıkan ilk dört kişilik masaya hemen oturduk.
Yanımda Jisung, karşımda Jeongin ve Seungmin oturuyordu.
Seungmin:
-Şansa bak ya
Aniden yüzü soldu.
Ben:
-Ne oldu?
Kaşları ile duvar kenarında, pencerenin hemen önünde oturan zorbaları gösterdi.
Jeongin:
-Hay abi, ben böyle işin içine...
Ben:
-Tamam, birşey yok
Zorbalara baktım.
Hyunjin ayaklarını masanın üzerine, üst üste koymuştu.
Minho elindeki meyve suyu kutusunu açmaya ya da parçalamaya çalışıyordu.
Chan elindeki kitabı inceliyordu.
Changbin ise elindeki yemek tabağını parçalara ayırıyordu.
Jisung:
-Şeytan diyor ki, git Minho'nun elinden ki kutuyu al aç ve ona ver ama ben şeytanı dinlemem
Jeongin:
-Dinleme zaten
Seungmin:
-Önce seni, sonra kutuyu parçalar
Jeongin ve Seungmin gülmeye başladılar.
Ben:
-Hiçbir şey de yapamaz
Aniden soldular.
Jisung'a döndüm.
Ben:
-Şeytanın sözünü dinleme ama bunu sana bir melek söylüyor çünkü ona kutuyu açman onun için bir iyilik olur, yani en azından bize göre
Güldük.
Jisung:
-Kendimi tutamıyorum, biraz daha oynamaya devam ederse cidden yaparım bunu
Ben:
-Sakin ol
Hepimiz gülmeye devam ettik.
Sonra aniden sustuk.
Jisung, Minho'nun elindeki kutuya bakıyordu.
Kutu biraz daha evrilip, çevrilse eriyip gidecekti.
Bundan eminim...
Zengin oldukları için hep pahalı şeyler deniyorlar.
O yüzden sıradan şeyler onlara garip geliyor.
Bu da bizi yükseltir.
Jeongin:
-Ee, ne yiyelim?
Seungmin:
-Sandviç yiyelim mi?
Jeongin:
-Yanında meyve suyu gider mi?
Güldük.
Jisung:
-Ay yok, sonra açamayız rezil oluruz
Hepimiz güldük.
Ben:
-Sizce de garip değil mi?
Jisung:
-Ne?
Ben:
-Bu dörtlü niye bu kadar sessiz?
Seungmin:
-Bilmem...Sen söyleyince garip geldi bir an
Dördümüz de onlara baktık.
Jisung:
-Ben dayanamıyorum abi
Ayağa kalktı.
Seungmin:
-Jisung, hayır
Jeongin:
-Hayır, gitme
Ben:
-Rahat olun, istediğini yapsın
Jisung masaya doğru gitti.
Minho'nun elindeki kutuyu aldı.
Açtı ve ona geri verdi.
Sonunda...
Minho kutuya baktı.
Minho:
-Ne yapıyorsun sen?
Hyunjin arkasına doğru yaslandı.
Jisung:
-Sabahtan beri açamadın, bende yardım etmek istedim
Minho:
-Birincisi yardımına ihtiyacım yok, ikincisi amacım kutuyu açmak değildi
Kutuyu arkasına dönmeden fırlattı.
Çöp kutusuna tam isabet oldu.
Minho:
-Bam...
İsabet olunca bunu söylemişti.
Hyunjin:
-Haha...
Minho ayağa kalktı.
Ellerini cebine koydu.
Minho:
-Bana iyilik yapacağına...
Bize baktı.
Minho:
-Şu sincap takımına bak
Jisung bize baktı, sonra da Minho'ya.
Jisung:
-Sincap?
Minho:
-Evet, seni küçük sincapçık
Jisung'un burnuna dokundu, bunu söylerken.
Zorbalar gülüyordu.
Jisung'a baktım.
Yüzünde sert bir ifade vardı.
Aniden oda güldü.
Üçümüz birbirimize baktık.
Dikkatle Jisung'u izlemeye başladım.
Jisung:
-Hmm...Biliyor musun?Bu hiç komik değildi...Küçük tavşancık
Dalga geçercesine konuştu.
Gülmemek için kendimi zor tuttum.
Zorbalar aniden sustu.
Minho:
-Bana bak...Ayağını denk al, karşında o sefil arkadaşların yok
Jisung:
-Arkadaşlarım hakkında doğru konuşamıyor musun sen?
Minho:
-Konuşmasam ne olur?
Jisung:
-Sorun değil, senin de arkadaşların var sonuçta
Zorbalara baktı.
Jisung:
-Ben hiç senin dostlarına iğrenç, kibirli ve bencil insanlar diyor muyum?
Jeongin kolumu tuttu.
Jeongin:
-Felix engel olalım
Kafamı hayır manasında salladım.
Ben:
-Doğruyu söyleyeni yanlışa çevirmek çok büyük bir hata olur Jeongin
İzlemeye devam ettim.
Minho:
-Doğru konuş
Jisung'u itti.
Seungmin:
-Ona tekrar dokunursa...
Seungmin ve Jeongin her an atak yapabilirlerdi.
Jisung:
-Zoruna mı gitti?
Minho:
-Ya sen neden durduk yere kaşınıyorsun?Uyuz mu oldun?
Hepsi güldü.
Jisung:
-Evet, ama sana
Jeongin:
-Off, çok iyi laftı
Minho:
-Döverim seni
Jisung:
-Döv
Tekrar vurdu.
Jisung:
-Gücün sadece bana yetiyor değil mi Minho?
Minho:
-Ya yeter, sus
Jisung'u itti.
Ama bu diğer ki itişi gibi değildi.
Masaya çarptı ve yere düştü.
Seungmin aniden ayağa kalktı.
Ve koşarcasına Minho'ya doğru yürüdü.
Seungmin:
-Sen kimsin?
Masanın üzerine bindi ve Minho'nun yakasını tutarak ona doğru eğildi.
Seungmin:
-Bir daha ona dokunursan...
Çok sessiz bir şekilde konuşuyordu.
Seungmin:
-Sen ve o arkadaşların şu zamana kadar susanlardan korksun
Minho, Seungmin'in elini tuttu.
Sessiz ve tehditkar bir şekilde, Seungmin'e bakarak konuştu.
Minho:
-Çok yanlış taşa çarptınız beyler
Ellerini sert bir şekilde çekti, üzerinden.
Minho:
-Hemde çok yanlış bir taşa
Ayağa kalktım.
Kalkışımla Hyunjin'in kalkışı bir oldu.
Sanki tek bir adımımı beklermiş gibi bana bakıyordu.
Ama ben ona bakmıyordum.
Jeongin:
-Size de iyilik yaramıyor
Changbin:
-Yapmayın o zaman
Jeongin:
-Yüzün olsaydı yapardım sana
Changbin:
-Şu yumruğu görüyor musun?
Yumruğunu gösterdi.
Changbin:
-Bununla ezerim seni
Jeongin güldü.
Kantinde kargaşa çıkmıştı resmen.
Ama bu her zaman ki gibi normaldi.
En azından bizim için...
Hyunjin:
-Ah be Jeongin, başına geleceklerden habersiz bir şekilde gülüyorsun...Senin için çok üzülüyorum biliyor musun?
Jeongin aniden soldu ve anlam vermek istermiş gibi baktı.
Ben:
-Ne diyorsun sen?
Bana baktı.
Hyunjin:
-Anlamak istediğini söylüyorum Felix
Jisung'a baktı.
Hyunjin:
-Sizi öyle bir hâle getireceğiz ki, Jisung bu yaptıklarından dolayı Minho'nun önünde, gözyaşları içinde diz çökerek yardım isteyecek, hiç şüpheniz olmasın
Jisung:
-Ölürüm de diz çökmem size karşı
Chan:
-Çok büyük konuşmasan mı Jisung?
Jisung bana baktı.
Ne demek istiyor bunlar dermiş gibi baktı, bana.
Bilmiyorum dermişcesine baktım, ona.
Seungmin:
-Zamanımı boşa harcamak istemiyorum, gidelim buradan
Chan:
-Niye?Biz sana harcıyoruz ama?
Seungmin:
-Fena mı oluyor?En azından yararlı birşey için kullanıyormuşsunuz zamanınızı
Hyunjin:
-Hemde ne yarar, ne demezsin
Seungmin kolumdan tutarak çıkardı beni kantinden.
Anlam veremedim.
Bunlar Jeongin'e zarar verip, bizi zor duruma mı bırakacak?
Jeongin'e baktım.
Yüzünde düşünür bir ifade vardı.
Jisung:
-Şimdi ne olacak?
Ben:
-Bilmiyorum...Hiçbir şey bilmiyorum
Sınıfa girdik ve sıralarımıza oturduk.
Daha zil çalmamıştı.
Seungmin:
-Jeongin sen iyi misin?
Cevap vermedi.
Ona baktım.
Hala birşeyler düşünüyordu.
Jisung:
-Hiçbir şey olmayacak, sana birşey yapmalarına izin vermeyiz Jeongin
Hiçbir şey söylemedi.
Zorbaların ona dokunmasına izin vermeyeceğimizi biliyordu ama içten içe neler olacak diye merak ediyordu.
Ben:
-Seni koruyacağız Jeongin, sana asla dokunamayacaklar
Jeongin:
-Hayır
Üçümüz de birbirimize baktık, sonra da Jeongin'e.
Jeongin:
-İstediklerini yapsınlar
Ben:
-Ne?
Seungmin:
-Saçmalama
Jisung:
-Şaka mı yapıyorsun?
Jeongin:
-Hayır, ben ciddiyim
Ben:
-Ama neden?
Jeongin:
-Duymadın mı?
Ben:
-Neyi?
Jeongin:
-Hyunjin'in dediklerini
Ben:
-Evet, duydum
Jeongin'e baktım.
Kafasını eğdi.
Dokunsam ağlardı.
Jeongin:
-Benim yüzümden size zarar gelmesini istemiyorum, küçük düşmenizi istemiyorum
Seungmin:
-Hayır, sakın böyle düşünme
Jeongin:
-Nasıl düşünmeyeyim?Sırf kendimi korumakta güçlük çekiyorum diye, beni ezerek size zarar verecekler
Jisung:
-Hayır...
Jeongin:
-Bırakın istediklerini yapsınlar, beni düşünmeyin, onlar bana vurduğunda ses etmeyin, böylelikle ne sizle, ne de benle uğraşacaklar
Ben:
-Böyle birşey olmayacak Jeongin...
Jeongin:
-Bırak olsun, başka yolu yok zaten
Cevap vermedim.
Üçümüz de birbirimize baktık.
Jeongin ne kadar istese de, biz onu asla bırakmayacaktık.
Zorbaların ne tür bir planları var bilmiyorum ama Jeongin'i asla yanımdan ayırmayacaktım.
Asla...
Bölüm etkileşimi
