5. bölüm / 6
Steril Odada Bir Çilek Kokusu5.Bölüm=Gölgenin sahibine doğru
Bölümler 6Şu an: 5.Bölüm=Gölgenin sahibine doğru
- 1 1. Bölüm=Çilek kokulu sığınak578 kelime
- 2 2.Bölüm=Uyanış399 kelime
- 3 3.Bölüm=Sırlar ve kilitli kapılar300 kelime
- 4 4.Bölüm=Boruların altında ve maskelerin ardında286 kelime
- 5 5.Bölüm=Gölgenin sahibine doğru325 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6.Bölüm=Kulübenin çağrısı393 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dosyanın üzerindeki o lanet olası el yazısı, Ankara’nın soğuk gece ayazından çok daha keskin bir şekilde tenime işledi. Gerçekler kalbinden daha hızlı atıyor, Umay. Kaçışın bitti. Kelimeler zihnimde yankılanırken, göğsümdeki dikişlerin sızısı adeta alev aldı. Sadece birkaç saat önce kalbimi durdurmaya çalışan o tehlikeli ritim, şimdi korkunun ve öfkenin kamçısıyla yeniden tekleme sinyalleri veriyordu.
"Bu da neyin nesi?" dedi Ava, eli ayağı titreyerek çantadan iki adım geriye sararken. "Biri resmen bizim buraya çıkacağımızı biliyormuş. Bu bir tuzak!"
Doktor, yerde duran o sararmış dosya kapağına ve sinyal kesiciye diktiği gözlerini yavaşça kaldırdı. Yüzündeki o sakin, korumacı ifade yerini keskin, sorgulayan bir karanlığa bırakmıştı. Önlüğünün cebindeki Stiç anahtarlığını sıktığını parmak boğumlarının beyazlığından fark edebiliyordum.
"Tesadüf değil," dedi doktor, sesi fısıltı gibi ama buz gibi net çıkmıştı. "Havalandırma tüneline yönlendirilmemiz, bu çantanın buraya bırakılması... Biri bizimle fare kedi oynamıyor. Bizi bir yere yönlendiriyor."
Sora cebinden telefonunu çıkardığında, ekranın şarj simgesinin yüzde üçte kaldığını ve sinyal çubuklarının tamamen yok olduğunu gördü. "Harika," dedi alayla karışık bir panikle. "Ne arama yapabiliyoruz ne de dışarıyla iletişim kurabiliyoruz. Tam bir çıkmaz sokaktayız."
Asya hemen eğilip ellerimi avucunun içine aldı, parmaklarım buz gibi kesilmişti. "Umay, iyi misin? Gözlerin soluyor..." dedi, sesindeki çaresizlik yüreğimi parçaladı.
"İyiyim," diye mırıldandım, başımı arkadaki beton kolona yaslayarak. Güçlü görünmeye çalışıyordum ama içten içe tükeniyordum. Ama pes edemezdim. O dosyanın içinde ne yazıyordu? Geçmişim, ailem ya da o hastane odasına hapsolmama neden olan o sır... Neydi saklanan şey?
Tam o sırada, hastanenin arka bahçesini çevreleyen yüksek demir parmaklıkların diğer tarafında, sokak lambasının sarımtırak ışığı altında uzun bir siluet belirdi.
Hepimiz aniden o tarafa döndük. Yabancı, yüzünü gizleyen siyah kapüşonunu biraz geriye itti. Karanlıkta yüzünü tam seçemiyorduk ama duruşundaki o tanıdık ve tehditkâr özgüven, kanımı dondurmaya yetmişti. Elinde tuttuğu eski tip bir flash belleği veya kartı havada hafifçe salladı ve sesini yükseltmeden, ama o sessiz gecede kulaklarımızda patlayan bir tonda seslendi:
"Dosyanın geri kalanı burada, minik serçe. Eğer gerçeği öğrenmek istiyorsan, seni binanın arka sokağındaki eski kulübede bekliyorum... Tek başına."
Bölüm etkileşimi
