4. bölüm / 6
Steril Odada Bir Çilek Kokusu4.Bölüm=Boruların altında ve maskelerin ardında
Bölümler 6Şu an: 4.Bölüm=Boruların altında ve maskelerin ardında
- 1 1. Bölüm=Çilek kokulu sığınak578 kelime
- 2 2.Bölüm=Uyanış399 kelime
- 3 3.Bölüm=Sırlar ve kilitli kapılar300 kelime
- 4 4.Bölüm=Boruların altında ve maskelerin ardında286 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.Bölüm=Gölgenin sahibine doğru325 kelime
- 6 6.Bölüm=Kulübenin çağrısı393 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Havalandırma tünelinin o buz gibi, küf kokan metal zemininde sürünmek, göğsümdeki taze dikişler için adeta küçük bir işkenceydi. Sora en önde, telefonunun titreyen flaş ışığıyla yolu aydınlatarak ilerliyor; hemen arkamda Asya ile Ava, en sonda ise bizi korumak için artçı olan doktor geliyordu.
Arkadan gelen o kimyasal gaz kokusu havalandırma boşluğuna kadar sızmayı başarmıştı; boğazım yanıyor, her nefes alışımda kalbim göğüs kafesimi zorluyordu.
"Dayan Umay, az kaldı," diye fısıldadı Asya, sürünürken bacağından tutarak bana destek olmaya çalışıyordu. "Bak, ileride bir menfez ışığı görünüyor. Acil servis arka çıkışına bağlanıyor olmalı."
Dişlerimi birbirine geçirdim. O an aklımda tek bir şey vardı: O kapının önündeki ses... Bana adımla seslenen o yabancı kimdi? "Steril oda" kelimesini özellikle seçmesi, hastanede yaşanan bu sabotajın ve karanlık suların sadece rastgele bir kaza olmadığını, doğrudan benimle ve geçmişimle ilgili olduğunu bas bas bağırıyordu.
Sora menfezin demir kapağına ulaştı ve var gücüyle itti. Paslı menteşeler inleyerek açıldı ve dışarıdaki serin, taze Ankara gecesi havası içeri doldu. Birer birer kendimizi dışarıdaki beton zemine bıraktık. Hastanenin arka bahçesindeki acil çıkış rampasının altındaydık.
Doktor hemen yanıma çömelip bileklerimi kontrol etti, nabzımı yokladı. "İyi misin? Kalbin nasıl?" diye sordu, gözlerindeki endişe net bir şekilde okunuyordu.
"İyiyim..." dedim soluk soluğa, betona sırtımı yaslayarak. "Ama buraya tesadüfen gelmedik. O adam... adımı biliyordu."
Sora telefonunun ışığını etrafta gezdirirken aniden durdu. Rampa kolonunun arkasında, yerde unutulmuş ya da özellikle bırakılmış siyah, hantal bir sırt çantası duruyordu. Ava temkinli bir adımla çantaya yaklaşıp fermuarını hafifçe araladı. İçinden çıkan şey hepimizi yerimizde dondurdu:
Hastane ana elektrik panolarını devre dışı bırakan dijital bir sinyal kesici ve üzerinde tam da benim adimin yazılı olduğu eski, sararmış bir dosya kapağı...
Ve dosyanın üzerinde, kan dondurucu bir el yazısıyla not düşülmüştü:
Gerçekler kalbinden daha hızlı atıyor, Umay. Kaçışın bitti.
Bölüm etkileşimi
