3. bölüm / 6
Steril Odada Bir Çilek Kokusu3.Bölüm=Sırlar ve kilitli kapılar
Bölümler 6Şu an: 3.Bölüm=Sırlar ve kilitli kapılar
- 1 1. Bölüm=Çilek kokulu sığınak578 kelime
- 2 2.Bölüm=Uyanış399 kelime
- 3 3.Bölüm=Sırlar ve kilitli kapılar300 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm=Boruların altında ve maskelerin ardında286 kelime
- 5 5.Bölüm=Gölgenin sahibine doğru325 kelime
- 6 6.Bölüm=Kulübenin çağrısı393 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Oda aniden katran karası bir karanlığa gömülürken, koridordan gelen o metalik kilit sesleri birbirini takip etti. Tak, tak, tak... Tüm kapılar otomatik olarak mühürlenmişti.
Sora, elindeki telefonun flaşını aniden açtı. Yayılan o titrek, beyaz ışık odanın ortasında soğuk bir daire çizerken, hepimizin gölgeleri duvarda devasa siluetler gibi uzandı. Kapının camındaki o garip gölge ise flaşın ışığıyla birlikte geriye doğru sıçrayıp karanlıkta kaybolmuştu.
"Neler oluyor burada?" dedi Ava, sesi korkuyla titreyerek yatağın köşesine biraz daha sinerken. "Elektrikler kesildi, kapılar kilitlendi... Bu bir şaka olmalı, değil mi?"
Asya hemen yatağımın kenarına gelip elimi sımsıkı tuttu. "Şaka falan değil," diye fısıldadı, gözleri korkuyla kapıya dikilmişti. "Hastanenin ana panosu patladı diyorlar... Bu kadar tesadüf olamaz."
Doktor, kaşları çatılmış bir halde yatağın ucundan uzaklaşıp kapıya doğru adımladı. Elini kapının koluna atıp var gücüyle aşağı indirdi ancak mekanizma milim bile oynamadı. Dışarıdan kalın bir demirle veya elektronik bir kodla tamamen bloke edilmişti. "Kilitlenmiş," dedi doktor, sesindeki o sakin ama otoriter tonu korumaya çalışarak. "Güvenlik protokolü devreye girdi ama bu normal bir arıza gibi görünmüyor."
Kalbim, göğsümdeki taze dikişlerin arasında yeniden o düzensiz ve hızlı ritmiyle atmaya başladı. SVT'nin o sinsi sızısı boğazıma tırmanırken, nefes almakta zorlandığımı fark ettim. Doktor bunu anında hissederek hızla yanıma döndü, elini omzuma koyup sakinleştirici bir ses tonuyla konuştu: "Umay, bana bak. Derin bir nefes al minik serçe. Kalbini yorma, buradayız."
O sırada dış koridordan ağır, sürüklenen ve tekdüze ayak sesleri duyulmaya başladı. Biri, sessizlik içinde tam kapımızın önünde durmuştu.
Nefesimizi tutmuş, donakalmış bir şekilde kapıya bakıyorduk. Telefonun tek bir ışık kaynağından başka aydınlığın olmadığı o odada, zaman adeta durmuştu.
Ve sonra, kapının altındaki aralıktan içeriye doğru sızan hafif, gri bir duman dalgası belirdi. Keskin, geniz yakan o kimyasal koku odaya yayılmaya başladığında, dışarıdan o kısık ve boğuk ses duyuldu:
"Kapıları açamazsınız, Umay... Sırlar açığa çıkana kadar o steril odadan kaçış yok."
Bölüm etkileşimi
