Siyah ve Beyaz kitap kapağı

3. bölüm / 10

Siyah ve Beyaz

3Bölum Sarayın Önünde

Vaveyla Yazarı: yasəmən Kitab yazrı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 10Şu an: 3Bölum Sarayın Önünde

2026.8.14:20 saat yazdım
Sarayın önünde o gün alışılmadık bir hareketlilik vardı.

Avlunun her köşesinde askerler dolaşıyor, hizmetçiler ellerindeki eşyaları bir yerden başka bir yere taşıyor, sarayın büyük kapıları aralıklarla açılıp kapanıyordu. Herkes bir şey için hazırlanıyordu.

Çünkü Büyük Prens savaştan dönüyordu.

Uzun zamandır cephede olan prensin zaferle geri döneceği haberi saraya ulaşmıştı. Kraliçe, oğlunun dönüşünü görkemli bir törenle karşılamak istiyordu. Fakat kraliçenin aklında yalnızca karşılama töreni yoktu.

Oğlunun artık evlenmesini istiyordu.

Bu yüzden birkaç gün önce saraya gizlice bir büyücü çağırmıştı.

Büyücünün görevi basitti.

Büyük Prens'in kaderinde olan kadını bulacaktı.

Sarayın içinde bu konu hakkında fısıltılar dolaşırken Lina, sarayın hemen önünde tek başına durmuştu.

Ne yapacağını bilmiyordu.

Gözleri önce sarayın devasa kapısına, sonra bileğine takıldı.

Kırmızı ip hâlâ oradaydı.

İncecik ip, bileğinden başlayıp sarayın kapılarından içeri doğru uzanıyordu.

Lina kaşlarını çattı.

— Bu da ne böyle?

İpe dokunmak istedi ama parmakları ona değdiği anda ip hafifçe parladı.

Lina şaşkınlıkla elini geri çekti.

Tam o sırada arkasından sert bir ses duyuldu.

— Sen!

Lina hızla döndü.

İki asker ona doğru geliyordu.

Askerlerden biri elini kılıcının kabzasına götürdü.

— Burada ne arıyorsun?

Lina birkaç adım geri çekildi.

— Ben... ben kötü biri değilim.

Askerler durmadı.

— O zaman neden sarayın önündesin?

Lina ne cevap vereceğini bilemedi.

Çünkü gerçeği söyleyemezdi.

Ben bu dünyanın insanı değilim. Burası benim yazdığım bir kitap.

Bunu söylese ona kim inanırdı?

— Sadece yolumu kaybettim, dedi sonunda. — Saraya girmek gibi bir niyetim yok.

Askerlerden biri şüpheyle ona baktı.

— Yalan söylüyor olabilirsin.

Lina başını iki yana salladı.

— Hayır. Gerçekten yolumu kaybettim.

Asker kılıcını çekti.

Lina'nın gözleri büyüdü.

Bir adım daha geri çekildi.

— Durun! Size zarar vermeyeceğim!

Kılıcın parıltısı gözlerinin önünden geçti.

Lina korkuyla ellerini kaldırdı.

Tam o anda sarayın içinden yüksek bir borazan sesi duyuldu.

Herkes bir anda sustu.

Askerler bile başlarını sarayın yoluna çevirdi.

Uzakta, toz bulutunun içinden atlı askerler görünmeye başlamıştı.

Önde ise siyah bir atın üzerinde biri vardı.

Lina'nın kalbi hızla çarpmaya başladı.

Çünkü onu tanıyordu.

Büyük Prens geri dönmüştü.

Lina'nın bakışları istemsizce onun bileğine indi.

Kırmızı ip...

Artık sarayın kapısına değil, doğrudan gelen prense doğru uzanıyordu.

Lina'nın yüzündeki bütün renk çekildi.

Fısıltıyla konuştu:

— Hayır...

Çünkü karşısındaki adam, Lina'nın kendi kitabında yazdığı karakterlerden biriydi.

Ama Lina'nın hikâyesinde...

Onun buraya gelmesi hiç yazılmamıştı.