Siber gençler kitap kapağı

5. bölüm / 15

Siber gençler

5. Bölüm Cem bulundu ama diğerleri kayıp

Vaveyla Yazarı: Gülsüm KARAKAŞ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 5. Bölüm Cem bulundu ama diğerleri kayıp

Kara kapşon kılıcıcı yerine geri koyar ve Emin'e döner.
Kara kapşon: Tamam tamam Emin. Şimdi ben senin arkadaşınım. Bununla birlikte Ahmet ve Caner diye 2 arkadaşım daha var. Ancak onlar ustam tarafından başları dertte. Onları kurtarmak için benden yardım istiyorsun. Doğru değil mi?
Emin başını sallayarak onayladı.
Kara kapşon: Peki herhangi bir planın var mı? Ve ustam ile sorununuz nedir?

Emin: Maalesef şuanlık bir planım yok.
Hackerayst'a gelirsek aslında bizim bir suçumuz yok. Buraya yanlışlıkla geldik. O gün sende vardın. Ah.. o günü tekrar tekrar kabus olarak gördüm. Sen bizden daha cesurdun o gün. Sen kötü biri değilsin, tam tersi bizim için unutulmaz fedakarlık yapan bir kahramandın ve o altın kalbin her zaman fedakarlık ile parlamaya devam ediyor. Neyse konuya geri gelelim. Hackerayst ile ilk karşılaştığımızda sadece onun kötü bir virüs olduğunu biliyorduk. O yüzden de bize saldırmıştı.

Kara kapşon: kötü biri mi? Ustam ile ilk karşılaştığımda oldukça nazik ve kararlı biriydi. Sizinle karşılaşmadan önce bana sizin hakkınızda tembihlerde bulundu. Size karşı bir kin beslemiyor ancak buranın yabancısı olduğunuzdan burayı korumaya çalışıyor. Uzun zaman önce onun Ustasını bir grup yabancı öldürmüştü. O yüzden yabancıları sevmez. Sadece onun hakkında bunları biliyorum.
Emin: anlıyorum. Bir dakika... Ahmet ve Caner'i tamamen unutmuşum. Cem hadi kulübeye gidelim. Caner'i bulmamız lazım.
Kara kapşon: Maalesef Caner kulübede değildir. Çünkü ustama savaşı kesin yenilmiştir.
Emin: Cem! Ya Hackerayst Caner'e bir şey yaparsa!?
Kara kapşon: Endişelenme. Ustam önemli bir şey olmadığı sürece birini kolay kolay öldürmez. Kesin kaledeki zindanlara hapsetmiştir. Aynı şekilde de Ahmet'i de.
Emin: Peki o zaman. Yine de kulübeye gidelim. Ne olur ne olmaz. Belki bir umut vardır.
Kara kapşon: Kendin bilirsin. Hadi gidelim.

Emin, Caner ile Ahmet olmayınca kendisini yalnız hissetmişti. Ama bir yandan da yanında Cem vardı ve bunun içinde mutluydu. Emin ve Cem kulübeye doğru gittiler. Emin Hackerayst'ı başına yenemeyeceğini biliyordu. Cem'in yardımı bile yetmeyecekti. Her neyse. Emin ve Cem kulübeye sonunda gelebilmişlerdi. Emin etrafa bakındı. Ortalıkta ne Caner, ne de Hackerayst vardı. Kulübenin içine doğru gittiler. Emin daha önce geldiğinde karşıdakı koridora gitmemişti. Cesaretini topladı ve koridorda gitmeye başladı. Sola döndüğünde koridorun devamında birkaç oda daha bulunmaktaydı.
Bu kulübe o kadar eski görünüyordu ki etraf tozlanmış, köşelerde kenarlarda örümcek ağları oluşmuştu. Emin ilk önüne gelen kapıyı açtı. Kapının üzerine oyularak "Ali" yazılmıştı. İçersi biraz dağınık görünüyordu. İçersi normal bir yatak odasına benziyordu. Bir yatak,masa ve gardrop vardı. Emin masanın yanına gitti. Masanın üzerinde bir iki kalem falan vardı. Masanın altında bir kutu fark edeverir. Kutunun üstünde not vardı. Fakat not şifreli yazı ile yazılmıştı. Notu masanın üzerine koydu. Kutuyu açtı. Kutuyu açınca içinden bir robot çıktı. Robotu eline aldı ve masanın üstüne koydu.
*Kara kapşon koridordan seslenir*
Kara kapşon: Emin oralardan bir şey bulabildim mi bari?
Emin: Cem, çabuk buraya gel. Burada bir kutu buldum ve içinde bir robot ile not çıktı.
Kara kapşon: Hemen geldim.
Kara kapşon kapısı açık olan odaya girdi. Emin'in elindeki robotu aldı. Robotun arka kısmında gizli bir düğme buldu. Düğmeye basınca robotun ön tarafında bir bölüm açıldı. Emin tekrardan robotu eline aldı. Bölümün içinden daha görmediği, değişik bir dijital kol saati çıktı. Robotu masanın üstüne geri bıraktı. Emin saati bir göz gezdirirken sonra koluna taktı.
Kara kapşon: Vay anasını. Sana bayağı yakıştı Emin.
Emin: harbi güzel bir saatmiş. Neyse diğer odalara baktıktan sonra bahsettiğin Hackerayst'ın kalesine doğru yol alalım.
Kara kapşon: tamamdır Emin.
Koridora çıktılar ve yan tarafında bulunan kapıyı açmaya çalışlar ancak kapı kilitli çıkar. Kapının üzerinde biraz önceki gibi oyulmuş yazı vardı ve bunun üzerinde de "Mert" yazıyordu. Sonra diğer,son kapıya gelirler ama bu da kilitli çıkar. Bu kapıda da yazı bulunmaktaydı. Bunda da "Salih" yazıyordu.
Emin: Cem kapının üzerine oyularak yazılmış isimler var. Acaba bunlar kim?
Kara kapşon:ben nereden bileyim Emin. Buraya bile ilk kez geldim. Ancak gerçektende kim olduklarını merak etmedim diyemem.
Emin: hadi artık yavaştan gidelim.
Emin son bir defa ilk girdikleri odaya girer. Kara kapşon hafif şaşırmıştı. Emin'i arkasından takip eder. Emin saati tekrardan bileğine takılı olarak, saati çalıştırmak için uğraşır. Saat açılır ancak şifre istiyordu. Emin kafasını çevirdi ve masanın üstünde, robotu içinde buldukları kutuyu eline alır. Kutunun en dip kısmında bir kağıt parçası bulur. Kağıtta yazan 8 haneli şifreyi saate yazar. Yazdıktan sonra saatin ekranı bembeyaz oluverir. Bir anda ışıklar saçılır. Emin ve Cem'in gözleri kamaşır.
*Pufff*
Kara kapşon etraf eski haline döndüğünde Emin'e bakar.
Kara kapşon: E...Emin sen. Sen...
Kara kapşonu bu kadar şaşırmasının sebebi Emin'nin saati çalıştırdıktan sonra aniden oluşmasıydı. Emin'nin üserinde farklı bir kıyet vardı. Belinde bir kemer, kemerin bir kenarında bir lazer kılıcı diğer tarafında Küçük bir bölme vardı. Üzerindeki beyaz-açık mavi kıyafeti ve mavi lazer kılıcı ile harika bir uyum yaratıyordu. Kıyafetin küçük bölmesinden bir tane daha not bulmuştu Emin. Fakat bu not diğerlerine benzemiyordu. Daha çok bir not gibiydi. Cem Emin'in yanına gitti. Emin yüksek sesle okumaya başladı.
Not=
Eğer bu notu bulduysanız eminimki robotu bulmuş,saati çalıştırmayı başarmışsındır. Artık yanımıza hoşgeldin çaylak. Sen artık bu siber Dünya'nın siber şövalyesisindir. ilk görevin ise siber dünyayı virüslerden korumak ve onları etkisiz hale getirmek. Bu görevde eğer dostlarında yanındaysa, robotun arkasındaki çıkıntıyı çek. Orada sana armağan edilen saate benzer iki saat daha var. Bu saatler virüslere karşı durmanızda yardımcı olacaktır. Sana ve arkadaşlarına iyi şanlar.
Saygılarımla eski siber şövalye lideri

Emin bunları okuduktan sonra iyice kafası karışmıştı. Bu kadar olayı aynı anda yaşaması onu bulandırmıştı.
Kara kapşon: Ohaa... Emin sen şimdi şövalyemi oldun cidden. Vay vay vay şu lazer kılıcının güzelliğine bak. İkimizinde lazer kılıcı oldu.
Emin: Cem bunlarla vakit kaybetmemeliyiz. Hadi gidiyoruz.
Emin çıkmadan notta dediği yerden saatleri aldı ve küçük bölmeye koydu. Sonra Kara kapşon ve Yeni siber şövalye olan Emin kulübeden ayrılırlar. Uzun süre yürüyerek giderler. – Kara kapşon ışınlanma cihazını kullanamaz çünkü şarjı bitivermişti.–
Bir süde sonra dev bir kale ile karşılaştılar.
Kara kapşon: İlerdeki kale ustamın kalesi. Büyük girişten gideriz. Ancak şu belliki zaten ustam bize saldıracak. Bunda eminim. Ben kaleye sonradan tuzak kurup kurmadığını öğrenmek için kaleyi turlucam. Ben gelinceye kadar bekle.
Kalenin girişine doğru gittiler. Büyük girişin önünde Hackerayst'ı görürler. Emin ve Kara kapşon kılıçlarını çekip Hackerayst' a doğrulttular. Hackerayst yavaş ve üstünlüğünü belirterek alkışlar.
Hackerayst: Vay,vay,vay. Diğer misafirlerde geldiyse parti başlasın.
Hackerayst sözünü bitirdikten sonra gözüne Emin'in üzerindeki kıyafeti takılır. Hackerayst için bu kıyafet bir yerden tanıdık geliyordu. O an anladı. Üzerindeki bir siber şövalye kıyafetiydi. Hackerayst şaşırmıştı ama bunu belli etmemeye çalıştı. Emin sinirli bir ses tonuyla Hackerayst'a seslendi.
Emin: Ahmet ve Caner'i serbest bırak yoksa...
Hackerayst derin bir oh çeker ve söze karışır.
Hackerayst: O zaman şöyle bir anlaşma yapalım yeni siber şövalye. Sen Kara kapşonu bana teslim et, ben de arkadaşlarını serbest bırakıyım ve buradan gitmekte özgürsünüz.
Emin bu anlaşma üzerine donakaldı ve ne yapacağını düşümeye başladı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

118okunma 14beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.