1. bölüm / 15
Siber gençler1. Bölüm Siber gençlerin doğuşu
Bölümler 15Şu an: 1. Bölüm Siber gençlerin doğuşu
- 1 1. Bölüm Siber gençlerin doğuşu935 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2. Bölüm Tuhaflıklar baş gösterdi433 kelime
- 3 3. Bölüm Cem Hackerayst'a karşı655 kelime
- 4 4. Bölüm Hackerayst ve Kara Kapşona karşı821 kelime
- 5 5. Bölüm Cem bulundu ama diğerleri kayıp1.093 kelime
- 6 6. Bölüm Bir Siber Şövalyenin doğuşu824 kelime
- 7 7. Bölüm Başa mı döndük? Yoksa asıl son bu mu?708 kelime
- 8 8. Bölüm Her şey bitti mi yani ?451 kelime
- 9 9. Bölüm Hackerayst'ın trajedik geçmişi719 kelime
- 10 10. Bölüm Süre doldu bile!1.015 kelime
- 11 11. Bölüm Siber şövalyeler yeniden gün yüzünde897 kelime
- 12 12. Bölüm Onlarda artık birer Siber şövalye795 kelime
- 13 Özel bölüm-1(Sarı ördekcik)284 kelime
- 14 13. Bölüm Son bir Umut Olabilir mi?1.124 kelime
- 15 14. Bölüm Umudun Yeşermesini Bekle317 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Cem 15 yaşlarında ailesinde abi rolünü üstlenen liseli bir çocuktu. Ailesinin toplu kararı üzerine yaşadığı yerden taşındılar.
Cem aslında fazla üzülmemişti. Çünkü daha önce gittiği okullarda güçlü bir bağ yaptığı arkadaşı veya bir dostu yoktu. Tek üzüldüğü şey kardeşi Cemile ile geçirdiği o güzel zamanlardı.
Daha önce yaşadığı yerden oldukça uzak bir yere taşınıyorlardı. Bununla birlikte artık yeni bir okula, arkadaş ortamına adım atacaktı.Cem'in babası günler öncesinden okul için kayıt yaptırmıştı.
Cem'in geldiği gün okullar yeni başladığı zamanlara denk geldiği için şanlıydı. Cem ve babası okul bahçesinde içeri girer girmez onu okulun rehber öğretmeni olan Tuğçe hanım karşılamıştı.
Tuğçe hanım Cem ve babası Cemil Bey' e doğru küçük adımlarla yaklaştı.
Tuğçe hanım: Hoşgeldiniz Cemil bey. Bende sizi bekliyordum. Adım Tuğçe KIZILGÜL, bu okulun rehber öğretmeniyim. Okulumuza yeni birini katılacağına sevindim. Umarım okulumuzu beğenirsiniz. (Cem'e dönerek)
Her neyse, sen Cem olmasın umarım burada güzel zaman geçirirsin. Eğer zorlandığın bir konu olduğununda bana danışabilirsin.Neyse beni takip et, kitaplarını verip sana sınıfını göstereyim.
Cem, Tuğçe hanımın arkasından onu takip eder. Babasına son bir görüşürüz demek ister ve arkasına döner. Fakat baba hızlı adımlarla ilerliyor ve bir acelesi varmış gibi davranıyordu. Cem önüne döndü ve Tuğçe hanımın arkasından gitmeye devam etti.
Okulun içine girdiklerinde etraf oldukça büyüktü. Eski okulu bile daha küçük kalıyordu. Koridoru geçtik ve merdivenden çıktık. İkinci kattaki koridorun sonuna kadar gittik ve bir odanın içine girdik.
Tuğçe hoca bana birkaç kitap verdi. Onları boş çantamın içine yerleştirdim. Çantamı sırtıma alınca "Eşşek ölüsü" misali ağırdı.
Ancak belime çöken ağırlığa dakka başı alışaverdim. Tuğçe hoca beni böyle görünce hafifçe gülümsedi.
Tuğçe hoca: Hadi oyalanmadan seni sınıfına götüreyim. (Kapıyı açar ve koridora çıkarak yürür, Cem de onu takip eder.)
Tuğçe hoca kapısının yanında "10/B" yazan kapıyı tıklar. İçeriden 'Gel!' diye bir ses yükselir. Tuğçe hoca kapıyı açar ve içeri benim ile girer. Sınıftakinler Tuğçe hocayı gördükleri gibi ayağa kalkarlar ve hep bir ağızdan "günaydın hocam" diye bağırlar.
Tuğçe hoca: Günaydın arkadaşlar. Yusuf hocam -kendisi sınıf hocasıdır ve branşı tarihtir-kusura bakmayın. Bugün okulumuza yeni öğrenci katıldı.
Gençler lütfen yeni arkadaşınız ile iyi geçinin.
Tuğçe hoca dışarı çıktıve kapıyı kapatı. Sınıfın içinde fısıltılar başlamıştı. Yusuf hoca elini hızlıca masaya vurduğunda ben gibi herkes irkilevermişlerdi. Yusuf hoca boğazını temizledi.
Yusuf hoca: Evet delikanlı kendini tanıt. Tanıtımın bitince pencere kenarında bulunan, baştan 3.cü sıraya otur.
Cem derin bir nefes aldı. En azından biraz rahatlamış hissetti.
Cem: Adım Cem AYAZ, bu okula uzak bir şehirden buraya taşındığım için geldim. Biraz utangaç ve sessiz birisiyimdir. Ancak derslerim oldukça iyi sayılır. Neyse tanıştığımız tekrardan memnun oldum.
Cem konuşması bitince yeni yerine oturdu.
Yusuf hoca: Tamamdır. Tanıştığına göre derse geçebiliriz. Herke Tarih kitaplarının ilk konusunu açsın.
Herkes kitaplarını açmaya başlarken Yusuf hoca ise sınıf defterini doldurmakla meşguldü.
*Bir öğrenci parmağını kaldırır.*
Yusuf hoca: (kafasını kaldırır)
Evet Ahmet ne oldu ?
Ahmet: Hocam 2 dakika kalmış.
Yusuf hoca: tamam.
*Zil çalar*
Zilin çalmasıyla birçok kişi dışarı çıkmıştı. Kimi de bir arkadaş ortamına sahip olduğundan dostlarıyla takılıyordu.
Cem ise kollarını sıranın üstüne kavuşturdu. Kafasını kollarının üstüne yasladı ve dışarı izlemeye başladı. Aklı nedense sabah babasının o umursamaz tavrın nedeniydi. Babam öyle biri değildi.
Her zaman özellikle de ailesiyle konuşmayı severdi. Ama son aylarda böyle tuhaftı.
Cem aniden sırtına birinin dürttüğünü fark etti.Başını kaldırır ve arkasına döner. Döndüğünde 3 çocuk önünde duruyordu.
Cem onları inceledi. Sağ tarafta duran çocuk derste öğretmene soru soran çocuktu herhalde. Aynen hatta ismi de Ahmetti. Ancak yanındaki diğer iki kişiyi tanımıyordum. Ortada duran çocuk Cem'in sol elini kendi eli ile kavradı ve tokalaştılar.
Sonra çocuk Cem'e döner.
Emin: Merhaba tanıştığıma memnun oldum.Ben Emin, Emin Yılmazer. Eğer istiyorsan ve istiyormuşsun gibi görünüyorsun bizimle takılmaya ne dersin?
Cem böyle herşey ani olduğundan şaşıravermişti. Elini hızlıca çekti. Emin Cem'in şaşırdığını görünce biraz abarttığını anlamıştı.
Emin: Ahh... Özür dilerim biraz ani oldu. Sadece burada yenisin diye en azından takılacak bir iki dostun olur diye uğramıştık.
Caner: Emin anlatacakların inşallah hemen biter yoksa sinirden seni pencereden atacağım valla!! (Sinirli ses tonunu yumuşatır ve Cem'e döner.)
Tanıştığıma memnun oldum. Ben Caner, Caner Yıldırım. Emin ve Ahmet'e göre daha sakin biriyimdir. Ta ki beni sinir ettiklerinde işte o zaman tavırlarım aniden değişiverir. O yüzden lütfen yanımda sinir bozucu hareketlerden kaçın. (Caner sözünü bitirir ve dev bir oh çeker)
Ahmet: hele şükür teneffüs bitmeden hikayeniz bitti. Neyse nerede kaldık?ha! Doğru! tamam tamam. Ben de Ahmet Saygılı. Onlara göre en uyuşuk ve rahat düşünüyorum. Ancak birileri benim böyle davranışlarda bulunduğumda hep bir beni dövesi geliyor nedense!
(Caner, Ahmet'in karnına dirseği yapıştırır.)
Cem: Peki,en azından sıkılmam.
(Herkes Cem'e bakar)
Emin: O halde aramıza hoşgeldin Cem.
Emin sözünü bitirince herkes coşkulu bir şekilde Cem'e sarılırlar. Cem daha önce böyle bir duygu yaşamamıştı.
Demek dostluk böyle bir şeymiş.
Diğer teneffüste Cem ve yeni dostlarıyla birlikte koridora çıktılar. Tatlı sohbetler yapıyorlar, birbiriyle iyi anlaşmaya yani kısacası normal bir arkadaş grubu gibi takılıyorlardı.Ancak tek ortak yönleri bilgisayarlardı.hepside bilgisayarlar konusunda yeteneklilerdi.
Caner kimsenin asla ama asla anlamayacağı garip bir soru sormuştu.
Caner:Arkadaşlar. Şimdi artık harika bir grubumuz oldu. İsterseniz bu gruba bir isim koyalım mı?
Hepsi soru karşısında şaşırmışlardı.
Cem: Grup ismi mi? Güzel bir fikre benziyor. Bence grubumuzun ismi "SİBER GENÇLER" olsun. Çünkü herkesin tek ortak bilgisayarlar, değil mi?
Hepsi bu fikre katıldılar. O sırada Tuğçe hoca Cem ve diğerlerinin yanına yaklaşır.
Tuğçe hoca: Günaydın gençler! Oooo! Cem. Şimdiden dostlar edinmişsin bile. Oldukça dakik birisin Cem. Nasılsınız bakalım. Emin her zamanki gibi heyecanlı,Caner sakin ve sessiz ve Ahmette rahat ve mutlu görünüyor.
Caner: Sizde hocam her zamanki gibi insanı şıp diye çözeveriyorsunuz. Ee tabi boşuna rehber hocası değilsiniz.
Bu sözlerin üzerine Tuğçe hoca hafif bir şekilde güldü. Tuğçe hoca görüşürüz anlamında elini salladı ve koridorda yoluna devam etti. Zil çalınca siber gençler sınıfa gittiler. O gün siber gençler doğmuştu.
Bölüm etkileşimi
