Siber gençler kitap kapağı

14. bölüm / 15

Siber gençler

13. Bölüm Son bir Umut Olabilir mi?

Vaveyla Yazarı: Gülsüm KARAKAŞ

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 13. Bölüm Son bir Umut Olabilir mi?

Zaman su gibi akıp gidiyor değil mi? Günlerden Cuma ve ayın 19'u. Emin her günkü gibi arkadaşlarıyla okula gitmişti. Bugün hatırladılar ki okul çıkışı Veli toplantısı vardı. Nedense o hafta başka bir tuhaflık vardı. Sorun şeyde... Şey...Cemile.
Cemile son zamanlarda çok tuhaf ve garip davranıyordu. Şöyle bir tuhaflık var; Kendisi etrafındaki insanlara mantıksız sorular sorup duruyordu? "Abim nerede?", "Onu gördünüz mü?", "Şuanda ne yapıyor biricik abiciğim?"
Bu soruları genellikle Emin, Caner ve Ahmet'e soruyordu. Ancak hiç kimse buna bir anlam veremiyordu. Bunun sonucunda da tüm bunların hepsi birer soru işareti olarak kalmıştı.
Tüm gün her şey yolunda gidiyordu. Okul bittiğinde siber gençler beraberce koridordan en alt kata indiler. En altındaki koridordan giderken karşılarına mahalleden komşuları olan Cemre hanım ve kızı Cemile çıkmıştı.
Cemre Hanım: Selam gençler! Nasılsınız bakalım?
Emin: Cemre yenge, biz iyiyiz de neden buraya geldin?
Cemre : Bugün Veli toplantısı varmış. Sizinkilerin hepsinin işi olduğundan bana rica ettiler, ben de geldim. Neyse konferans salonu nerede?
Emin: 3. Katta olmalı. Ama Cemre yenge sen kendin bulabilcen mi?
Cemre: Sen merak etme Eminciğim. Ancak sizden küçük bir ricam olacak. Acaba toplantı bitinceye kadar Cemile'yi bakar mısınız?
Emin: Tabii ki de bakarız Cemile'yi. Zaten 1-2 saat sürer toplantı. O zamana kadar bize güvenebilirsin.
Cemre hanım kafasıyla onaylar, sonrada merdivenlerden yukarıya çıkar. Cemile annesinin elini bırakır bırakmaz Emin'in elini tutar. Cemile daha 10 yaşında tatlı bir kızdı.
Cemile: Emin abi sana bir şey soracağım. Emin abi, Abimi gördün mü? Ya da onun nerede olduğunu biliyor musun? Lütfen söyle, onu çok özledim. Hep rüyalarıma giriyor.
Emin: Cemile hani bu konuyu kapatacaktık. Sen evde tek çocuksun. Yani senin kardeşin yok.
Cemile: Hayır! Benim tatlı mı tatlı bir abim var.
Caner: Cemile böyle saçma şeyleri nereden buluyorsun hiç anlamıyorum.
Emin: Neyse konu burada kapanmıştır. Onun yerine başka bir şeyler yapalım.
Cemile Emin'in elini bırakır ve kollarını birleştirir.
Cemile: Hıh! Ben gidiyorum. Bana inanmayan insanların yanında kalmam. Bende abimi kendim bulurum ve hepinize kanıtlarım.
Cemile konuşmasını bitirdiği an hemen merdivenlerden yukarıya koşmaya başlar.
Emin: Cemile du-
Ahmet: Emin, merak etme. Birazdan kendi isteğiyle gelir. En fazla nereye gidebilir mi? O sadece küçücük bir kız.
Siber gençler koridorun ortasında dururken aniden karşılarına tüm kucağı dosyalarla kaplı olan Tuğçe hocayı fark ederler.
Tuğçe hoca: Gençler rica etsem bana yardım eder misiniz?
Emin: Tuğçe hocam, siz toplantıda değil misiniz?
Tuğçe hoca: Bazı dosyalarım müdürün odasında kalmış ve oradaki diğer dosyalarla karışmış. Bende benim dosyaları kucaklayıp odama götürcem. Size zahmet olmazsa bana odamda gerekli dosyalar için yardım eder misiniz?
Emin: Tabii ki de hocam.
Aniden Caner'in cebindeki telefona bir mesaj gelir. Caner bildirim sesini duyar ve cebinden telefonunu çıkarır. Telefonunu açar. Mesajı atan kişinin Zeki olduğunu görür. Hemen mesaja bakar. Mesajda Caner'i kulübeye acilen çağırdığı yazar. Caner telefonunu yerine koyar ve Emin'e döner.
Caner: Emin benim minik bir işim.
Emin: Ne oldu ki?
Caner: Hiç!... Neyse ben birazdan gelirim. Siz Tuğçe hocaya yardım edekoyun.
Ahmet: İşten kaytarmaya kalkışma ha!!
Caner: Tamam be! Sanki senin gibi aylakcının tekiyim.
Ahmet: Ayıp oluyor yalnız.
Tuğçe hoca: Bir şey mi oldu Canerciğim.
Caner: bir şey yok hocam. Sadece bir şey için gitmem gerek.
Tuğçe hoca: peki sen bilirsin.
Caner merdivenlerden koşarak bilgisayar odasına gider. Zeki ile karşılaştıkları günden beri artık kontrollü bir şekilde bilgisayarı kullanabiliyorlardı. Caner odaya girer girmez bilgisayarı açar. Şifre yerine Zekinin verdiği özel kodu yazdığında siber dünyaya giden açmıştı. Bilgisayarın ekranından, siber dünyaya geçivermişti. Gözünü açtığı gibi kendisini kulübenin önünde buldu kendisini. Caner kulübenin içine girer ve seslenir.
Caner: Heyy! Zeki ben geldim.
Zeki: Caner!! Hoşgeldin!, hoşgeldin! Bende seni bekliyordum.
Caner: Uzatmada ne söyleyeceksen söyle.
Zeki: Sana bazı şeyler söylemem gerek.
Caner: Ne oldu. Yoksa kötü bir şey mi oldu?
Zeki: Hayır! Kötü bir şey yok! Sadece şeyy... Senden özür dilemek istiyorum.
Caner: Ne?! Özür mü?
Zeki: Karşılaşmamızda üçünüzüde biraz kaba davrandım. Özellikle sana çok kötü davrandım. Sonradan Emin yanıma geldi ve bana kaba davrandığımı, özellikle senin canını yaktığımı söyledi. O yüzden özür dilemesi istedi. Ben bir robotum. Bu yüzden sizin gibi duygusal şeyleri pek bilmem. Emin bana bununla ilgili özel bir güncelleme yapacak. Her neyse... Peki beni affettin mi Caner?
Caner, Zekinin söyledikleri hakkında derin düşüncelere dalar. Sonra soğuk ve sessiz bir ifade ile;
Caner: Peki seni affediyorum.
Zeki: Yuppi! Yuppi! Soğuk baklava beni affetti!
Caner: Ne dedin sen?!
Zeki: boşver. Şimdi beni affeddiğine göre hediye vakti!
Caner: Hediye mi?
Zeki: Evet. O gün doğum gününmüş sanırsam. O yüzden bir doğum günü hediyesi sana iyi gelir diye düşündüm.
Caner: Üzgünüm ama-
Zeki: Ne olur hediyemi kabul et. Hem senin seveceğinden de çok eminim. Lütfeeen!! Caner oflayarak cevap verir;
Caner: Tamam, peki ver. Ahmet gibi mızmızlananlara katlanamıyorum. Zaten Ahmet beni fazlasıyla delirtiyor.
Zeki yanda duran sehpanın üzerindeki küçük, dikdörtgen kutuyu dikkatlice alır. Sonra kutuyu yanındaki Caner'e yavaşça uzatır. Caner, Zeki'nin elinden kutuyu alır. İlk önce dış katmanını yırtar ve kutuyu açar. Yapmacıkbir Heyecanlı ses tonuyla konuşmaya başlar;
Caner: Vay canına!! Gerçekten de çok havalı bir gözlük.
Zeki: Beğendin mi gerçekten?!!
Caner: Hıhıh, hemde nasıl.
Zeki: Ama bu sadece sıradan bir gölük değil. İstersen takta bir gör.
Caner: Tamam, seni mi kırıcam?
Caner günlük kullandığı gözlüğü çıkarır ve Zeki'nin verdiği gözlüğü takar. İlk başta normal bir gözlük gibi görünüyordu.
Zeki: Şimdi gözlüğün sağ üst köşesinde minik bir oyuk var, oraya işaret parmağınla dokunmalısın.
Caner gözlüğün köşesindeki oyuğa parmağı ile dokunur. Dokunduğu an gözlüğün cam kısmı normal bir gözlükten daha iyi bir netliğe sahip olur. Caner gözlüğün mekanizmasını çalıştırdığı an resmen olağanüstü bir görüş alanına sahip olmuştu.
Zeki: Gözlüğün özelliklerini sayarsak; performans olarak yüksek kaliteli sağlam ve çizilme karşıtı camlar, netliği,ışığı ve diğer faktörleri özel olarak ayırabilen iç filtre yapı, herhangi bir saldırı anında karşıdaki düşmanı yüzeysel analiz edebilen vb. durumlarda aktive olan özel kameralı sensörler, ve her daim senin ile konuşan ve yardımcı olan yapay zeka robotunuz ben, Zeki! Nasıl ama gözlük. Kendim tasarladım. Ve merak etme enerji kaynağı olarak genellikle senin vücut ısının bir miktarını kullanıyor. Bu karışık bir şey o yüzden pek değinmeyeceğim. Bi dakika... Caner iyi misin? Sanki fazla şeysin gibi... Şey.
Caner: Zeki bunu nasıl yaptın. Bu... Bu muhteşem bir buluş gibi. İnsan bunu kullanınca sanki başka bir boyuttan izliyorsun gibi. Çok güzel bir gözlük bu. Bu gözlük ile gram bir eleştiri yapamam. Teşekkürler.
Zeki: Beğendiğine sevindim Caner. Güle güle kullan.
Caner bu harika icadın verdiği tatmin dalgınlıktan uyanır ve tekrar eski, ciddi konuşma tarzına geri döner.
Caner: Öhöm... Hediyeni verdiğine göre benim burda işim bitmiştir. Sonra görüşürüz Zeki!
Zeki: Şey... Görüşürüz Caner.
Caner kulübeden dışarı çıkar. Kulübenin önüne bir portal açar ve o portaldan gerçek dünyaya gider.
Caner gerçek dünyaya sağsalim varır. Bilgisayar odasından çıkar ve koridorda yavaşça yürümeye başlar. Birkaç dakika sonra aniden tekrar bir bildirim sesi ile irkilir.
Telefonunu cebinden çıkarır. Mesaj... Zeki'den gelmişti.
"Caner, sana bu sefer daha önemli bir şey söylemem gerekiyor ama bu şaka falan değil. Ha birde günlük kullandığın gözlüğü unutmuşsun."
Devam edicek... Yani herhalde.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

82okunma 12beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.