10. bölüm / 15
Siber gençler10. Bölüm Süre doldu bile!
Bölümler 15Şu an: 10. Bölüm Süre doldu bile!
- 1 1. Bölüm Siber gençlerin doğuşu935 kelime
- 2 2. Bölüm Tuhaflıklar baş gösterdi433 kelime
- 3 3. Bölüm Cem Hackerayst'a karşı655 kelime
- 4 4. Bölüm Hackerayst ve Kara Kapşona karşı821 kelime
- 5 5. Bölüm Cem bulundu ama diğerleri kayıp1.093 kelime
- 6 6. Bölüm Bir Siber Şövalyenin doğuşu824 kelime
- 7 7. Bölüm Başa mı döndük? Yoksa asıl son bu mu?708 kelime
- 8 8. Bölüm Her şey bitti mi yani ?451 kelime
- 9 9. Bölüm Hackerayst'ın trajedik geçmişi719 kelime
- 10 10. Bölüm Süre doldu bile!1.015 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11. Bölüm Siber şövalyeler yeniden gün yüzünde897 kelime
- 12 12. Bölüm Onlarda artık birer Siber şövalye795 kelime
- 13 Özel bölüm-1(Sarı ördekcik)284 kelime
- 14 13. Bölüm Son bir Umut Olabilir mi?1.124 kelime
- 15 14. Bölüm Umudun Yeşermesini Bekle317 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hackerayst geçmişini anlatmaya devam eder.
Aniden kulübenin ön taraflarına bir portal açılmıştı. Portalın içinden gizemli biri çıkagelmişti. Portaldan çıktı ve kulübenin tam karşısına dikildi. Kulübenin içinden bazı insanların sesini duydum. Kapıya doğru baktım. Kapının önünde içeriden 3 kişi çıkmıştı. Biraz daha dikkatli bakınca onların abim ve arkadaşları olduğunu fark ettim. O an abimi bulabildiğim için rahatlamıştım. Ama abimin burada ne işi olduğunu hatta buranın ne çeşit bir yer olduğuna dair hiç bir fikrim yoktu. Her neyse, Sonra o gizemli adam ile karşı karşıya geldiler. O gizemli adam aslında benim eski ustamın ta kendisiydi. O güçlü ve kurnaz bir zekaya sahiptir. İnsan resmen ona hayran oluyor. Ustam Glicht benden önceki bilgisayar virüsü idi. Abim kılıcını hızlıca kınından çıkardı. Resmen bir rüzgarmışcasına ustama doğru atıldı ve kılıcını ustama doğru savurdu. Ama tabii ki de ustam rahatlıkla kılıcı geri savurmuştu. O günden beri ustamdan sonra abimden daha güçlü birini görmemiştim. Abimin ani atağı ile mücadele başlamıştı. Çok çetin bir savaştı. Abimi daha önce böyle görmediğimden kendimi değişik hissediyordum. Ancak bunlar dışında abimin tuhaf hareketleri beni korkutuyordu. Neyse anlatmaya devam! Yanlış bir hamle ile benim kafam kenardan uçabilirdi. Ortalık sakinleşene kadar başka bir yere saklanmalıydım. Tek şansım kimseye görünmeden buradan sıyrılıp kaçmaktı. Korku dolu kalbim ile hızlıca saklandığım yerden çıktım. Sadece bir kaç adım atabilmişken bana doğru gelen bir kılıç darbesiyle sarsıldım. Neyse ki gelen darbeyi koşarken sıyrılıp kurtuldum. Ancak kurtulduktan sonra dengemi kaybettim ve yere yuvarlandım. O an hayatımda ilk defa korku ve çaresizliği ilk defa tatmıştım. Ustam yani bay Glicht'in ayağının dibine kadar yuvarlanmıştım. Beni yakamdan tuttu ve bir kolunun arasına aldı. Korkumdan nefesim kesilmişti. Ustam sol kolu ile beni sıkıca tutarken sağ elindeki kılıç ile de gırtlağıma yapıştırmıştı. Abim ve arkadaşları beni yeni fark etmişlerdi. Aniden durdular. Resmen sona kalmıştılar.
Glicht: Eğer bir adım daha atarsanız çocuğun sonu hiç iyi olmaz. Bu son kanla da bitme ihtimali var. O yüzden geri çekilin.
Kardeşinin bir kötünün ellerinde olduğunu görmek abim için bir lav havuzunda boğulmak gibi bir şeydi.
Ali: Tamam! Sen kazandın Glicht. Ne istersen yapacağım. Yeter ki Melih'i serbest bırak.
Ustam bu cevaba karşıt sinsi bir gülüş attı.
Glicht: Üçünüzünde şövalyelik görevinden tamamen çıkmanızı ve siber dünyayı terk etmenizi istiyorum.
Abim böyle bir cevabı duyunca ne yapacağını şaşırdı. Resmen üçü de çaresizlikten topallamıştılar. Ustam oluşan bu fırsat ile kılıcını hızlıca kınına geri koydu. Kemerinden eline bombaya benzer bir şey aldı ve bombayı hızlıca yere attı. Ortalık bir anda mavi bir dumanla bürünmüştü. Bombanın patlaması sonucunda oluşan sarsıntıda bayılmıştım. En son orada hatırladığım şey ustamın abime söylediği sözlerdi.
Glicht: Geç kaldınız! Hepinizin Süresi doldu bile. Artık tüm günahlarınızın cezasını çekin.
Bu söz özellikle beni olanlara sorgulamaya itmişti. Günah derken neyden bahsediyordu ki? Hiç anlamamıştım. Ben, ustam ile bir portaldan geçerek ortadan kaybolmuştuk. Ve tahminimce abim ve arkadaşları sis dağılınca başlarına kaynar sular dökülmüştür. Çünkü annemin verdiği emaneti sahip çıkamamışlardı. Ve bundan sonra olacaklara da abim hiç sindiremeyecekti. Bana tekrardan dönersek, ben uyandığımda küçük bir hücrenin içinde uyandım. Sağ ayak bileğimde bir zincir vardı. Kısa bir zincirdi. İlk gördüğüm şey o olmuştu. Sonra da başımı diğer tarafa çevirdim. Ustam benim tam karşımda bir işle ilgileniyordu. Eline nedense garip bir eldiven giydi. Sonra da benim olduğum yere doğru kafasını çevirdi. Benim uyandığımı fark etmişti bile.
Glicht: Heyy! Bücürük demek uyanmışsın. Artık korkmana gerek yok. O gençlerden oldukça uzaktayız. Sana Bir şey soracağım o gençlerden birisi senin abin değil mi?
Korktuğum için kelimeleri kekeleyerek söylüyordum.
Melih: E-...evet. Ama neden bana abimi soruyorsun ki?
Glicht: Harika! Nedenini boşvermelisin bence Melih.
Melih: Adımı nereden biliyorsun!
Glicht: Abin sana seslenirken ismini duydum.Sanırsamda kesin senin abin Ali. Sana bir şey söyleyim mi? Bence abin hakkında zerre bir şey bilmiyorsun. Onlar normalden daha tehlikeli insanlar. Sırf seni onlardan kurtarmak için buraya kaçırdım.
Melih: Abimin hakkında zerre bilgim olmayabilir. Ancak abimin kötü biri olup olmadığını bilecek kadarda beyinsiz değilim. Hem sana niye inanıyım ki?
Glicht: Biraz saçma gelecek ama istersen abinin gerçek yüzünü göstermem için benle çalış. Ne dersin?
Melih: Sana inanmam için bir neden söyle!
Glicht: Madem bir neden istiyorsun o zaman söyleyim. Kulübede beni ve abini görmüş olmalısın değil mi? Öncelikle Abinin bana karşı yaptığı saldırıyı görmüşsündür. Daha sonra abinin burada olması,garip davranması, sana ve ailene buraya bilerek geldiğini söylememesi zaten seni şüphelendirmiyor mu?
Melih: Aslında sende biraz haklı olabilirsin.
Glicht: Peki fikrini değiştirdin mi? Beraber çalışalım. Biz ikimiz abinin tüm sırlarını çözeceğiz. Benimle çalışmayı kabul ediyor musun?
Melih: Pekâlâ, fikrimi değiştirdim. Seninle çalışmayı kabul ediyorum. Abimin kötü biri olmadığını biliyorum. Ancak sırf sana kanıtlamak için fikrimi değiştirdim.
/Aslında Melih'te biraz olsun abisinden şüphelenmişti./
Glicht: Peki, ortaklığımızın şerefine bir el sıkışmasına ne dersin?
Glicht sözünü bitirir bitirmez tuhaf eldiveninin olduğu elini uzattı. Benim içinde kötü bir his olmasına rağmen umursamadım ve Glicht'in elini sıktım. Elimi sıkmam aslında orada hayatımın hatasını yapmama vesile olmuştu. Elini sıktığım gibi garip bir ışık süzmesi ustamın kolundan benim koluma doğru geçişini gördüm. Işık süsmezi koluma ulaştığında bedenim büyük acı ile sarsıldı. Kolumu aniden çektim, aniden çekerken ayağım takıldı ve geriye doğru düştüm. Kolum çok acıyordu. O anın verdiği acıyı asla unutmadım. Koluma baktığımda glichtlenmeye başlamıştı. O manzara fazlasıyla mide bulandırıcıydı. Gözüm kararmaya başlamıştı. En son hatırladığım şey Glicht'in garip son sözleriydi.
Glicht: Aramıza hoşgeldin. Artık beraber acıyı ve intikamı tadalım.
"" ""
Hackerayst: İşte benim virüse dönüş hikayem Kara kapşon. Her neyse artık antrenmana devam edelim.
Kara kapşon: Peki patron.
Hackerayst oturduğu yerden kalkar. Sonra da aniden durdu. Sanki beyni "bir dakika bekle... " demişti. Hackerayst'ın aklından geçen tek bir soru vardı. "Tüm anılarım... Bu-...Nasıl? Hepsini nasıl hatırlayabiliyorum? Bunun normalde imkansız olması gerek! Özellikle benim gibi orta, hatta düşük düzeydeki bir virüs için. "
Kara kapşon ayakta hareketsiz duran Hackerayst'ın omzuna dokunur. Hackerayst düşüncelerinin arasından aniden çıkaverir.
Kara kapşon: Usta, bir şeyiniz mi var?
Hackerayst: Bir şey Yok. Hadi devam edelim.
Kara kapşon: Peki o zaman.
O gün olanlar Hackerayst için bir soru işareti olarak kalmıştı. Bunların hepsi çözülemeyen birer gizem olarak siber evrenin yeni yönlerini öğrenmemizi sebep oluyordu. Unutmayın burası siber şövalye topluluğunun ana virüse karşı direndiği bir savaş alanı olan siber dünya. Hiç kimse ana virüsün yani asıl ismi ile Tra-x Light'ın gerçek yüzünü kimse göremedi. Bu virüsü hafife almayın. Bir gün gelecek ve elbette isteğine kavuşacak.
Bölüm etkileşimi
