8. bölüm / 28
sevgilim8
Bölümler 28Şu an: 8
- 1 1549 kelime
- 2 2713 kelime
- 3 3.676 kelime
- 4 4478 kelime
- 5 5506 kelime
- 6 6624 kelime
- 7 7734 kelime
- 8 8473 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9531 kelime
- 10 10552 kelime
- 11 11809 kelime
- 12 12621 kelime
- 13 13605 kelime
- 14 141.068 kelime
- 15 15637 kelime
- 16 16542 kelime
- 17 17692 kelime
- 18 18651 kelime
- 19 19730 kelime
- 20 20682 kelime
- 21 21709 kelime
- 22 22605 kelime
- 23 23647 kelime
- 24 24544 kelime
- 25 251.554 kelime
- 26 261.751 kelime
- 27 271.093 kelime
- 28 28616 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Doktor yaklaşık yirmi dakika sonra eve geldi.Demir onu doğrudan üst kata çıkardı.
— Buraya!.
Doktor çantasını açarken Demir yatağın yanında durdu.
— Ne kadar süredir baygın?
— yarım saattir.
Doktor önce Miray'ın nabzını kontrol etti. Ardından tansiyonunu ölçtü, göz bebeklerini kontrol etti ve nefes alışını dinledi.
Demir tek kelime etmeden onu izliyordu.
— Tansiyonu çok düşük.
Demir hemen sordu:
— Neden?
Doktor cihazı tekrar kontrol etti.
— Büyük ihtimalle aşırı yorgunluk, uykusuzluk ve yeterince beslenmemeye bağlı. Vücudu kendini zorlamış.
Demir'in kaşları çatıldı.
— Tehlikeli mi?
— Şu an için ciddi bir bulgu görmüyorum. Ama bu şekilde devam ederse daha ciddi sorunlar çıkabilir.
Doktor serum hazırladı.
— Sıvı takviyesi yapacağım. Bir süre gözlem altında tutmanız gerekiyor.
Serum bağlandıktan sonra doktor tekrar Miray'ın tansiyonunu ölçtü.
— Gece boyunca dinlenmesi şart.
Demir başını salladı.
— Hastaneye götürmemiz gerekiyor mu?
— Şimdilik gerek görmüyorum. Ancak uyanmazsa veya durumu kötüleşirse hiç beklemeden hastaneye götürün.
Demir'in bakışları Miray'dan ayrılmadı.
— Ne kadar sürede uyanır?
— Bunu kesin söyleyemem. Vücudunun toparlanmasına bağlı. Birkaç saat sürebilir.
Doktor serumun akışını kontrol etti.
— Yanında biri olsun.
— Ben kalırım.
Doktor Demir'e baktı.
— Siz de dinlenmelisiniz.
Demir'in cevabı kısa oldu.
— Ben iyiyim.
Doktor bunun üzerine daha fazla ısrar etmedi.
— Peki. Ateşi yükselirse, nefes alışında değişiklik olursa veya uzun süre kendine gelmezse beni tekrar arayın.
— Tamam.
Doktor çantasını topladı ve odadan çıktı.
Kapı kapanınca Demir birkaç saniye olduğu yerde kaldı.
Sonra yatağın yanındaki sandalyeye oturdu.
---
Gece boyunca odada yalnızca serumun düzenli damla sesleri duyuldu.
Demir yerinden kalkmadı.
Bazen saatine baktı.
Bazen serumun durumunu kontrol etti.
Bazen de Miray'ın nefes alışını dinledi.
Kapı birkaç kez açıldı.
İlkinde Kaan içeri girdi.
— Abi, hâlâ uyumadın mı?
— Hayır.
Kaan yatağa baktı.
— Doktor iyi olduğunu söyledi.
— Biliyorum.
— Sen de biraz dinlen.
Demir başını iki yana salladı.
— Git Kaan.
Kaan birkaç saniye sessiz kaldı.
— Bir şeye ihtiyacın olursa ara.
— Tamam.
Kaan çıktı.
Bir süre sonra Barış kapıda göründü.
— Abi?
Demir başını kaldırdı.
— Ne var?
— Bir şey yiyip içtin mi?
Demir cevap vermedi.
Barış bunun üzerine içeri girmedi.
— Aşağıda yemek var. İstersen getiririm.
— İstemiyorum.
Barış kapıyı sessizce kapattı.
Demir yeniden yatağa döndü.
---
Saatler ilerledi.
Gece yarısı geçti.
Sonra saat iki oldu.
Üç...
Dört...
Demir hâlâ aynı sandalyede oturuyordu.
Bir ara ayağa kalkıp pencereye gitti.
Dışarı baktı.
Bahçedeki korumalar nöbet değiştiriyordu.
Sonra tekrar yatağın yanına döndü.
Miray'ın eline uzandı.
Parmaklarını hafifçe tuttu.
Bu kez yüzündeki ifade tamamen değişmişti.
Günlerdir peşinden koştuğu, gitmesine izin vermediği, her hareketini kontrol etmeye çalıştığı kız şimdi yatağın üzerinde hareketsiz yatıyordu.
Demir ilk kez kontrolün gerçekten kendi elinde olmadığını hissediyordu.
Başını yatağın kenarına yasladı.
Elini bırakmadı.
Sabahın ilk ışıkları perde aralığından odaya süzülmeye başladığında Demir hâlâ oradaydı.
Gözleri uykusuzluktan kızarmıştı.
Ama yerinden kalkmamıştı.
Saatlerdir tuttuğu eli yavaşça sıktı.
— Hadi Miray...
Sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
— Uyan artık....
Bölüm etkileşimi
