19. bölüm · sevgilim

19

Derink 🌹

Üç hafta olmuştu Demirin her sabah çiçek yolaması sürekli beni görmeye gelmesi ile geçmişti birlikte güzel vakit geçiriyorduk.

Bazen sahne alıyor bazen ise birlikte takılıyorduk bugün hep birlikte piknik yapıp demirin yazlık evinde kalıcak ve paintball oynuycaktık.
----
Üzerime şort ve tişört giydim saçlarımı tarayıp at kuyruğu yapıp perçemlerimi bıraktım hafif makyaj yapıp parfüm sıktım sırt çantama gerekli şeyleri koyup bir kaç günlük kıyafet koydun ve telefonu aldım ve odadan çıktım.
-Hazır mısınızzz* dedim kızlara.
Cemre:Evet ya heyecanlıyımm*
Ece:Bende ya çok eğlenceli olcak*
Ayda:baya olmuştu tatil yapmayalı*diyinc güldüm.
-Yanınıza yedek kıyafetler alsaydınız üç gün ordayız*
Ece*aldık aldık*
-Gelmişler hadi çıkalım*

Aşağı indik demire sarıldım büyük bir araç ile gelmişlerdi birlikte bindik demirin yanına öne oturdum onlarda arkaya oturdu araba aşırı büyüktü.
-Çok uzak mı*
-3 saat uzaklıkta*
*****
Gelmiştik birlikte yürüdük eşyalar ile orman için çok güzel bi yerdi.

Ev güzeldi birlikte içeri girdik ve salona oturduk biz gelmeden önce temizletilmişti.
-kızlar üst katta 4 oda var *dedi çok kişi değildik o kadar . Barış Kaan tarık Demir ben Ece Cemre ayda.
-çok basit abi*dedim.
-Nasıl*.
-Ben Ece ayda Cemre sene abinle Kaan tarıkla* dedim kızlarda onayladı. Alt katta ise mutfak salon banyo vardı.
-----
Ece ile odaya eşyalarımızı yerleştirdik erkekler ise akşam için mangalı yakıyordu birlitke dışarı çıktık.
Demirin yanına geçtim mangalın başındaydı tek kolunu belime koydu.

Cemre Kaan tarık ve ayda masayı kuruyordu Ece ise fotoğraf çekiyordu.
-Acıktınmı meleğim*
-Evett*anlımdan öptü gülümsedim .

*****
Yemekten sonra kızlarla voleybol oynuyorduk.
-Bir fikrim var*
-Nedir"dedim.
-Yakar top oynuyalım*
-beyler*
-Olur*
****
Top havada hızla ilerlerken herkes bir anda yer değiştirdi.
— Miray! Arkana bak! diye bağırdı Ece.
Döndüğüm anda top üzerime geliyordu.sağa kayıp son anda kurtuldum.

— Kaçtım!
Demir kaşlarını kaldırdı.
— Şanslıydın güzelim.

— Şans değil, yetenek.
— Öyle mi?
— Öyle.
Demir gülümsedi.
— Birazdan görürüz.

Kaan topu eline alıp Demir'e uzattı.
— Al bakalım. Madem bu kadar iddialısın, göster.

Demir topu aldı. Gözleri yine üzerimdeydi.

— Hazırlan.
— Gel bakalım.

Topu fırlattı. Bu kez yana çekilmek yerine topu iki elimle yakaladım.

Bir an sessizlik oldu.
Sonra Cemre çığlık attı.

— Yakaladı!
Ece alkışlamaya başladı.

— İşte benim kızım!
Barış başını salladı.
— Abi!!!.

Tarık güldü.
— Demir'in bugün egosu biraz darbe aldı.
Demir bana bakıp hafifçe güldü.
— İyi oynuyorsun.
— Teşekkür ederim.
— Ama daha bitmedi.
— Biliyorummm.
*****

Topu Kaan'a fırlattım. Kaan son anda eğildi.
— Ooo! dedi.
— Demek hedef artık benim.

Cemre hemen araya girdi.
— Kaç Kaan!
— Niye kaçıyorum?

Top Cemre'nin elindeydi.
— Çünkü ben sana atacağım.
Kaan'ın yüzündeki gülümseme kayboldu.

— Cemre, sakın.
Cemre topu fırlattı.
Kaan son anda yana çekildi.

— Kaçtım!
— Şimdilik.

Ayda kahkaha attı.
— Siz ikiniz gerçekten çocuk gibisiniz.
Tarık ona dönüp gülümsedi.

— Sen de hiç farklı değilsin.
Ayda kaşlarını kaldırdı.
— Bana mı laf attın?
— Gerçeği söyledim.
— O zaman dikkat et, bir sonraki hedefim sen olabilirsin.

Tarık ellerini kaldırdı.
— Tamam, tamam. Barış yapalım.
Barış uzaktan seslendi:

— Tarık, korktun mu?
— Sen kendi işine bak.
— Bence korktu.

Herkes gülerken Demir yanıma geldi.
— Yoruldun mu?
— Biraz.
— Oturalım.
— Sen oynamayacak mısın?
— Sen yorulduysan benim için oyun bitti.

Ona baktım.
— Benim yüzümden eğlenceni bölme.
— Eğlencem sensin zaten.

Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
Ece uzaktan bize bakıp gülümserken başını iki yana salladı.

— Bunlar hiç normal değil.
Cemre hemen yanına geldi.

— Siz de yakında böyle olursunuz.
Ece'nin yüzü kızardı.

— Ne alakası var?
Barış bunu duyup güldü.
— Kim kiminle?

Cemre bir an duraksadı.
— Hiç.
— Az önce bir şey söylüyordun.
— Sen fazla meraklısın.
— Sen de fazla konuşuyorsun.
Ece ikisine bakıp güldü.

— Daha şimdiden başladınız.
Kaan da yanlarına gelip:

— Ben bunları yalnız bırakıyorum. Birbirlerini yerler birazdan, dedi.

Akşamüstüne doğru oyun tamamen bitmişti. Herkes yorulmuş, çimenlerin üzerine minder koyup oturmuştu ortada ateş yanıyordu.

hava serinlemeye başlamıştı.

Demir yanımda oturuyordu. Elindeki su şişesini bana uzattı.

— al güzelim.

— Sen iç.
— Miray.

Sesindeki ton değişince şişeyi aldım.
— Tamam.
Gülümsedi.

— Aferin.
— Bana çocukmuşum gibi davranmayı bırak.

— Bırakmam.
— Neden?
Bana doğru biraz eğildi.

— Çünkü seni böyle seviyorum.
Kalbim istemsizce hızlandı.
Bakışlarımı kaçırdım.

— Çok garipsin.
— Biliyorum.

Bir süre sessiz kaldık.

Karşımızda Ece ile Barış tartışıyor, Ayda ile Tarık ateş için odun topluyor, Cemre ile Kaan ise kimin daha çok yorulduğu konusunda tartışıyordu.

Her şey sakin görünüyordu.

Ama Demir'in bana bakışından, bu gecenin daha yeni başladığını hissediyordum....