4. BÖLÜM: DİP SESLERİN İZİNDE

Vaveyla Yazarı: Zeynep

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 4. BÖLÜM: DİP SESLERİN İZİNDE

Tünelin girişindeki karanlık, batmakta olan güneşin son kızıl ışıklarını adeta yutuyordu. İçeriden gelen metalik darbe sesi tekrarlanmadı ama o cılız, ritmik ıslık tünelin beton duvarlarında yankılanarak üzerlerine doğru süzülmeye devam etti.
Arda elindeki kırmızı kayıt cihazına baktı. Ekrandaki ses dalgaları, arka plandaki rüzgar uğultusunun ortasında ani ve sivri tepeler oluşturuyordu. Cihaz sesi yakalamıştı.
"Ses kesildi," dedi Arda fısıltıyla. Sesi, az önceki rahat tavrının aksine gergindi. "Ama kayıt cihazı hâlâ yüksek frekansta bir titreşim alıyor."
Maya bir adım öne çıktı. Siyah ceketinin cebinden küçük, pirinç kaplama bir el feneri çıkarıp tünelin zifiri karanlığına doğru tuttu. Işık huzmesi, havada uçuşan toz zerrelerini ve rayların üzerindeki kırık cam parçalarını aydınlattı.
"Geri dönmeyeceğiz, değil mi?" diye sordu Arda, gözlerini fenerin aydınlattığı noktadan ayırmadan.
Maya başını iki yana salladı. Dudaklarındaki o az önceki sıcak tebessüm yerini yine kararlı ve meraklı bir ifadeye bırakmıştı. "Buraya 'görünmeyenleri' aramaya geldik Arda. İlk adımda arkamızı dönersek, bu hikaye sadece paslı vagon fotoğraflarından ibaret kalır."
Tünele doğru yan yana adım attılar. Ayaklarının altındaki ezilen çakıl taşlarının sesi, tünelin basık tavanında katlanarak büyüyordu. İlerledikçe dışarıdaki rüzgarın uğultusu hafifledi; yerini nemli, ağır ve küf kokan bir sessizliğe bıraktı.
Tünelin yaklaşık elli metre içerisine geldiklerinde, ıslık sesi tamamen kesildi. Ancak Arda’nın elindeki ses kayıt cihazından ince, sürekli bir cızırtı yükselmeye başladı.
"Arda, bak," dedi Maya eliyle sol duvardaki nişi göstererek.
Fenerin ışığı duvarın içine oyulmuş küçük bir girintiye odaklandı. Burada eski bir tahta sandık ve üzerinde henüz dumanı tüten, yarım içilmiş bir sigara duruyordu. Yanında ise üzeri karmakarışık çizgilerle dolu yırtık bir harita parçası vardı.
"Biri az önce buradaydı," dedi Arda. Kamerasını kaldırıp o anı ölümsüzleştirdi. Tık. Deklanşörün mekanik sesi karanlıkta ürkütücü bir genişlikle yayıldı.
Maya öne eğilip harita parçasına dokunmadı ama üzerindeki sembolleri incelemek için iyice yaklaştı. Defterini açıp hızlı adımlarla haritadaki çizimlerin benzerini kendi sayfasına aktarmaya başladı.
"Bunlar sıradan sokak çizimleri değil," dedi Maya fısıltıyla. "Bunlar kasabanın altındaki eski hava kanallarının ve unutulmuş geçitlerin krokisi. Bak, bulunduğumuz gar 'Sıfır Noktası' olarak işaretlenmiş."
Tam o sırada, tünelin daha derinlerinden derin bir gürültü koptu. Ağır bir kapının sürülme sesi ve ardından yankılanan ayak sesleri... Sadece tek bir kişinin değil, birkaç kişinin temposuz adım sesleriydi bunlar.
Arda, Maya’nın kolunu hafifçe tutarak onu tünelin nişindeki gölgeye doğru çekti. İkisi de nefeslerini tuttu. Arda'nın cebindeki kayıt cihazı kırmızı ışığıyla karanlıkta sessizce yanıp sönmeye, o dip sesi kaydetmeye devam ediyordu.
Ayak sesleri tam bulundukları girintinin önünden geçip gitti. Işık tutamadıkları için sadece gölgeleri görebiliyorlardı. Gölgelerden biri duraksadı, ardından boğuk bir ses fısıldadı:
"Sinyal kesildi. Yukarıdakiler gürültüyü fark etmeden diğer kapıyı mühürleyin."
Adımlar uzaklaşıp gürültü tamamen kaybolduğunda, Arda ve Maya derin bir nefes alarak saklandıkları yerden çıktılar.
Arda elindeki kayıt cihazının ekranına baktı. "Sanırım..." dedi sesi hafifçe titreyerek, "o saklamaya çalıştıkları dip sesi ilk defa bu kadar net yakaladık."
Maya kayda alınan seslere ve defterine çizdiği krokideki o 'Sıfır Noktası' yazısına baktı. "Bu daha başlangıç. Yarın okul çıkışı o mühürlenen kapının nerede olduğunu bulacağız."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.