3. Bölüm: Rayların Ucundaki Gölgeler

Vaveyla Yazarı: Zeynep

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 3. Bölüm: Rayların Ucundaki Gölgeler

Eski tren garının arkasındaki terk edilmiş depolar bölgesi, şehrin kalanından tamamen kopuk gibiydi. Paslanmış vagonlar, rayların arasından fırlayan bükülmüş otlar ve duvarlara sprey boyayla kazınmış yarım kalmış resimler... Güneş batmaya yakın turuncu bir ışık süzüyor, burayı olduğundan daha yalnız gösteriyordu.
Arda, boynunda asılı duran analog kamerasının kayışını hafifçe düzeltti. İki saat önce son ders zili çaldığında, okul kapısından tek başına çıkıp buraya gelmişti. Maya’nın gelip gelmeyeceğinden emin değildi. Hatta içinden bir ses, kızın onu sınamak için böyle bir yer söylediğini ve gelmeyeceğini fısıldıyordu.
"Geç kaldın sanıyordum."
Arda arkasını döndüğünde, Maya’nın paslı bir vagonun gölgesinden çıktığını gördü. Elinde her zamanki koyu renkli not defteri vardı. Siyah deri ceketinin fermuarı boğazına kadar çekiliydi.
"Benden önce geldiğini kabullenmek zor geldi sanırım," dedi Arda, her zamanki rahat tavrına sığınmaya çalışarak. "Ayrıca burası 'görünmeyen insanları' bulmak için biraz fazla ıssız değil mi? Burada paslı demirlerden başka bir şey yok."
Maya ona doğru yürüdü, gözlerini Arda'nın üzerindeki kameradan ayırmadı. "İnsanlar sadece etten ve kemikten ibaret değildir Arda. Onların geride bıraktıkları izler, terk ettikleri mekânlar ve kaçtıkları şeyler de insana dairdir."
Not defterinin kapağını açtı. "Bu gar 1980'lerde kapatıldı. Ama bak," eliyle duvarlardaki yazıları ve köşede üst üste yığılmış eski tahta kasaları gösterdi. "Hâlâ birileri buraya geliyor. Birileri sessizliğini buraya bırakıyor."
Arda bir an duraksadı. Maya’nın bakış açısındaki o derinlik, aralarındaki mesafeyi bir kez daha hissettirdi. "Peki ne çekmemi istiyorsun? Birkaç paslı vagon fotoğrafı mı?"
"Sadece nesneleri değil, hissedilen şeyi çek," dedi Maya. "Mesela o vagonun kapısındaki kırık kilit... Sence oraya birini girmesin diye mi taktılar, yoksa içerideki bir şey dışarı çıkmasın diye mi?"
Arda kamerasını gözüne kaldırdı. Vizörden paslı kilide baktı. Gün ışığı kilidin üzerindeki çatlaklardan süzülüyordu. Deklanşöre bastı. Tık.
Mekanik ses boş depoda yankılandı.
"Fena değil," dedi Maya fısıltıyla. "Şimdi cebindeki cihazı çıkar."
Arda şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. "Ses kayıt cihazını mı?"
"Evet. Rüzgarın bu metal levhalara vururken çıkardığı sesi dinle. Çatıdaki ses gibi değil bu. Buradaki ses daha ağır, daha eski."
Arda isteksizce cebinden küçük kırmızı cihazı çıkardı ve kayıt tuşuna bastı. Rüzgar, vagonların arasından geçerken derinden gelen bir uğultu bırakıyordu. İkisi de birkaç dakika boyunca hiç konuşmadan durdu. Yalnızca rüzgarın sesi ve cihazın ekranındaki saniye sayacı vardı.
"Neden ses topluyorsun?" diye sordu Maya aniden. Sesi bu kez sorgulayıcı değil, gerçekten merak doluydu.
Arda cihazı elinde evirip çevirdi. İlk kez birine bunu açıklamak durumunda kalıyordu. "Çünkü..." dedi, bakışlarını yerdeki kurumuş otlara kaydırarak. "Gürültü çok fazla olduğunda, insanlar sadece bağırarak konuşuyor. Ama arka plandaki o dip sesler... Onlar yalan söylemiyor. Kimse onları saklamaya çalışmıyor."
Maya ilk defa Arda'ya alaycı ya da mesafeli olmayan bir gözle baktı. Dudaklarında beliren hafif tebessüm bu kez sıcaktı. "Görünüşe göre o 'komik çocuk' maskesinin altında gerçekten düşünen biri varmış."
Arda tam esprili bir yanıt verecekken, kulaklarına aniden depoların derinliklerinden gelen ritmik bir ses ulaştı. Metalin metale vurma sesi... Ve hemen ardından kısık bir ıslık.
İkisi de aynı anda sesin geldiği tarafa, karanlık tünelin girişine doğru baktı.
Maya defterini sıkıca kavradı. "Yalnız değilmişiz," dedi fısıltıyla.
Arda kamerasını sıkıca tuttu, göğsündeki heyecan dalgasını bastırmaya çalışarak tünele doğru bir adım attı. 'Görünmeyen Şehir' hikâyesi, beklediklerinden çok daha hızlı canlanıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.