2. bölüm / 6
Sessizliğin yankısı2. Bölüm: Vizörün Arkasındaki Çatlaklar
Bölümler 6Şu an: 2. Bölüm: Vizörün Arkasındaki Çatlaklar
- 1 1. BÖLÜM: BİRİKMİŞ FREKANSLAR581 kelime
- 2 2. Bölüm: Vizörün Arkasındaki Çatlaklar476 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3. Bölüm: Rayların Ucundaki Gölgeler505 kelime
- 4 4. BÖLÜM: DİP SESLERİN İZİNDE476 kelime
- 5 5. BÖLÜM: MÜHÜRLÜ KAPI343 kelime
- 6 6. BÖLÜM: PASLI SİNYAL379 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yeni bölümle karşınızdayım hepinize iyi okumalar
Listeyi gören Arda, parmağını adının üzerinde birkaç saniye daha basılı tuttu. Zihninden onlarca farklı itiraz cümlesi geçti. Başka bir kulübe geçmek, danışman öğretmenle konuşup eşleşmeyi değiştirmek ya da en basitinden Maya’yla hiç muhatap olmadan görevi bölüşüp kendi yoluna bakmak… Ancak merdivenlerin başında ona öylece bakan kızın bakışlarında, Arda'nın kaçmasına izin vermeyecek bir kararlılık vardı.
Kaan kolunu Arda'nın omzuna attı, ağırlığını hafifçe vererek panoya eğildi. "Ooo, gizemli yeni kızla eşleşmişsin," dedi sırıtarak. "Şanslısın valla, kız sanki karanlık bir polisiye romanından fırlamış gibi. İki kelime laf ettirebilirsen madalya takarlar sana."
Arda, Kaan’ın kolunu hafifçe omzundan iterken gözlerini Maya’dan ayırmadı. "Abartma Kaan. Alt tarafı bir fotoğraf ve röportaj projesi."
"İyi iyi, bol şans," dedi Kaan basketbol topunu yere vurup bahçe kapısına doğru koştururken. "Akşam gruptan yazışırız!"
Kaan’ın sesi koridorun yankısında kaybolduğunda, Maya merdivenlerden ağır adımlarla indi. Siyah deri ceketinin ceplerine ellerini sokmuştu. Panonun yanına kadar gelip listedeki isimlerine şöyle bir baktı. Yüzünde ne bir memnuniyetsizlik ne de bir sevinç emaresi vardı.
"Görünmeyen Şehir ve İnsanlar," dedi Maya, sesi koridorda yankılanırken. "Kulağa senin şakalarından daha ciddi geliyor."
Arda gülümsedi. Bu kez maskesini tam oturtamamıştı ama yine de denedi. "Hadi ama Maya, kabul et. Benim gibi popüler bir 'komik çocukla' eşleştiğin için içten içe seviniyorsun. Yıl sonu sergisinde tam not almamız garanti."
Maya başını hafifçe yana eğdi, bakışları Arda'nın boynunda asılı duran analog kameraya kaydı. "Ben garanti puanların peşinde değilim, Arda. Gerçek bir şey yapmanın peşindeyim. Eğer senin gibi sürekli bir rolün arkasına saklanan biriyle çalışacaksam, projeyi tek başıma üstlenmeyi tercih ederim."
Bu söz, çatı katındaki laflarından bile daha sert vurmuştu. Arda'nın göğsünde ince bir sızı belirdi. Kimse onun hakkında bu kadar rahat hüküm veremezdi. Yıllardır inşa ettiği, herkesin sevdiği, sorunsuz ve neşeli Arda imajını iki cümlede yıkıp geçmesine izin veremezdi.
"Rol yapmıyorum," dedi Arda, ses tonundaki mizahi havayı ilk kez tamamen silerek. "İnsanlarla iletişim kurmak suç mu? Herkes senin gibi suratsız gezemez."
Maya’nın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı, ama bu bir alay değil, bir zafer tebessümüydü. "Sonunda," dedi fısıltıyla. "Gerçek bir tepki."
Arda neye uğradığını şaşırdı. Maya onu kışkırtmıştı ve o da bu tuzağa düşmüştü.
"Yarın ders çıkışı," dedi Maya, elindeki not defterini ceketinin iç cebine yerleştirirken. "Eski tren garının arkasındaki terk edilmiş depolara gideceğiz. Şehrin 'görünmeyen' kısmını aramaya oradan başlayacağız. Kameranı al, ama maskeni okulda bırak."
Maya başka tek bir kelime etmeden arkasını döndü ve koridorun karanlığına doğru yürümeye başladı. Adım sesleri boş okulda bir süre yankılandı, ardından tamamen kesildi.
Arda bir süre olduğu yerde çakılı kaldı. Elini sol cebine attı, ses kayıt cihazını çıkardı ve durdurma düğmesine bastı. 'Tık.'
Cihazın küçük ekranındaki sayaç durdu. Bugün kaydedilen son ses, Maya’nın o meydan okuyan cümleleri ve boş koridordaki ayak sesleriydi. Arda kamerasının mercek kapağını kapattı. 40 bölümlük bu uzun ve zorlu maratonun henüz başında olduğunu, ancak önündeki sene boyunca sadece şehri değil, kendi içindeki sessizliği de keşfetmek zorunda kalacağını ilk kez bu kadar net hissetti.
Bölüm etkileşimi
